3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) davasının dosya üzerinde yapılan incemelesi sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacılar vekili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verdiği 02/06/2023 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde ; Müvekkilinin davalı kooperatifin yönetim kurulu başkanı ve tasfiye kurulu üyesi olduğunu, davalı kooperatifte üyelere dairelerin teslim edilerek amacın gerçekleştiğini bu nedenle tasfiye aşamasına geçildiğini, ancak kooperatife karşı devam eden davalar ve icra takipleri nedeniyle tasfiyenin sonuçlandırılamadığını, son yıllarda yapılan genel kurul toplantılarına üyelerin katılım sağlamadığını bu nedenle de borçların ödenmesi için karar alınarak aidat toplanmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin uzun yıllardır özveri ile görevini sürdürse de sağlık sorunları nedeni ile görevini devam ettirmesinin mümkün olmadığı için davalı kooperatifteki yönetim kurulu başkanlığı ve tasfiye kurulu üyeliğinden istifa ettiğini hatta üyelikten dahi istifa ettiğini, diğer yönetim kurulu ve tasfiye kurulu üyeleri ... ile ...'nin de istifa ettiklerini, bu istifaların kabul edildiğini ve durumun yedek yönetim kurulu üyelerine bildirilmesine ve göreve davet edilmelerine karar verildiğini, yedek üyelerin de tamamının görevini kabul etmeyerek istifa ettiklerini, kooperatifin tüm yönetim ve denetim kurulu asil ve yedek üyelerinin istifa etmesi ile kooperatifin organsız kaldığını, bu nedenlerle de müvekkilinin ve istifa eden yöneticilerin görevlerinin sona erdiğinin tespiti ile kooperatifin organsız kalması nedeni ile kooperatif genel kurulunu yapması için, genel kurulun toplanamaması veya toplanıpta yeni yönetimin oluşturulamaması durumunda ise tasfiye memuru olarak görev yaparak tasfiye işlemlerini yürütmek ve sonuçlandırmak üzere İstanbul Valiliği Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü memurlarından birinin veya mahkemenin uygun göreceği birinin kayyım olarak tayin edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı ... temsil kayyımı ... mahkememize sunmuş olduğu 07/08/2023 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle ; Davalı kooperatifin ana sözleşmesinin 22/04/1994 tarihinde tescil ve ilan edilerek kurulduğunu, dosyaya gelen ticaret sicili kayıtlarından da tevsik edileceği üzere kooperatifin son tescilini 04/11/2021 tarihinde yaptırdığı, 04/09/2021 tarihinde yapılan genel kurulda 2019/2020 hesap yılı genel kurulunda yönetim kurulu asil üyeliğine ..., ..., ...'ın, yönetim kurulu yedek üyeliğine ise ..., ... ve ...'nın 3 yıl süre ile seçildiğini ve yönetim kurulu üyelerine aynı zamanda tasfiye kurulu olarak yetki verildiğini, genel kurulda seçilen yönetim ve tasfiye kurulu üyelerinin görev süresini henüz dolmadığını ve görevlerinin 04/09/2024 yılına kadar devam ettiğini, yine 04/09/2021 tarihli genel kurul toplantısında denetim kurulu asil üyeliğine ..., ....'ın denetim kurulu yedek üyeliğine ise ... ve ...'in seçildiklerini beyan etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava,TTK'nın 427.maddesi uyarınca organsız kalan kooperatife yönetim kayyımı atanması ve kooperatif yöneticilerinin görevinin sona erdiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Davacı vekili,müvekkilinin tasfiye memurluğundan istifa etmesi ile kooperatifin organsız kaldığını,kooperatifin tasfiye işlemlerinin tamamlanması için kayyım atanması istemi ile huzurdaki davayı açmış ise de;davacının da içinde bulunduğu görev ve üyelik yönünden yapılan istifalar , kooperatife yeni seçilen organ tarafından usule uygun olarak kabul edilmediği ve 04.09.2021 tarihli genel kurulda 3 yıl süre ile görev verilen ve halen görev süresi dolmamış olan davacının içinde bulunduğu yönetim ve tasfiye kurulu üyelerinin 1163 sayılı kanunun 81 mad hükmü gereği tasfiyeyi sonuçlandırma yükümlüsü oldukları ve davalı kooperatifin tasfiyesi sonuçlanana kadar bu görevlerine devam etmesi gerektiğinden davacı yanın yönetim ve tasfiye kurulu asil ve yedek üyelerinden istifaları sonucu görevlerinin sona erdiğinin tespiti talebi ile birlikte kayyım atanmasına ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM/Yukarıda açıklandığı üzere:
1.Davanın REDDİNE,
2.Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4.Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 710,00.-TL yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 15/09/2023 Başkan ... ☪e-imzalıdır.☪ Üye ... ☪e-imzalıdır.☪ Üye ... ☪e-imzalıdır.☪ Katip ... ☪e-imzalıdır.☪ "İŞ BU EVRAK 5070 SAYILI ELEKTRONİK İMZA KANUNUNUN 5. MADDE UYARINCA GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, 22. MADDE UYARINCA DA ISLAK İMZA İLE İMZALANMAYACAKTIR."