12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
Av. ... - [...
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile bayisi olan davalı arasında 12.09.2017 tarihinde 5 yıllık bayilik sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşme gereğince taahhüt etmiş olduğu asgari alımını yerine getirmediği gibi hiç bir gerekçe göstermeden bayilik sözleşmesini haksız ve süresinden önce Ağlasun Noterliğinin 29.06.2018 tarihli ve 568 yevmiye nolu ihbarnamesi ile 12.09.2017 tarihli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesini feshettiğini ihbaren bildirdiğini, davalının fesih tarihine kadar alması gereken 198 ton akaryakıtın sadece 30 tonunu almış olduğunu, 168 ton akaryakıtı almayarak davacı şirketi zarara uğrattığını, cari hesaptan kaynaklı 127.204,62 TL borcunu davacıya ödemediğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 14/a maddesi gereğince sözleşmenin süresinden önce erken feshi sebebiyle 100.000 USD cezai şart ödeyeceğininin kararlaştırıldığını, sözleşmenim 14/b maddesi gereğince fesih tarihinden sözleşme sonuna kadar satın alınması gereken her ton beyaz ürün için 75 USD cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, davalıya gönderilen .... Noterliğinin 05.07.2018 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarname ile cezai şart ve kar mahrumiyeti bedeli istendiğini ileri sürerek cari hesaptan kaynaklı 127.204,62 TL nin 13.07.2018 tarihine kadar işletilen ticari faizi ile birlikte tahsilini, davalının sözleşmenin 8.maddesi gereğince asgari alım tahhüdüne uyulmamasından kaynaklı şimdilik 1.000 USD cezai şartın devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek fazi ile birlikte tahsilini, davalının sözleşmeyi süresinden önce feshetmesinden dolayı şimdilik 5.000 USD cezai şartın sözleşme feshinden itibaren devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış 1 yıllık vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz ile birlikte tahsilini, sözleşmenin 14/b md gereğince fesih tarihinden sözleşme süresi sonuna kadar alınması gerekli akaryakıt tahhüdüne uyulmaması sebebi ile 5.000 USD kar mahrumiyetinin sözleşme feshi tarihinden itibaren devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış 1 yıllık vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz ile tahsilini istediğini beyanla davanın kabulünü, dava harç ve masrafları ve vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesin talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: 29.06.2018 tarihinde 568 yevmiye nolu ihtarname ile davacı şirket ile akaryakıt bayiilik sözleşmesinin tek taraflı olarak feshedildiğini, akaryakıt istasyonlarının bulunmuş olduğu konum itibaariyle 5 yıl boyunca ağır şartlar ve feshi sonucunda ağır cezai şartlar içeren sözleşme ile mutabık kalamıyacağını, davacı şirket ile aralarında imzalanan akaryakıt bayilik sözleşmesine göre 300 m3 (250 Ton) akaryakıt alınacağının tahahüt edilmiş olduğunu, bu miktarın aylık ortalama 25m3 akaryakıta tekabül ettiğini, sözleşmenin feshedildiği tarihe kadar yaklaşık 8 ay gibi bir sürede alınması gereken yakıtın 198 ton olması gerekirken 30 ton olduğu, sözkonusu tahahhüdü yerine getiremeyeceğini bir kaç aylık zaman diliminde anlamış olduğunu, buna rağmen daha önce ihtar çeken davacı şirket olarak mal sağlamaya devam ettiklerini ve bu davranışın güven oluşturan bir davranış olduğunu, buna rağmen sözleşmenin feshinden kaynaklı cezai şart istenmesinin hakkın kötüye kullanılması olduğunu, ayrıca taraflarına bildirilen ve dilekçelerde belirtilen miktarların gerçeği yansıtmadığını, ön sözleşmede otomasyon ücreti alınmayacak ibaresi konulmasına rağmen otomasyon ücreti alındığını, söz konusu sözleşmeye riayet etmeyen tarafın karşı taraf olduğunu basiretli iş adamı olmayı müeyyideye bağlayan TTK 22. Uyarınca şahsına akaryakıt sağlamaya devam edilmesi davacı tarafın güven sağlamaya devam ederek basiretli bir iş adamı gibi hareket etmediğini gösterdiğini, akaryakıt sağlamaya devam ederek sözde alacağının artmasına sebep olan davacının kötü niyetli olduğunu, ağır şartlar taşıyan sözleşmeye uyulmasının beklenemeyeceğini, davacının istediği cezai şart miktarının ticari mahvına neden olacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
H U K U K İ N İ T E L E N D İ R M E - G E R E K Ç E : Dava, taraflar arasında yapılan bayilik sözleşmesinin davalı tarafça tek taraflı feshi nedeniyle cezai şart, kar mahrimiyeti ve cari hesap alacağının tahsili amacıyla açılmıştır.
Davacı tarafça taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesi, davalı tarafça gönderilen fesih ihbarı, davacı tarafça çekilen ihtarname sureti dosyaya ibraz edilmiştir.
Davalının taraflar arasındaki bayilik sözleşmesini gördüğü lüzum üzerine tek taraflı olarak feshettiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 12.maddesinde bayinin sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetmesi halinde sözleşmenin 8/a maddesindeki cezai şartın ödeneceğinin hükme bağlandığı, bu maddedeki cezai şartın taahhüdünden "eksik aldığı her ton beyaz ürün için 75 USD olduğu", yine aynı sözleşmenin 13/a-b-c maddelerine göre bayi sözleşmenin erken feshi halinde 8.maddede belirtilen asgari mal alım taahhüdünden ayrı olarak 14. Maddenin a ve b bentlerinde belirtilen cezai şart ve kar mahrumiyetini ayrıca davacıya ödeyeceğini, sözleşmenin "14/a maddesindeki cezai şart miktarının 100.000 USD" olduğu, sözleşmenin "14/b maddesindeki cezai şartın 8.maddede belirtilen asgari mal alış taahhüdüne göre hesaplanmak üzere sözleşmenin feshi tarihinden sözleşmenin sonuna kadar alması gereken her ton beyaz ürün için davacı şirkete 75 USD kar mahrumiyeti olarak" ödeyeceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Tarafların defterleri üzerinde ve dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 08/01/2020 tarihinde SMMM Güneş Vural ve Hesap Bilirkişisi Serhat Sevinç'ten aldırılan bilirkişi raporunda özetle; "Dava, ... bayilik sözleşmesinin BAYİ tarafından haksız feshi nedeniyle, kâr mahrumiyeti ve cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir. Davacı .... ile davalı ... arasında 12.09.2017 tarihinde, 5 yıllık Bayilik Sözleşmesi imzalanmıştır.
Davalı BAYİ 29.06.2018 tarih ve 00568 yevmiye no.lu ihbarname ile sözleşmenin feshedildiğini bildirmiş olup dosyada mevcut belgelerden ihbarnamenin karşı yana tebliğ edildiği tarih tespit edilemediğinden dolayı, ihbarın gönderilme tarihi olan 29.06.2018 sözleşmenin fesih tarihi olarak dikkate alınmış olup tebliğ tarihi belirtildiği takdirde Sayın Mahkemenin uygun görmesi durumunda hesaplama revize edilecektir.
1.Cari Hesap Alacağı:
Davacı ....'in cari hesaptan kaynaklı toplam alacağının 127.204,62 TL olduğu,
Davacı tarafından 10.08.2018 ve 13.09.2018 tarihlerinde toplam 3.956,19 TL tutarında dava masrafınında 12.09.2017 tarihli sözleşmenin 6.maddesine istinaden davalı hesabına kaydedildiği ve dönem sonu bakiyesinin 131.160,81 TL olduğu, Cari hesaptan kaynaklı 127.204,62 TL alacağı 13.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz (17.031,49 TL) ile birlikte toplam 144.236,16 TL olarak hesaplanmıştır.
Davacı tarafından 10.08.2018 tarihinde 8,20 ve 13.09.2018 tarihinde 3.947,99 TL olmak üzere toplam 3.956,19 TL dava masrafının da davalı cari hesabına aktarıldığı görülmüş olup dava masraf tutarlarının davalı alacağı olarak dikkate alınıp alınmaması hususu mahkemenin takdirindedir. Sayın mahkeme dava masraflarının davalıdan alınacağı yönünde kanaat bildirmesi durumunda davacı alacağı (144.236,16 TL 4*3.956,19) 5148.192.35 TL olarak hesaplanmıştır. Sayın Mahkemenin 12.09.2017 tarihli sözleşmenin haksız nedenle fesih edildiği yönünde kanaat bildirmesi durumunda: Sözleşmenin başlangıcından fesih tarihine kadar cezai şart talebinin kabulü halinde bu süreye isabet eden cezai şart tutarı (12.612,00 USD) 80.914,80 TL olarak hesaplanmıştır, Mahkeme tarafından, sözleşmenin feshinden sözleşmenin bitiş tarihine kadar kâr mahrumiyeti talep edilebileceğinin kabulü halinde ise; bu süreye isabet eden kar mahrumiyeti (3.852,75475.000,00)— (78.852,75 USD) 24.718,08 4 481.177,50 — 505.895,58 TL olarak hesaplanmıştır. Davacı sözleşmeye istinaden cezai şart olarak 100.000,00 USD talep etmekte olup takdir sayın Mahkemeye aittir. Davacının cezai şart talebinin haklı görülmesi halinde ise; 100.000,00USD cezai şartın dava tarihindeki TCMB döviz satış kuruna göre TL karşılığı (100.000,00USD X 6.4157 TL) 641.570 TL hesap edildiği" rapor edilmiştir. 13/07/2021 tarihinde SMMM bilirkişi Nebahat Akçay'dan aldırılan bilirkişi raporunda özetle; "Davalı ...'ın tespit mahallinde 2017 yılı Yevmiye Defteri Envanter Defteri, 2018 yılı Defteri Kebir Envanter ve 2020 yılı Defteri Kebir Envanter defterleri tespit mahallinde tespit edilememiştir. Davalı ...'ın 2018 ve 2020 yılları Yevmiye Defterinin 6455 sayılı T.T.K.’nın 64. Maddesine uygun olarak kapanış tasdiki bulunmaktadır.Davalı ...'ın 2019 yılı İşletme Defteri olduğu için tasdik zorunluluğu bulunmamaktadır. Dava dosyasındaki evraklara istinaden davacı ....’nin davalı ...'a tutarlı 205.815,92 TL tutarlı fatura düzenlendiği tespit edilmiştir.
Dava dosyasındaki evraklara istinaden ...'ın davacı...Ş.’ne 72.268,00 TL tutarlı ödemede bulunduğu tespit edilmiştir.
Davalı ...'ın 2017(Yevmiye Defteri Tespit Mahallinde Bulunmadığından Muhasebe Programındaki Kayıtlara İstinaden Tespit Yapılmıştır.), 2018, 2019 ve 2020 yılları ticari defter kayıtlarına istinaden 31/12/2018 tarihi itibariyle davalı ...'ın davacı ....’ne 45.947,13 TL borçlu görüldüğü tespit edilmiştir.
Davalı ...'ın 31/12/2018 tarihi itibariyle mükellefiyeti sonlandırması ve 08/03/2019 tarihi itibariyle işletme esasından tekrar mükellefiyet tescilini yaptırmasından dolayı 2019 yılına borç rakamının devir etmemesinden dolayı 2020 yılı ticari defter kayıtlarında davacı ....’ne olan borcu kayıtlarda bulunmamaktadır.
Davalı ...'ın 2017, 2018, 2019 ve 2020 yılları Yıllık Gelir Vergisi Beyannamelerine istinaden davalı ...'ın 2017, 2018, 2019 ve 2020 yılları brüt satış toplamının 2.614.644,54 TL, Satılan Malın Maliyeti, Faaliyet Giderleri ve Finansman Giderleri toplamının 2.595.267,68TL, Brüt kar toplamının 19.376,86 TL, ödenen vergiler toplamının 2.906,55 TL ve net karları toplamının 16.470,31 TL olduğu tespit edilmiştir.
08/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda cezai şart için 80.914,80 TL(12.612 USD) ve kar mahrumiyeti için 505.895,58 TL (78.852,75 USD) hesaplama yapılmıştır. Davalı ...'ın söz konusu ceza bedeli toplamı olan 586.810,38 TL'nin (91.465 USD) ödenmesi durumunda üzerinde 7 ayrı icra takibinin bulunması ve 4 yıl net kar toplamının 16.470,31 TL olmasından ticari mahvına sebep olacağı kanaati" bildirilmiştir. 13/04/2022 tarihli SMMM bilirkişi ...'dan aldırılan bilirkişi raporunda özetle; "Davalı ...’ın 2016,2017,2018,2019,2020,2021 yılı yasal defterler mahallinde incelenmiştir. Davalı ... 2019 yılı için Bilanço defterlerinden Yevmiye ve Defter-i Kebir defteri tasdik ettirdiği halde 2019 yılı için Defter Beyan kapsamında işletme defteri tutulduğu için Gelir İdaresi Başkanlığı Defter Beyan Sistemi kayıtlarından istifade edilerek gerekli tespitler yapılmıştır. Davalı ...’ın 2016,2017,2018,2020 yılları yasal defterlerinden yevmiye defterlerinin 6110 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 64/ 3, 5 maddelerine uygun olarak kapanış tasdiklerinin yapıldığı tespit edilmiştir. 2021 yılı Yevmiye Kapanış tasdiki için 30.06.2022 tarihine kadar süresi olduğundan kapanış tasdikinin henüz yaptırılmadığı tespit edilmiştir.
Dava dosyasındaki evraklara istinaden davacı ...nin davalı ...’a 2017 yılında 146.563,85 TL 2018 yılında 59.252,07 TL olmak üzere toplam 205.815,92 TL satış faturası düzenlediği tespit edilmiştir. Ancak Davalı ...’a ait 2017,2018 yılları defter kayıtlarında bu faturalardan sadece 194.245,13 TL lik kısmının kayıtlara işlendiği 11.570,79 TL lik tutarın kayıtlarda yer almadığı tespit edilmiştir. Dava dosyasındaki evraklara istinaden Davalı ... tarafından Davacı ...’a cari hesap ödemesi olarak Banka kanalıyla toplam 72.268,00 TL ödediği tespit edilmiştir.
Davalının defter kayıtlarında 2017 ve 2018 yılları Davacı Cari hesap kayıtları olarak Defter-i Kebir kayıtlarından ve Muavin defter kayıtlarının mahallinde incelenmesi esnasında davalının davacıya yaptığı banka ödemelerinin kayıtlarında yer almadığı bunun yerine 31.12.2017 tarihinde 88.000,00 TL 31.12.2018 tarihinde 78.000,00 TL olmak üzere toplam 166.000,00 TL kasadan ödeme yapıldığı şeklinde muhasebe kayıtlarının bulunduğu tespit edilmiştir.
Bununla beraber 24.12.2015 tarih ve 29572 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 459 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğine göre tevsik zorunluluğu kapsamında olanların, kendi aralarında ve tevsik zorunluluğu kapsamında olmayanlarla yapacakları, 7.000 TL’yi aşan tutardaki her türlü tahsilat ve ödemelerini aracı finansal kurumlar kanalıyla yapmaları ve bu tahsilat ve ödemeleri söz konusu kurumlarca düzenlenen belgeler ile tevsik etmeleri zorunluluğu olduğu halde davalının kayıtlarında bu tebliğe uyulmadığı tespit edilmiştir.
Dava dosyasındaki Davacının düzenlediği Satış faturaları ile Davalının yaptığı Banka ödemeleri ve davalının defter kayıtlarındaki incelemelerim sonucu dikkate alındığında Davalı ...’ın Davacı .... firmasına 03.07.2018 tarihi itibariyle toplam 133.547,92.TL borcunun olduğu kanaati hasıl olmuştur.
Dava dosyasındaki 08/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda Cezai Şart için hesaplanan (12.612 USD) karşılığı 80.914,80 TL ile Kâr mahrumiyeti için hesaplanan (78.852,75 USD) karşılığı 505.895,58 TL esas alınarak yapılan İflas Riski Analizi yapılmış davalı ...’ın 2016,2017,2018,2020,2021 yılları Mali Tablolarındaki ve Defter-i Kebir kayıtlarından alınan bilgiler doğrultusunda yapılan bu analizler sonucu davalı ...’ın 2016,2017,2018,2020,2021 yıllarının hepsinde de bu cezai şartları ödediği takdirde İFLAS RİSKİNİN YÜKSEK OLDUĞU dava dosyasındaki deyimle MAHVINA SEBEP OLACAĞI analiz sonucu olarak tespit edilmiştir.
Davalıya ait 2016,2017,2018,2019,2020,2021 yıllarına ait yasal defterlerden envanter defterlerinde demirbaş kayıtlarına yer verilmediğinden sadece 2021 yılı Defter-i Kebir kayıtlarından Maddi Duran Varlık olarak ...hesabında 5.231,42 TL Özel Maliyetler hesabında da 30.130,00 TL kayıt bulunduğu tespit edilmiş ancak Maddi Duran Varlıklar kapsamında Taşıtlar ve ...çin bu hesaplardaki tutarların neleri içerdiği konusunda bir tespite ulaşılamadığı" rapor edilmiştir. ....karar sayılı ilamı ve yerleşik bir çok kararında sözü edildiği gibi;
TTK'nun 24. maddesi uyarınca tacir sıfatına haiz bir borçlu, fahiş olduğu iddiası ile cezai şarttan indirim yapılmasını isteyemez ise de, sözleşmede belirtilen cezai şart miktarının ekonomik yönden borçlunun mahvına sebebiyet verecek derecede fahiş olduğunun saptanması halinde istisnaen cezai şarttan indirim yapılabileceği Yargıtay'ın kararlılık kazanmış içtihatları ile kabul edilmiştir. Cezai şarttan indirim yapılırken borçlunun ekonomik yönden yıkımına sebep olacak şekilde fahiş bir cezai şart hususunun saptanması gerekmektedir. Bunun için borçlunun iktisadi durumu, bilançosu uzman bir bilirkişiye ayrıntılı şekilde incelettirilip belirlenen cezai şart miktarının ekonomik yönden yıkıma neden olup olmayacağı belirlenmiş ve uygun sonuç dairesinde bir karar verilmiştir.
Dosyada toplanan delillerden; davacı ile davalı arasında yapılan 12/09/2017 tarihli bayilik sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshedildiğinin tespiti ile bu sözleşme çerçevesinde davacının davalıdan 127.204,62-TL cari hesap alacağı bulunduğu, sözleşmenin 8, 13 ve 14.maddeleri çerçevesinde gerçekleşmeyen taahhütden kaynaklı haksız fesih nedeni ile davacının cezai şart alacağının ve kar mahrumiyetinin doğduğu kabul edilmiştir. Davalının 2016,2017,2018,2020 ve 2021 yılları Mali Tabloları ve Defter kayıtlarından alınan verilerle yapılan İflas Riski Analizlerinden davacının davalıdan sözleşme gereği cezai şart ve kar mahrumiyeti cezalarını istemesi halinde davalının iflas riskinin yüksek olduğu, davalının mahvına sebep olacağı, davalının 2021 yılı defterlerine bakıldığında şirketin kayıtlı sermayesinin 5.231,42-TL Demirbaşlar hesabında 30.130,00-TL Özel Maliyetler hesabında sermayesinin bulunduğunun görüldüğü, bu hali ile şirket öz varlıklarının negatif ve faaliyetsiz olduğu dikkate alınarak söz konusu cezanın şirketi ekonomik yönden mahvına sebep olacak derecede fahiş olduğu saptandığından şirket sermayesine bakılarak ceza alacağının tenkisine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış bu kapsamda davada ıslah talebi verilmediği de gözetilerek dava dilekçesindeki miktarlar üzerinden 8/a maddesine göre 1.000USD; 14/a maddesine göre 5.000USD ve 14/b maddesine göre 5.000USD kar mahrumiyeti karşılığı Türk Lirasının davalıdan cezai şart olarak tahsiline, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinden kaynaklı olarak 127.204,62-TL cari hesap alacağının davalıdan tahsiline, kabul edilen USD cinsinden alacağın dava tarihindeki kurunun 6,4157 olduğu göz önüne alınarak TL karşılığı bulunmak sureti ile cezai şart alacağına hükmedilmiş, harç ve avukatlık gideri hesaplanmış ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davacının davasının KABULÜNE, Taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından haksız fesh edildiğinin tespiti ile;
127.204,62TL cari hesap alacağının 13/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
1.000USD cezai şart bedelinin sözleşmenin 8/a maddesine göre, dava tarihindeki kur üzerinden TL karşılığı olan 6.415,70TL'nin 13/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine
5.000USD cezai şart bedelinin sözleşmenin 14/a maddesine göre, dava tarihindeki kur üzerinden TL karşılığı olan 32.078,50TL'nin 13/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine
5.000USD cezai şart bedelinin sözleşmenin 14/b maddesine göre, dava tarihindeki kur üzerinden TL karşılığı olan 32.078,50TL'nin 13/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine
2.Dava açılışında alınan 3.372,74 TL peşin harcın alınması gereken 13.510,17 TL harçtan düşülmesi ile bakiye 10.137,43 TL harcın DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
3.(a) Dava açılışında alınan 3.372,74 TL peşin harcın yargılama gideri olarak kabulü ile DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, (b) Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 35,90 TL başvurma harcı, 2.950,00 TL bilirkişi ücreti, 461,35 TL posta gideri, olmak üzere toplam 3.447,25 TL yargılama giderinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
4.Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 22.294,41 TL vekalet ücretinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
5.Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak YATIRANLARA İADESİNE,
İlişkin, davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde.... Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.24/06/2022 Katip ... Hakim ... "Bu Evrak 5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre UYAP Sistemi Üzerinden Elektronik Olarak İmzalanmıştır."