Esas No
E. 2022/12792
Karar No
K. 2023/1736
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

7. Ceza Dairesi         2022/12792 E.  ,  2023/1736 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2022/79 E., 2022/140 K.
SUÇ: 7258 sayılı Futbol Ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis Ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun'a muhalefet
HÜKÜM: Mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında bozma üzerine, kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Midyat Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.11.2014 tarihli ve 2013/347 Esas, 2014/503 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarnda Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun'a (7258 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 5 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına, suça konu eşyaların 54 üncü maddesi gereğince müsaderesine, tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve aynı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 7 ... 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Midyat Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.11.2014 tarihli ve 2013/347 Esas, 2014/503 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 23.01.2018 tarihli ve 2016/9374 Esas, 2018/621 Karar sayılı ilâmıyla; ''...Sanığa ait işyerinde yasadışı bahis oynadığı iddia edilen mağdur ...'in borcunu ödemediğinden bahisle babası olan ...'e karşı sanık tarafından manevi cebir kullanılarak ...'in borcunun talep edildiğinin iddia edilip ileri sürülmüş olması karşısında; mağdur ...'in borcunun olup olmadığı, borç mevcut ise kaynağının meşru olup olmadığı dolayısıyla sanığa isnat edilen eylemin TCK'nın 149/1-d, 150. maddelerinde yazılı bulunan yağma suçunu oluşturup oluşturmayacağı konusunda delillerin takdir ve münakaşasının üst derecede görevli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde tehdit ve 7258 sayılı Kanuna aykırılık suçlarından mahkûmiyet hükmü kurulması...'' nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bozma kararı sonrasında Midyat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.03.2018 tarihli ve 2018/175 Esas, 2018/109 Karar sayılı kararı ile sanığa isnat edilen eylemin 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile aynı Kanun'un 150 nci maddelerinde yazılı bulunan yağma suçunu oluşturup oluşturmayacağı konusunda delillerin takdirinin üst derecede görevli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğundan görevsizlik kararı verilmiştir.

4.Yapılan yargılama sonrasında Midyat Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.02.2019 tarihli ve 2018/97 Esas, 2019/30 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve aynı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca açılan davada ve değişen suç vasfına göre alacağı tahsil etmek amacıyla yağma suçundan mahkûmiyetini gerektirir her türlü derecede şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediğinden yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması gerekçesi ile 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiş, 7258 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan ise aynı Kanun'un 5 ... maddesinin ikinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına, suça konu eşyaların 54 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince müsaderesine, 5271 sayılı Kanun'un 231 ... maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

5.Midyat Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.04.2022 tarihli ve 2022/79 Esas, 2022/140 Karar sayılı kararıyla; sanığın denetim süresi içerisinde 17.02.2019 tarihinde işlemiş olduğu hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçları nedeni ile Midyat 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.12.2019 tarihli ve 2019/544 Esas, 2019/743 Karar sayılı kararıyla mahkûmiyetine karar verilmesi nedeni ile sanık hakkındaki hükmün açıklanması ile sanığın, 7258 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan aynı Kanun'un 5 ... maddesinin ikinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına, suça konu eşyaların 54 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmiştir.

6.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 14.11.2022 tarihli ve 2022/79347 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafinin temyiz sebepleri

1.Verilen kararın usul ve esasa aykırı olması sebebiyle bozulması ve beraat kararı verilmesi gerektiğine,

2.Dosyada mevcut belgeler ve tanık ifadeleri incelendiğinde müvekkili aleyhinde somut bir delil bulunmadığına,

3.Arama ve el koyma kararı ile bilgisayar kütüklerinde arama ve kopyalama kararlarının hukuka aykırı olduğuna, arama ve el koyma işlemlerine yönelik tutanakların Ulusal Yargı Ağı Bilişim sisteminde mevcut olmadığından dolayı incelenemediğine, ancak arama ve el koyma işleminin Sulh Ceza Mahkemesi kararında belirtildiği tarih ve saatler arasında yapıldığının tespiti gerektiğine, bu saatler dışında herhangi bir arama veya el koyma işleminin mevcut olması halinde yapılan işlemlerin hukuka aykırı hale geleceğine ve el konulan belgelerin dosyadan çıkartılması gerekeceğine,

4.Bilgisayar ve kütüklerinde arama usulünün 5271 sayılı Kanun'un 134 üncü maddesinde düzenlendiğine, buna göre somut delillere dayanan kuvvetli suç şüphesinin varlığı halinde şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına, bu kayıtların çözülerek metin hâline getirilmesine karar verilebileceğine, somut olayda ise müvekkili aleyhinde herhangi bir kuvvetli suç şüphesinden bahsetmenin mümkün olmadığına, yalnızca birkaç gün önce müvekkili ile arasında borç ilişkisi olduğu ileri sürüldüğü göz önüne alındığında husumetli bir vatandaşın ifadesine dayanarak bilgisayar kütüklerinde arama kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarının da bu yönde olduğuna, bu sebeple Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün 02.05.2013 tarihli ...'a ait 200 Gb kapasiteli pc harddiskinin incelenmesine yönelik düzenlenen raporun, Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün 26.03.2014 tarihli ...'a ait Cd'nin incelenmesine yönelik düzenlenen raporun dava dosyasından çıkartılması gerektiğine,

5.Anılan delillerin dosya kapsamından çıkartılması halinde bilgisayarından hangi yasadışı bahis sitelerine girildiği ne kadar para yatırıldığı, ne sıklıkla girildiği gibi hususlar da dosya kapsamından çıkarılmak durumunda kalınacağına ve bu delillerin de çıkarılması neticesinde müvekkili aleyhine dosya kapsamında bir belge kalmayacağına,

6.Dosya kapsamında bulunan deliller çıkarılmasa dahi müvekkilinin cezalandırılmasına yetecek düzeyde deliller olmadıklarına, müvekkili ve tanıkların, müvekkilinin kimseye yasa dışı bahis oynatmadığını belirtmiş olduklarına, sitelere giriş ve çıkışların müvekkilinin kendi adına yaptığı işlemler olduğunun tespitiyle müvekkilinin beraati gerektiğine,

7.Asliye Ceza Mahkemesi kararının Yargıtay tarafından bozulmasının ardından yapılan yeniden yargılamada ise tanıkların her birinin müvekkilinin bilgisayarlarında yasa dışı bahis oynatmadığını beyan ettiğine, müvekkilinin de aynı şekilde ifadesinde kimsenin bahis oynamasına aracılık etmediğini, kimseye bahis oynatmadığını, bulunan bülten ve kuponların kime ait olduğunu bilmediğini belirttiğine,

8.Yalnızca tanık Seyfettin Yeşilçimen'in ifadeleri aleyhe değerlendirilebilirse de bu ifadelerin duyuma yönelik olup hiçbir şekilde görgü içermediklerine, ... Yeşilçimen'in ifadelerine bakıldığında kendi adına bahis oynamakta olduğuna, müvekkilinin hiçbir şekilde bu bahisleri oynatmadığına, yine ifade kapsamında müvekkilinin kendi adına oynadığını, kimseye herhangi bir şekilde bahis oynatmadığını belirttiğine, diğer tanıkların da söz konusu borcun kumar borcu olmadığını, müvekkilinin kimseye yasa dışı bahis oynatmadığını belirttiklerine,

9.Müvekkili aleyhinde herhangi bir somut delil bulunmadığına, yalnızca arama el koyma kararı kapsamında ele geçirilen birkaç kupon, bülten ve bilgisayar kütüklerinde aramada yasa dışı bahis sitelerinin bulunduğuna, bu deliller hukuka uygun yollarla elde edilmiş olsa dahi müvekkilimizi şüpheden ari bir şekilde cezalandırmaya yetecek düzeyde deliller olmadıklarına, müvekkilinin yasa dışı bahis oynattığını ispat edici nitelikte deliller olmadığının açık olduğuna, müvekkilinin kendisi bu sitelere girip bahis oynamış olabileceğine veya el konulan kupon ve bültenlerin de müvekkilinin bahis oynattığına yönelik tek başına bir delil olarak kabul edilemeyeceğine,

10.Ceza hukukunun en temel ilkesi olan şüpheden sanık yararlanır ve sanığın her türlü şüpheden arındırılmış bir şekilde cezalandırılması gerektiği hususları karşısında müvekkilinin cezalandırılmasına yetecek, kendisinin bahis oynattığına ispat teşkil edecek düzeyde dosyada delil bulunmadığına, tanık ifadelerinde dahi müvekkilini suçlayacak herhangi bir husus bulunmadığına, hatta müvekkilinin dosya konusu suçu işlemediğinin belirtildiğine, müşteki şahsın dahi müvekkilinin yasa dışı bahis oynatmadığını belirtmiş olduğuna, müştekinin kendisinin kendi adına bahis oynadığını söylediğine, bu kapsamda müvekkilinin beraat etmesi gerekirken hukuka aykırı bir şekilde cezalandırılmasının bozmayı gerektirdiğine,

11.Aksi kanaatte olunması halinde, Yargıtay ilamı verileceği tarih itibarıyla davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı hususunun incelenmesi gerektiğine,

12.İlk derece mahkemesince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verildiği celsede müvekkilinin hazır bulunmadığına, bu sebeple duruşma zaptında da açıkça görüleceği üzere kararın sonuçları kendisine ihtar edilememiş olduğuna, gerekçeli karar da taraflara tebliğ edilmeden kararın kesinleştirildiğine, sürelerin tefhimle başlaması, kısa kararın sebepler, değerlendirme bakımından itiraz edilmesinin mümkün olmaması sebebiyle temyiz edilemeyeceği veya itiraz edilemeyeceği hususu genel bir hukuki sorun olmakla birlikte gerekçeli kararın taraflara tebliğ edilmesi, savunma hakkının kısıtlanmaması bakımından elzem olduğuna, sanığa gerekçeli karar taraflara tebliğ edilmeden kararın kesinleştirildiğine, bu husus kanuna uygun gözükmekle birlikte kanunların amacı bakımından yorumlandığında kararların değerlendirme ve gerekçelendirme hususlarını içerir mahiyette olması gerektiği, değerlendirme ve gerekçelendirme içermeyen "kısa karar" olarak adlandırılan duruşma zaptında yalnızca dava sonucunun taraflara tefhim edilmesiyle herhangi bir sürenin başlamaması gerektiği, temyiz ve itirazların gerekçeli olarak yapılması gerektiği hususu da göz önüne alındığında gerekçeli kararların tebliğ edilmemesinin büyük bir hak kaybına yol açtığına, bu nedenle ilk derece mahkemesinin verdiği kararın bozulması, kesinleşme şerhlerinin kaldırılması gerektiğine,

13.Her ne kadar dosya temyiz edilmeksizin kesinleşmiş dahi olsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesi ile sonuçlarının uygulanması arasında fark bulunduğuna, dosya kapsamı incelendiğinde ilk derece mahkemesi 2018/97 Esas sayılı dosyasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının yasal sonuçları hakkında müvekkilinin bilgilendirilmediğinin görüleceğine, karar duruşmasına müvekkilinin katılmadığı da göz önüne alındığında herhangi bir ihtarat yapılamadığının anlaşılacağına, karar duruşma zaptında açıkça "8-5271 sayılı CMK.nun 231/11 maddesi gereğince sanığa, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği takdirde, açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak, davanın düşmesine karar verileceğinin ihtarına, ( ihtar edilemedi ) 9-5271 sayılı CMK.nun 231/11 maddesi gereğince sanığa, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediği takdirde hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanacağının ihtarına ( ihtar edilemedi )" kararları yer almakta olduğuna, kendisine herhangi bir sonucu ihtar edilemeyen bir hukuk kurumunda bu ihtar edilmeyen durumlardan kaynaklı kişilerin sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğuna, müvekkilinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının sonuçlarından ve denetim süresi içerisinde yapılması gerekenlerden habersiz olduğuna, bu süreçte yapması ve yapmaması gereken hususları bilmediğinden dolayı ve gerekçeli kararın da müvekkilimize veya müdafiine tebliğ edilmediği göz önüne alındığında müvekkilimizin sorumlu tutulamayacağının açık olduğuna, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Mağdur ...' in, oğlu ...' in, sanığa ait iş yerinde bahis oynadığı ve sanığa borçlandığına yönelik şikayeti uyarınca soruşturmaya başlanmıştır.

2.Emniyet güçleri tarafından yapılan incelemelerde, sanığın işletmiş olduğu iş yeri tespit edilmiş, sanık tarafından yasa dışı yollarla bahis oynatıldığının teyit edildiği hususunda tutanak tanzim edilmiştir.

3.Midyat (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 22.11.2012 tarih ve 2012/643 Değişik İş sayılı kararı ile suça konu iş yerinde ve bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

4.Anılan karar uyarınca iş yerine gidilmiş, iş yerinin kapalı olması nedeni ile sanığa ulaşılmış, sanık ve işlem tanıkları huzurunda yapılan aramada bahis bültenleri, 9 adet üzerinde enişte ve dj kıvanç yazılı oynanmış bahis kuponu ve bilgisayar ele geçmiştir.

5.Bilgisayar kütüklerinde yapılan incelemelerde, bağlantı sağlanan bahis siteleri tespit edilmiş, anılan sitelerin yurt dışı kaynaklı olduğu belirtilmiştir.

6.Sanık, soruşturma ve bozma öncesinde kovuşturma aşamasında alınan savunmalarında, suçlamaları kabul etmemiş, kahvenin alt katını yazıhane olarak kullandıklarını, kimseye bahis oynatmadığını, kuponlar üzerinde yazan isimleri kendisinin yazdığını, ancak böyle birilerinin olmadığını, şans getirsin diye böyle isimlendirme yaptığını, mağdur ...' in kendisine borcunun bulunmadığını beyan etmiş, bozmadan sonra alınan savunmalarında ise suçlamaları kabul etmemekle birlikte mağdur ...' ten olan alacağının kendisine vermiş olduğu borç nedeni ile olduğunu beyan etmiştir.

7.Mağdur ... soruşturma aşamasında alınan beyanlarında, sanığın işyerinde bahis oynamaya başladığını, sanığın kendisine borç karşılığı bahis oynattığını, oynadığı bahis nedeni ile sanığa 28.500,00 TL borcu olduğunu, bozma öncesinde kovuşturma aşamasında alınan savunmalarında, şikayetçi olmadığını, sanığı simaen tanıdığını, yazıhanesinin üst katındaki kıraathaneye gittiğinde bir gün sanığın kendisine, 50 TL'lik yatırdığını ve tutturduğunu söylediğini, zaten kahvehanede otururken hepsinin birbiriyle konuşup bahisten bahsettiklerini, çünkü kahvehaneye gelenlerin çoğunun bahis oynadığını, kendisi de sanığın bahisle kazanmış olduğu 28.500,00 TL parayı kaybettiği için sanığa borçlandığını, sanığın da kendisinden bu parayı istediğini, olay esnasında kendisini tehdit ettiğini, barıştıklarını, bahisleri kendisinin oynadığını, bahis oynamak için kendisini kimsenin zorlamadığını, ama bahis oynadığı zamanlarda ufak miktarlarda para ödediğini beyan etmiş, soruşturma aşamasındaki beyanı ile aradaki çelişki sorulduğunda ise okunan ifadenin ... olduğunu, ancak şuan barıştıklarını, aralarında sorun bulunmadığını beyan ettiği anlaşılmış, bozma sonrasında alınan savunmalarında ise sanığın pasajda bir yerinin bulunduğunu, belirli bir iş ile uğraşmadığını, yazıhanesinde bir masa ve bilgisayar bulunduğunu, zaten bir iki ... burayı açık tuttuğunu daha sonra kapattığını, sanığın bilgisayar üzerinden bazı işlemleri yaptığını, kendisinin de bazen telefonda bazen de yazıhanesinde sanığın yanında bahis oynanması için kendisi ile görüştüğünü, sanığın kendisine sorduğunu, kendisinin de oyna dediğini, adına oynadığını, kendisinin de parasını verdiğini, bazen kazandığını bazen ise kaybettiğini, zamanla sanığa borçlandığını, sanığın kendi cebinden adına bahis oynadığını, kaybedince de borçlanmış olduğunu, daha sonra bu borçlandığı parayı sanığın, babasından istemiş ve sinir anında tehdit etmiş olduğunu, şuan sanık ile aralarının ... olduğunu, beyan etmiştir.

8.Tutanak tanıkları, tutanak içeriğini doğrulamışlardır.

9.Tanık Alaattin Akıncı, sanığın Motropol diye bir kahvehanesi olduğunu, ...'in Abidin'den o dönem borç para aldığına şahit olduğunu, miktarını tam net hatırlamadığını, birkaç kere borç para aldığına şahit olduğunu, olay tarihinde de Abidin ile birlikte ...'in babası Seyfettin ...'ın iş yerine gittiklerini, yanlarında Abidin'in babasının da bulunduğunu, büyükler konuşsun diye gittiklerini, Abidin'in borcunu istediğini, aralarında tartışma çıktığını, ancak Abidin'in parayı almak amacıyla ...'in babasını tehdit ettiğini görmediğini, borcu ödeyeceğini söylediğini, ödeyip ödemediğini bilmediğini ifade etmiştir.

10.Tanık Abdurrahman Kurkut, sanığın babası olduğunu, Abidin'in ...'ten alacağı olduğunu, ... babası Seyfettin'e ne anlatmış ise babası gidip şikayetçi olduğunu, olay tarihinde sanık ve arkadaşı Alaattin ile birlikte Seyfettin'in iş yerine gittiklerini, hem parayı ödemiyorsunuz hem de neden şikayetçi oluyorsunuz dediklerini, Seyfettin'in polisi aradığını, herhangi bir şekilde tehdit olayı olmadığını, ...'in oğluna neden dolayı borçlandığını bilmediğini, parayı elden borç verirken görmediğini, oğlunun dediğine göre kendisine borçlanmış olduğunu, ancak kumar borcu gibi bir şey olmadığını, ayrıca ...'in sürekli başkalarından borç aldığını, babasının iş yerinden babasından habersiz altın ve para aldığını duyduklarını beyan etmiştir.

IV. GEREKÇE

Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 23.11.2012 yerine, 21.11.2012 - 23.11.2012 olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.

1.Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; şikayetin kapsam ve içeriği, şikayet sonrasında kolluk tarafından yapılan incelemelere dair tutanak içerikleri, usule uygun olarak alınan iş yeri ve bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına yönelik karar ve anılan karar uyarınca yapılan arama neticesinde ele geçen bahis bültenleri, üzerinde farklı isimler yazılı kuponlar ve bilgisayar kütüklerinde yapılan inceleme uyarınca düzenlenen raporlar, mağdurların beyanları, bozma öncesindeki aşamalarda, gerek sanığın sözleşmeli vekil olması gerekse sanık ile birlikte savunma yapmış olması nedeni ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının tefhim edilmesi ile bu tarihe göre yapılan kesinleştirme işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığından denetim süresinin başladığının kabul edilmesinin hukuka uygun olduğu ile tüm dosya kapsamına göre sanığın eylemi sabit olduğu gibi hükmün açıklanması ile verilen mahkûmiyet kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2.Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen adli emanetin 2013/157 sırasında kayıtlı eşyaların dosyada delil olarak saklanılmasına karar verilmesi yerine müsaderesine karar verilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan (2) numaralı nedenle Midyat Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.04.2022 tarihli ve 2022/79 Esas, 2022/140 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan müsadereye ilişkin paragraf hükümden çıkartılarak yerine ''B- Adli emanetin 2013/157 sırasında kayıtlı eşyaların dosyada delil olarak saklanmasına,'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.02.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.