. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA"
GEREKÇELİ KARAR
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; “... mah. ... Sk. ... İnşaat ... ” adresinde bulunan müvekkili ... A.Ş.' ye ait ... Tv şebekesinin 20.04.2021 tarihinde davalı tarafından hasara uğratıldığını, hasara müteakip müvekkili şirket teknik personelinin Polis Merkezi Amirliği'ne 20.04.2021 tarihinde ifade vererek şikayetçi olduğunu, hasara ilişkin fotoğrafların çekildiğini, hasarın müvekkil şirket iş ortağı firma tarafından onarımının yapılarak toplam zararın fatura edildiğini, hasar tarihinde T.C. Merkez Bankası döviz satış kuru karşılığı KDV toplam 27.784,23 TL zararın meydana geldiğini, zarar ayrıntılarını gösterir hasar detaylarının, hak ediş icmalinin müvekkili şirketten celp edilmesini talep ettiklerini, bugüne kadar zararın karşılanmadığını belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla hasar hesaplama tarihi olan 22.11.2021 tarihi itibariyle KDV dahil toplam 27.784,23 TL (Hasar tarihindeki TCMB döviz, satış kuru karşılığı %18 KDV) alacağın hasar tarihinden itibaren işleyecek TCMB'nın avans faiz oranları ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; davacının iddia ve taleplerinin hukuka ve ahlaka aykırı olup davanın reddinin gerektiğini, “... mah. ... sk.” üzerinde bulunan müvekkili şirkete ait inşaat şantiye düzenlenmesindeki bir parselde 20.04.2021 tarihinde kepçe ile hafriyat kazısı yapıldığı sırada davacı ... A.Ş.'ye ait fiberoptik kablonun ortaya çıktığını, çalışmaların durdurulduğunu, menfez kapağındaki numaranın arandığını, şantiyeye gelen ekiplerin "Kablo hattı arsanız içinde değil, dikkatli olun" dediklerini, kurumun arandığına dair ... numaralı telefon hat kayıtlarının ilgili kurumlardan celp edilmesini talep ettiklerini, ... tarafından ekip gönderildiğini, yetkili kişinin, “menfez ile kablonun müvekkil şirketin çalışma sahası olan arsanın dışında kaldığını” belirterek ayrıldıklarını, bunun üzerine hafriyat işlemlerine devam ettiklerini, yağmur yağışı nedeniyle hafriyat şevleri aşındığından yolun bir kısmının çöktüğünü ve fiberoptik kablonun yaklaşık 10 metresinin yerinden çıktığını, kabloda hasar mahiyetinde kopma, ezilme, parçalanma olmadığını, çökmenin ...’nin hata ve ihmalinden kaynaklandığını, yetkili müdürün, “yol kaymasının engellenmesi için istinat duvarının yapılmasını ayrıca hattın taşınması için ilgili kuruma dilekçe verilmesi gerektiğini” ifade ettiğini, incelemenin yapıldığı aynı gün içinde davacı kuruma dilekçe ile başvurularak “söz konusu hattın taşınmasının” istenildiğini, istinat duvarının ise o hafta içerisinde yapılarak hasar oluşmasının engellenmeye çalışıldığını, Kuruma da bu hususa ilişkin başvuru yapıldığını, ayrıca aynı inşaat sahasında bir parselde de ... ’nin yaptığı kazı ve çalışma sebebi ile kabloların hasar gördüğünü, dava konusu hasarın hangi olay sebebi ile meydana geldiğinin karşı tarafça da belirtilmediğini, müvekkilin sorumluluğundan da bahsedilemeyeceğini, davacı şirketin ekiplerinin hergün çalışma sahasına gelip kablonun durumunu ve istinat çalışmalarını kontrol ettiğini, fiber optik kablonun zarar görmemesi için yola bağlayarak önlem aldıklarını, İstinat duvarı çalışması bittikten sonra ekibin kabloyu eski yerine yerleştirdiğini, olayın üzerinden belli bir sürenin geçmesinden sonra davacı firmanın sokaktaki hattı boydan boya aktardığını, davacının iddiaları yaşanılan olaya tamamen ters anlattığını, müvekkil firmanın inşaat mühendisi ... polis karakoluna verdiği ifade tutanağının da davacının iddialarının asılsız olduğunu kanıtlar nitelikte olduğunu, davacı şirket ekiplerinin her gün çalışma sahasını kontrol ettiklerini, iş bu davada müvekkili şirketin hafriyat çalışmaları ile oluşan zarar arasında illiyet bağı olmadığını, müvekkili şirketin, inşaat sahasında oluşabilecek herhangi bir zararı önlemek amacıyla üzerine düşen tüm yükümlülüğü yerine getirdiğini, davacının dava dosyasına müvekkil şirketin sorumlu olduğunu gösterir herhangi bir delil ibraz etmediğini, davacı zararını ve müvekkilinin kusurlu olduğunu kabul etmemekle birlikte toplam 15.000,00-TL zarar olduğunu, davacı şirketin ise toplam 27.784,23-TL zararın olduğunu ifade ettiğini, zararın tümüne müvekkilin neden olması iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, hasar hesap belgesinde kullanılan malzeme ve miktarlarının yazdığını, kullanılan malzeme ve miktarları incelendiğinde şirketin inşaat sahasından başkaca yerlerde de çalışmaların yapıldığının görüleceğini, inşaat sahasının bulunduğu sokak boyunca yapılan hat taşıma işlem bedelinin müvekkilden alınmaya çalışıldığını, bu durumun kusur ve zarar arasında olması gereken ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu belirterek; oluşan zararda müvekkilinin kusurunun bulunmaması, dolayısıyla da illiyet bağının yokluğu nedeniyle davanın reddine, davacı zararını ve müvekkilinun kusurlu olduğunu kabul etmemekle birlikte eğer mahkeme aksi kanaatte ise hat taşıma masraflarından müvekkilin sadece kendi inşaat sahası içerisinde yapılan kısımdan sorumlu tutularak hakkaniyete uygun bir tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davacı üzerine tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, tazminat davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilaf: davacıya ait şebekenin zarar görüp görmediği, zararın davalının kazı çalışmalarından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, zarar ile davalının kazı çalışması arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı, oluşan zarar tutarının ne kadar olduğu, zararın artmasında davacıya atfedilebilecek bir kusurun bulunup bulunmadığı, oluşan zarardan davalının sorumlu olup olmadığı ile varsa sorumlu olduğu tutarın ne kadar olduğu hususlarından ibarettir. 6098 sayılı TBK'nın 49. maddesine göre; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. 6098 sayılı TBK'nın 50. maddesine göre; Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler. 6098 sayılı TBK'nın 52. maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Somut olayda ispat yükü davacı üzerinde olup, davacı tarafça zararın ve davalının kusurunun usulünce ispatı gerekir.
Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... S sayılı dosyasında ifadesi alınan tanık ... , 20.04.2021’de müşterilerin ihbarı üzerine ... mah. ... sokakta yaptıkları incelemede inşaat temel kazısı çalışması tespit ettiklerini, toprak üzerinde göçükler olduğunu, yaklaşık 100-200 metre sboru ve kablonun dışarıda olduğunu, fiberoptik ölçüm cihazı ile ölçüm yaptıklarını, tespiti yapılan noktalarda kablonun zarar gördüğünü, polisi aradıklarını, inşaat çalışması yapan firmanın yeraltı güzergahına zarar verdiğini ifade etmiştir.
Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... S sayılı dosyasında ifadesi alınan tanık ... , ... mah. ... sokak üzerinde bulunan ... inşaat alanının şantiye düzenlemesinde inşaat mühendisi olarak çalıştığını, kepçe ile hafriyat kazısı yaptıkları sırada ... menfezin yerinden sökülüp devrilmeye başladığını, ...’ı aradıklarını, gelen ekibin “menfez ve kablo sizin arsanızın dışında bizim yapacağımız bir şey yok”, “menfez ve kablonun taşınmasını isterseniz ücret dahilinde taşıyacaklarını” söylediklerini, kazı ilerledikçe kablonun kendi arsaları içine girdiğini, ... ’ı tekrar çağırdıklarını, gelmediklerini, kablonun dışarıda askıda kaldığını, suçlamaları kabul etmediğini ifade etmiştir. Tanık ... ise, davalı şirkette sigortalı çalıştığını, davalı şirkete ait şantiyede kazı yapılırken ... , ... ve ... ait kabloların şantiye alanı içerisinde gömülü vaziyette olduğunun anlaşıldığını, boruların geçtiği yerin davalı şirketin arsası içerisinde olduğunu, kazı esnasında boruların ortaya çıktığını görünce ... , ...'a ve ...'a gerekli bilgilendirmeleri yaptıklarını, ...’ın kabloları, ...’nin ise kanalizasyon ve temiz su borularını şantiye alanından başka bir yere kaldırdığını, ... ekibinin de şantiyeye geldiğini, hatalı olduklarını, kabloların taşınması gerektiğini ve gerekli işlemlerin yapılarak taşıma işleminin en kısa zamanda yapılacağını ifade ettiklerini, ...'ın “kazı çalışmalarına devam edilebileceğine” yönelik beyanı üzerine kazıya devam ettiklerini, ancak toprak kayması nedeniyle ... kablolarının daha fazla aşağı doğru sarktığını, toprak kayması sebebinin ...'ye ait su borusunun patlaması nedeniyle şantiye alanının su altında kalması olduğunu, yine ...'a bilgi verdiklerini, ... ekibi gelerek kabloları yola sabitlediğini, kablolarda zarar oluşmadığını, kabloların dışındaki koruma özelliğine sahip plastik malzemeye dahi zarar gelmediğini belirtmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık hususunda rapor tanzimi için dava dosyasının Elektrik Mühendisi ... , İnşaat Mühendisi ... , Hesap Uzmanı ... , Harita ve Kadastro Mühendisi ... tevdi edildiği, bilirkişi heyeti düzenlemiş oldukları 11/07/2023 tarihli raporunda ; dava konusu zarar gören ... Kablosu’nun Konya İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel nolu taşınmaz inşaatın ön cephe sınırında olduğu, bodrum kat sığınak alanın ... Kablosunun geçtiği ön cephede arsa sınırına kadar uzandığı, yani 7,00 m çekme mesafesi altında sığınağın oluşturulduğu, projeye göre ön cephe sığınak betonarme perde duvarının yapılabilmesi için, ön cepheye doğru minimum 0,50 m- 1,00 m daha parsel sınırını aşan kazı yapılması gerektiği, zira parsel sınırına uzanan sığınak ön cephe betonarme perde duvarının kalıp çakılması, desteklenmesi (kalıp iskelesi) ve diğer yalıtım imalatlarının yapılmasının mümkün olmadığı, davalı ... Tic. Ltd. Şti’nin bu teknik konuyu biliyor olması gerektiği, bu nedenle parsel sınırında gerekli tedbirlerin alması ve hattı geçen kuruluşlardan parsel sınırını aşan kazı için izin alması gerektiği, dosyaya sunulan fotoğraflardan davalının parsel sınırına ve betonarme perde duvar imalatı yapması için gerekli parsel sınırını aşan kazı nedeniyle, ... Kablosunun açığa çıktığı, deforme olduğu, davalı ... Tic. Ltd. Şti’nin kontrolsüz ve izinsiz parsel sınırı kazı yapması nedeniyle davacıya ait ... Kablosunun zarar gördüğü, davalının hatalı kazı yapması nedeniyle oluşan zarardan % 100 oranında kusurlu olduğu, zarar bedelinin olay tarihi olan 20.04.2021 itibariyle kdv dahil 7.171,59-TL olduğu ve davacıya ödenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davalı tarafça yapılan çalışma esnasında davacı tarafa ait kabloların zarar gördüğü, zararın oluşmasında davalının tam kusurlu olduğu, hasarın oluşmasında başkaca etkenlerin rol oynamadığı, oluşan zarar tutarının 7.171,59 TL olduğu, davalının oluşan bu zararın tamamından sorumlu olduğu sonucuna varıldığından davanın bu tutar üzerinden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 7.171,59 TL'nin 20/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2.Alınması gereken 489,89 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 474,49 TL harcın mahsubu ile bakiye 15,40 TL eksik harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3.Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 1.560,00 TL. yargılama giderinin 1.157,34 TL 'lik kısmının davacıdan, 402,66 TL'lik kısmının ise davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
4.Davacı tarafından yapılan 474,49 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5.Davacı tarafından yapılan 80,70 TL harç gideri ve 4.618,25 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 4.698,95 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 1.212,88 TL 'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6.Davacı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T.'ne göre tayin ve taktir olunan 7.171,59 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7.Davalı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T.'ne göre tayin ve taktir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
8.Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/10/2023
Katip Hakim