Esas No
E. 2022/1904
Karar No
K. 2023/2620
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Aile Hukuku

7. Hukuk Dairesi         2022/1904 E.  ,  2023/2620 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/1277 E., 2021/1518 K.

KARAR : İstinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması, davanın kısmen kabulü

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 26. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2013/385 E., 2020/332 K.

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından duruşmalı olarak ve katılma yoluyla davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde temyiz eden davalılar adına Avukat ... geldi. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacılar vekili; müvekkillerinin murislerinden intikal eden dava konusu taşınmazda mirasçılardan ...’un payını...'ye temlik ettiğini, davalılardan...'nin ...'un eşi, diğer davalıların ... ve...'nin müşterek çocukları olduğunu, müvekkillerinin davalıların taşınmazda oturmalarına rızalarının olmadığını, 02.07.2013 tarihinde taşınmazı tahliye etmeleri için davalılara ihtarname çekildiğini, davalı ...'nin müvekkillerini zor durumda bırakmak için İstanbul Anadolu 18.

Aile Mahkemesinden 6284 sayılı Kanun kapsamında 6 ay süre ile taşınmazın kendisine tahsisi yönünde koruma kararı aldırdığını, tedbir kararının sona erdiği tarihten itibaren davalıların taşınmaza el atmalarının önlenmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ihtar tarihinden itibaren şimdilik 1.000,00 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili; dava konusu taşınmazın aile konutu niteliğinde olup müvekkillerinden...’nin eşi ...’un payını davacılara sattığından haberi olmadığını, tapu iptali ve tescili davası açılacağını, diğer müvekkilleri... ve ...’un müşterek çocukları olup onlara husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas ve karar sayılı kararı ile; 20. Aile Mahkemesinin 21.03.2017 tarih, 2016/373 Esas, 2017/312 Karar sayılı ilamıyla davaya konu edilen 522 ada 24 parselde davalı ...’un hissesini mirasçı...’a satışına ilişkin işlerin iptaline karar verilerek taşınmazın 3/32 hisse ile ... adına kayıt ve tesciline ve taşınmazda 1. kat 2 numaralı bağımsız bölüme (Hayriye' nin çocukları ile oturdukları) daireye aile konutu şerhi konulmasına karar verildiği, davalı ... ile dava dışı ...' un boşanma kararı kesinleşinceye kadar davalı bu konutta oturma hakkına sahip olup dava tarihi itibariyle de davalı ...'nin evlilik birliği devam ettiğinden davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, mahkemenin kararına gerekçe gösterdiği aile mahkemesi dosyasının tarihinin işbu davanın dava tarihinden sonra olduğunu, her davanın açıldığı tarih itibariyle değerlendirilmesi gerektiğini, davalı ile eşinin boşandığını, boşanma yönünden kararın 11.12.2018 tarihinde kesinleştiğini, dolayısıyla taşınmazın aile konutu olmaktan çıktığını, davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas ve karar sayılı kararı ile; dosya içeriği ve toplanan delillerden, davaya konu taşınmazın 1/2'şer pay oranında ... ve ... adına kayıtlı iken...'nın 18.02.2000 tarihinde ölümü ile 1/2 payın mirasçılarına intikal ettiği, mirasçılardan ...'un 3/32 miras payını 10.07.2013 tarihinde mirasçı...'a satış suretiyle temlik ettiği, mirasçı eş ...'nin de payını mirasçı...'a temliki ile halen taşınmazda 1/2 payın ..., 3/16 payın ..., 3/32 payın ..., 7/32 payın ... adına kayıtlı iken davalı ... tarafından ... ve ... aleyhine 21.10.2013 tarihinde açılan tapu iptal ve tescil davasının sonucunda ... tarafından...'a yapılan satışın iptali ile payın eş ... adına tesciline, taşınmaz kaydına aile konutu şerhi verilmesine karar verildiği, kararın 31.12.2019 tarihinde kesinleştiği, Hayriye tarafından ... aleyhine açılan boşanma davasının kabulüne karar verildiği, kararın 11.12.2018 tarihinde eldeki davada karar verilmezden evvel kesinleştiği, davacılar tarafından davalılara ihtarname gönderildiği, ihtarnamenin muhataba 04.07.2013 tarihinde tebliğ edildiği, sonuç itibariyle davalı tarafın kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan hakkı bulunmadığı, öte yandan her dava açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirileceğinden davalı tarafın kullanımının kötü niyetli kullanım olarak kabul edilemeyeceğinden ecrimisille sorumlu olmayacağı ancak davalı tarafın taşınmazda kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan hakkının bulunmaması nedeniyle el atmanın önlenmesi isteğinin kabulüne karar verilmesi gerektiği, davalı ...’nin eşi ...’dan yargılama sırasında boşanmış olması nedeniyle dava açılmasına sebebiyet vermediği, yargılama giderlerinden sorumlu olmayacağı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne, ecrimisil talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili duruşmalı olarak temyiz isteminde bulunmuş, davacılar vekili katılma yoluyla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

1.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacıların mevcut payları nedeniyle değil ...’dan satın alınan pay nedeniyle dava açtıklarını, tapu iptali ve tescil davasıyla pay tekrar ...’a döndüğünden davacıların davayı devam ettirmekte hukuki menfaatlerinin kalmadığını, dava konusu taşınmazda rızai taksim olup dava konusu 2 numaralı dairenin ...’a ait olduğunu, dava açıldığı tarihte dairenin aile konutu olduğunu, ayrıca eş olmayan diğer davalılar yargılama sırasında reşit olmadığından babalarına ait evde oturabileceklerinden onlara yönelik dava açılamayacağını belirtmiştir.

2.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın yalnız ...’dan alınan paya ilişkin açılmadığını, davacılardan sadece...’un pay satın aldığını, diğer davacıların zaten paydaş olduğunu, dava konusu yerde rızai taksim bulunmadığını, 3 daire olmasına karşın 5 paydaş bulunduğunu, mahkemece el atmanın önlenmesi kararı verilmesi doğru olmakla birlikte davalı kötü niyetli olduğundan ecrimisile hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin de davalılar üzerinde bırakılması gerektiğini belirtmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 nci maddesi .

3.Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekili ve davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Yargıtay duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.