9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2023/3091 E. , 2023/4886 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kadirli Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.09.2022 tarihli ve 2022/57 Esas, 2022/99 Karar sayılı kararı ile, suça sürüklenen çocuğun mağdureye yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi, 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi ve 62 nci maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 17.11.2022 tarihli ve 2022/2534 Esas, 2022/1645 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi
Suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki beyanlarının samimi olduğuna, mağdure ve mağdurenin anne-babasının şikayetçi olmadığına, mağdurenin vajinal muayenesine yönelik doktor raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğine, suça sürüklenen çocuğun eylem sırasında şiddet uyguladığına dair delil olmadığına, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Suça sürüklenen çocuğa verilen ceza miktarının yetersiz olduğuna, genel ve soyut ifadelerle takdiri indirim yapıldığına, Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Suça sürüklenen çocuğun eylemini ikrar ettiği ve olayları tüm aşamalarda istikrarlı bir şekilde anlattığı beyanlarından, mağdurenin ve tanık olan kardeşinin tüm aşamalarda suça sürüklenen çocuğun bu beyanlarını doğrulayan istikrarlı beyanlarından; olay günü evlerinde suça sürüklenen çocuk ile mağdureden başka kimsenin bulunmadığı bir sırada, suça sürüklenen çocuğun kız kardeşi olan mağdurenin odasına gittiği, mağdurenin kıyafetlerini çıkarmaya başladığı, o sırada kendi kıyafetlerini de çıkardığı, mağdurenin ailesinin olayı öğrenip ikisine de kötü bir şey yapabileceklerinden korktuğu için sesini çıkarmadığı, olay esnasında suça sürüklenen çocuğun kız kardeşinin ellerinden tuttuğu, cinsel organını vajinasına sokunca mağdurenin ağlamaya başladığı ve ağabeyine "Çıkar mısın" dediği, bunun üzerine suça sürüklenen çocuğun mağdureyi bırakarak pijamasını ve iç çamaşırını giyerek odadan çıktığı, olayların gerçekleştiği esnada küçük kardeşleri olan tanığın da bu olayları perdesi tam kapalı olmayan pencerenin dışarısından seyrettiği Mahkemece kabul edilmiştir.
2.Suça sürüklenen çocuğun mağdurenin kıyafetlerini çıkardıktan sonra, organ sokma eylemini gerçekleştirebilmek için mağdurenin ellerinden tuttuğu Mahkemece kabul edilerek, hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uygulanmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Atılı suçun sübutunun kabulünde, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç vasfının tayininde, cezanın belirlenmesinde, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesinin takdirinde, savunmasının inandırıcı gerekçelerle reddedilmesinde ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılarak istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İtirazları Yönünden
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmanın toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2.Suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde on beş yaşı içerisinde bulunan mağdureye yönelik istismar eylemini cebir kullanmak suretiyle gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden hakkında belirlenen cezanın 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ile artırılması suretiyle sonuç cezanın fazla tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İtirazları Yönünden
1.Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde, temel cezanın alt sınırdan belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirildiği ve "Suça süreklenen çocuğun geçmişi, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları nazara alınarak." şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye istinaden suça sürüklenen çocuk hakkında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Katılan Bakanlık vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemekle, gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 17.11.2022 tarihli ve 2022/2534 Esas, 2022/1645 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kadirli Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.09.2023 tarihinde karar verildi.