7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2019/10195 E. , 2023/2469 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Baykan Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.09.2015 tarihli ve 2013/63 Esas, 2015/171 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında ayrı ayrı 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ve aynı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3.000,00 TL ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık ...'ın temyiz istemi; atılı suçu işlemediğine, ertelemenin tartışılmamasına, re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2.Sanık ...'ın temyiz istemi; eksik inceleme ile verilen hükmün hukuka ve kanuna aykırı olduğuna, şartları oluştuğu halde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesi sebepleri ile hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Suç tarihinde, mahkemeden alınan arama kararı uyarınca sanık ...'ın sürücüsü olduğu yanında sanık ...'ın bulunduğu araçta yapılan aramada marka ve miktarları arama ve el koyma tutanağında yazılı şarj cihazı, usb kablosu, mp3 çalar, ekran camı, telefon kapağı, batarya, telefon kılıfı, kulaklık, kol saati cinsi eşya ele geçirildiği, soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporu uyarınca fatura ibraz edilemeyen detayları Kaçak Eşyaya Mahsus Tespit Varakasında (...) yazılı şarj aleti, batarya, telefon kapağı, telefon kılıfı, kulaklık cinsi eşya için kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2.Sanıklar savunmalarında eşyaların faturalı olduğunu, kaçak olduğunu bilmediklerini, satmak için aldıklarını beyan etmişlerdir. Sanıklar hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini kabul ettiklerini beyan etmişler ancak esas Mahkemede savunma yaptıkları ve dosyada ... varakası bulunduğu halde kamu zararından haberdar olan sanıklar ödeme yapmamışlardır.
3.Sanık ... yargılama devam ederken 17.03.2014 tarihli, 385 adet bataryaya ilişkin fatura ibraz etmiş, ancak Mahkeme kabul ve gerekçesinde fatura tarihinin suç tarihinden sonra olması nedeniyle, suça konu eşyanın faturasız ve kaçak olduğunu kabul etmiştir. IV. GEREKÇE
1.Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen sanıkların savunmalarına, bilirkişi raporu içeriğine ve tüm dosya kapsamına göre sanıkların eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanıkların sübuta yönelen temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 ... maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 ... maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar ... Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
3.Suç tarihinde yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen suçun üst sınırının iki yıl olduğu gözetilerek;
17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 ... maddesinin birinci fıkrasına göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adlî para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun'un 31 ... maddesinde yer alan geçici 5 ... maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile “01.01.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin, 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan, 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “...basit yargılama usulü...” yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye ... ise de, 5271 sayılı Kanun'da yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olmakla birlikte, iptal kararının sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu, zira 5271 sayılı Kanun'un 251 ... maddesinin üçüncü fıkrasında “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanıklar lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan 5237 sayılı Kanun'un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun'un 251 ... maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
4.5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hapis cezasından çevrilen adlî para cezasının gün karşılığı miktarının belirlenmesi sırasında sonuç cezanın 6.000,00 TL yerine 3.000,00 TL olarak eksik tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2,3,4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle Baykan Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.09.2015 tarihli ve 2013/63 Esas, 2015/171 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, temyiz edenin sıfatına göre sanıkların cezada kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.03.2023 tarihinde karar verildi.