Esas No
E. 2023/6154
Karar No
K. 2023/7423
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2023/6154 E.  ,  2023/7423 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/879 E., 2023/408 K.
HÜKÜM/KARAR: Kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi

SAYISI: 2020/477 E., 2022/179 K.

Taraflar arasındaki ölüm aylığına hak kazandığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 16.01.2018 tarihinde ölen eşinden dolayı ölüm aylığı aldığını, 11.12.1993 tarihinde ölen babasından dolayı da ölüm aylığı bağlanması için yaptığı başvurunun reddedildiğini, Kurum işleminin yerinde olmadığını, davacının hem ölen eşinden hem de ölen babasından dolayı ölüm aylığı alabileceğini ileri sürerek davacıya, ölen babasından dolayı da 01.07.2010 tarihinden ölüm aylığı bağlanmasına ve ödenmeyen aylıkların doğum tarihinden itibaren yasal faizleri ile birlikte davacıya ödenmesini istemiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Kurum vekili, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "4/b kapsamında eşi üzerinden ölüm aylığı almakta olan davacıya, yürürlükteki yasal mevzuat gereğince babası üzerinden yetim aylığı tahsis edilemeyeceği, bu nedenle de kurum tarafından yapılan tahsis talebinin reddi şeklindeki kurum işleminin mevzuata uygun olduğu" gerekçesiyle "davanın reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Anayasa Mahkemesinin 21.04.2021 tarih ve B.No:2017/31861 numaralı kararı ile; 1479 sayılı Kanun'un 45 ve 46 ncı maddelerine ilişkin iki farklı yorumun yürürlükte bulunması ve bu yorumlardan birine geçerlilik sağlayacak şekilde içtihadın birleştirilememesinin, hukuk kurallarının muhataplarının davranışlarına yön verme kapasitesini zayıflattığı gerekçesiyle mülkiyet hakkının ihlaline karar verildiğini, babadan ve eşten ölüm aylığı bağlanması konusunda hukuki netlik olmamasının çok sayıda kişiyi ve davacıyı mağdur ettiğini, Anayasa Mahkemesinin kararı da dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "ölen eşinden dolayı 1479 sayılı Kanun kapsamında ölüm aylığı bağlanan davacıya, babasından dolayı da 506 sayılı Kanun kapsamında 01.07.2020 tarihinden itibaren ayrıca ölüm aylığı bağlanması gerektiği" gerekçesiyle "istinaf başvurusunun kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, davacıya, eşi Tunçel Arabacı'dan dolayı almakta olduğu ölüm aylığına ilaveten ayrıca babası Mehmet Ali Yılmaz'dan dolayı da 01.07.2020 tarihinden geçerli olmak üzere mülga 506 sayılı Kanun kapsamında ölüm aylığı bağlanması ve her bir aylığın ödenmesi gereken tarihlerden itibaren hesaplanacak yasal faizleri ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine" oyçokluğuyla karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacının müteveffa eşinden dolayı 4-b kapsamında dul aylığı aldığı sabit olduğundan, müteveffa babasından dolayı yetim aylığı bağlanma talebinin mümkün bulunmadığını, haksız ve hukuki mesnetten yoksun olarak açılan davanın reddi gerektiğini, kurumca tesis edilen işlemin hukuka uygun ve yerinde olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 1479 sayılı Kanun kapsamında iken 16.01.2018 tarihinde ölen eşinden ötürü ölüm aylığı almakta olan davacıya, 506 sayılı Kanun kapsamında iken 11.12.1993 tarihinde ölen babasından ötürü de ayrıca ölüm aylığı bağlanıp bağlanamayacağına ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 günü yürürlüğe giren ve “Ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması” başlığını taşıyan 34 üncü maddesinde, sigortalının evli olmayan, boşanan, dul kalan kızlarına ölüm aylığı bağlanabilmesi, bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmama veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olma koşullarına bağlanmış, “Aylık ve gelirlerin birleşmesi” başlıklı 54 üncü maddede ise bu Kanuna göre bağlanacak aylık ve gelirlerin birleşmesi durumunda, hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak aylığının bağlanacağı hüküm altına alınmıştır.

Yaşamını yitiren sigortalının eş, çocuk, anne, babasına ölüm sigortasından aylık tahsisi yapılabilmesi için öncelikle hak sahipliği sıfatının kazanılması gerekmekte, bunun için hak sahiplerine ilişkin aylık bağlama koşullarının sağlanıp sağlanmadığına bakılmakta, başka anlatımla bu koşulları tümüyle yerine getiren kişi hak sahipliği sıfatını kazanmakta, anılan sıfata sahip kişilere, sigortalıya ait tahsis şartları da gerçekleşmişse aylık bağlanabilmektedir. Şu durumda yukarıda sıralanan maddeler ve sosyal güvenlik hukuku ilkeleri dikkate alındığında yasal mevzuat ve aylık bağlama koşulları kendi içerisinde ayrıştırılmalı, sigortalıya ait şartlar sigortalının ölüm günü itibarıyla yürürlükte olan yasal mevzuat kapsamında değerlendirilmeli, hak sahiplerine ilişkin koşullar ise hak sahipliği sıfatının kazanıldığı tarihte yürürlükte olan yasal düzenlemeler çerçevesinde irdelemeye tabi tutulmalıdır.

3.Değerlendirme

Dosya kapsamı incelendiğinde, 1479 sayılı Kanun kapsamında iken 16.01.2018 tarihinde yaşamını yitiren sigortalı eşi üzerinden kendisine ölüm aylığı bağlanan davacının, 11.12.1993 günü ölen 506 sayılı Kanun'a tabi sigortalı babası üzerinden de ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ve alacak istemli işbu davayı açtığı anlaşılmıştır.

Anılan yasal düzenlemeler kapsamında dava irdelendiğinde; bu tür ölüm sigortasından aylık tahsislerinde, ayrık durumlar dışında genel kural olarak hakkı doğuran olay tarihinde yürürlükte olan yasal mevzuatın uygulanması gerekmekte olup, buna göre sigortalı eşin yaşamını yitirdiği 16.01.2018 tarihi itibarıyla davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 34 ve 54 üncü maddeleri olup, 54 üncü maddenin 5 inci bendine göre hak sahibinin tercihine göre ana/baba veya eşe ait dosyaların birinden aylık bağlanacağı açıkça düzenlenmiş bulunmakla, anılan maddeler irdelenmeden yanılgılı değerlendirme sonucu karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog