5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
31/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Ünvanın Korunması davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin müvekkili şirket adına ------- kayıtlı ticaret unvanı ile -------- nezdinde tescilli tanınmış markasına tecavüzün durdurulması ve hukuka aykırı eylemleri nedeniyle ortaya çıkan haksız rekabetin tespiti, ortadan kaldırılması, men'i ve ref'i, davalı şirkete ait ------ ticaret unvanının terkini ile markasal kullanımlarının sonlandırılmasını, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı tarafa tebligat çıkartılmamıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE
:Dava: davacı şirket adına kayıtlı ticaret unvanı ile --------- tescilli tanınmış markasına tecavüzün durdurulması ve haksız rekabetin tespiti ile ortadan kaldırılması, men'i ile davalı şirkete ait ticaret unvanının terkini ile markasal kullanımlarının sonlandırılması talebidir.
Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, dava şartı olması sebebiyle yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekir. Ayrıca mahkemece dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden dosya üzerinden görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi 6100 sayılı HMK’nın 115/1. ve 138. maddeleri ve usul ekonomisi uyarınca mümkündür.----------Mahkememizce görev husus öncelikli olarak incelenmiştir. Burada Ticaret mahkemelerinin görevi ile ilgili bilgi vermekte fayda bulunmaktadır. Ticari dava ve ticari iş birbirinden farklı iki ayrı kavramdır. Her ticari dava ticari iş olmakla birlikte, her ticari iş ticari dava olmamaktadır. TTK' nun 5(1) maddesi uyarınca ticari davalara bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. Dolayısıyla ticari iş kapsamında olmakla birlikte ticari dava sayılamayan durumlarda ticaret mahkemeleri görevli olmayacak, uyuşmazlığın niteliğine göre diğer mahkemelerin görev hususu değerlendirilecektir.
Hemen belirtmek gerekir ki, olayları anlatmak taraflara hukuki nitelendirme hakime aittir. ----------Davacı, davalıya karşı olan birden fazla talebini (alacağını) aynı davada birleştirebilir; yani birden fazla davasını aynı dava dilekçesi ile açabilir; buna objektif dava birleşmesi denir. ---------bjektif dava birleşmesi için birlikte açılan davalar (talepler, alacaklar) arasında herhangi bir bağlantı bulunması gerekli değildir.Bir özel mahkemenin görevine giren dava, genel mahkemede başka bir dava ile birlikte açılamaz. Buna karşılık, ihtisas mahkemesinin görevine giren bir dava ile Asliye Mahkemesinin görevine giren bir dava, ihtisas mahkemesinde birlikte açılabilir. Başka bir deyimle, objektif dava birleşmesinde birleştirilen taleplerden biri ihtisas mahkemesinin görevine girmekte ve birleştirilen talepler arasında bağlantı varsa bu taleplerin tamamı için özel mahkeme görevlidir -----------Objektif dava birleşmesinde, terditli (basamaklı) davadan farklı olarak, talepler arasında aslilik ve ferîlik ilişkisi yoktur; her bir talep diğerinden bağımsız ve eş değerdedir; tahkikat aşaması, bütün talepler için ortaktır. Bu yüzden objektif dava birleşmesi, usul ekonomisine hizmet eder. Mahkeme, bu talepleri ayrı ayrı değerlendirir, dava şartları her bir talep için ayrı ayrı belirlenir ve dava sonunda vereceği hükümde her bir talebi ayrı ayrı karara bağlar------------Davacı tarafın taleplerinden birinin ihtisas mahkemesi olan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin görev alanına girdiği dikkate alındığında 551 sayılı KHK'nın 146. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davanın Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri bir ihtisas mahkemesi olup, özel bilgi ve uzmanlık gerektiren belirli uyuşmazlıkların çözümü için kurulmuş özel mahkemelerdir. --------Somut olayda; davacı şirket vekilinin dava dilekçesinde birden fazla talep de bulunarak davacı şirket adına kayıtlı ticaret unvanı ile ------- tescilli tanınmış markasına tecavüzün durdurulması ve haksız rekabetin tespiti ile ortadan kaldırılması, men'i ile davalı şirkete ait ticaret unvanının terkini ile markasal kullanımlarının sonlandırılması talebi olduğu ve taleplerininn Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin görev alanına girdiği dikkate alındığında 551 sayılı KHK'nın 146. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davanın Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekmekle aşağıdaki şekilde görevsizlik kararı verilmişitr. ---------------
1.Davanın 6100 sayılı HMK 114/1 - c ve 115/2 maddeleri gereği dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE,
2.Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
3.Görevli ve yetkili mahkemenin -------- Nöbetçi Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi olduğuna,
4.6100 sayılı HMK'nın 20. Maddesi gereğince kararın kesinleşmesine müteakiben iki hafta içinde talep halinde dava dosyasının yetkili ve görevli mahkeme olan --------Nöbetçi Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'ne gönderilmesine, aksi halde aynı madde gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına (kararın tebliği ile ihtarat yapılmış sayılmasına) İlişkin olarak taraf vekillerinin yokluğunda, oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ---- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.31/10/2023