10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/317 E. , 2023/675 K.
"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
...
Taraflar arasında Mahkemesinde görülen menfi tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...' e ait inşaatta 29.07.2011 tarihinde ... isimli kişinin düşmesi sonucu meydana gelen kaza nedeniyle kurum tarafından soruşturma başlatıldığını, soruşturma sonucunda kazanın iş kazası olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin %20 kusurlu bulunduğunu, müvekkiline 17.109,76 TL borç tahakkuk ettiğini, müvekkiline bildirimde bulunmadan emekli maaşından kesinti yapıldığını, kesintinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin inşaatın yapım işini eser sözleşmesi çerçevesinde ...' e verdiğini, müvekkilinin emekli maaşı üzerinden davalı kurum tarafından yapılan kesintinin durdurulmasını, müvekkilinin davalı kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; kurum denetmenleri tarafından yapılan denetim sonucunda yaşanan kazanın iş kazası olduğunun tespit edildiğini, kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğinden davanın reddine karar verilmesini beyan etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 03.12.2015 tarihli ve 2013/1585 Esas 2015/836 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 02.07.2018 tarihli ve 2016/5720 Esas 2018/6237
Karar sayılı Bozma ilamında; davacı vekilinin, kazalının işvereni olmadığına ve olayın kendisi yönünden iş kazası olmadığına ve davanın yasal dayanağının bulunmadığına yönelik iddiası nazara alınarak meydana gelen kazanın 506 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi kapsamında davacı açısından iş kazası olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceği hususunun tespitine yönelik olarak, sigortalıya da husumet yöneltilmesi, davacının kazalının işvereni olup olmadığı ve davacı açısından olayın iş kazası olup olmadığı irdelenmesi, tespitin sonucuna göre davacının işveren sıfatıyla veya 3. kişi sıfatıyla kusurlu olup olmadığı irdelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Dosya konusu olayın, 6331 sayılı Kanunun 3. maddesi (g) bendi ve 5510 sayılı Kanunun 13. Maddesi (a) ve (b) bentlerine göre... Danışmanlık Kimya Sanayi Ve Tic Ltd Şti. Firması adına sigortalısının uğradığı iş kazası olduğu, gerekli tedbirleri almak suretiyle önlenebilecek olaylarda kaçınılmazlıktan söz edilemeyeceği, alınabilecek önlemlerin varlığı ve bunların uygulanabilirliği dikkate alındığında iş kazasının meydana gelişi ile ilgili kazalı ve işveren açısından “kaçınılmazlık” ilkesinin uygulanamayacağı, taraf olan... Danışmanlık Kimya Sanayi Ve Tic Ltd Şti.'in kazanın oluşumunda %60 oranında kusurlu olduğu, davalı ...'in kazanın oluşumunda %20 kusurlu olduğu, kazalı sigortalı ...'in kazanın oluşumunda %20 oranında kusurlu olduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir. Söz konusu raporun usul ve yasaya ve de bozma ilamında belirtilen hususlara uygun olduğu anlaşılmakla olayın iş kazası olduğu da dikkate alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde kendisine ait inşaatın yapım işini eser sözleşmesi çerçevesinde ...'e verdiğini, kazalının aynı zamanda diğer şirket olan... Danışmalık Ltd. Şti.'nde ustabaşı olarak çalıştığını, kaza günü kendilerine ait inşaatta çalışmadığını, kendisine ait malzemeyi almak için ve çalıştığı diğer inşaata götürmek için geldiğini, kendisinin işveren olmadığını, mahkemenin değerlendirmeleri hukuk ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, menfi tespit istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi
3.Değerlendirme
Mahkemece, 10. Hukuk Dairesince verilen bozma kararına uyulmuş ise de, bozma gereğinin tam olarak yerine getirildiğinden bahsedilmesi mümkün değildir. Bozma sonrası yapılan araştırmanın eksik olduğu, bozma gereklerinin yerine getirilmediği, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli olmadığı görülmektedir.
09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda; Mahkeme yönünden o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine bozma kararında açıklanan hukuki esaslar çerçevesinde hüküm kurmak yükümlülüğü doğar.
Husumet dava şartı olup, kamu düzenine ilişkin bulunduğundan, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gereken bir husustur. Davada husumetin yanlış kişiye yönlendirilmesi veya davalı tarafın eksik gösterilmesi halinde dava sıfat yokluğundan hemen reddedilmemeli, belirtilen eksikliğin giderilmesi yönünde bir talebin bulunması ve dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığının anlaşılması halinde, hakim,
HMK’nun 124 üncü maddesinin 4 üncü fıkrasında açıklandığı üzere, karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul ederek, davayı diğer kişilere de teşmil ederek, yargılamaya devam etmelidir. 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124 üncü maddesinde “…maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir…” hükmü uyarınca, davacıya ait işyerinde çalışan olduğu iddia edilen ilgili ... ’a usulüne uygun şekilde husumet yöneltilmeli, göstereceği bütün deliller toplandıktan sonra, tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Somut olayda işbu davada verilecek karar, ihbar edilen ...'in hak alanını ilgilendirdiğinden mahkemece, öncelikle davanın kamu düzenine ilişkin niteliği gereği HMK. 124 üncü maddesi dikkate alınmak suretiyle, ilgili kişilere karşı husumet yöneltmesi için davacıya mehil verilmeli, davacının ve davaya dahil edilen şahısların da göstereceği bütün deliller toplanmalı, gerektiğinde resen de araştırma yapılarak tespitin sonucuna göre davacının işveren sıfatıyla veya 3. kişi sıfatıyla kusurlu olup olmadığı irdelenerek oluşacak kanaate göre karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine, Peşin yatırılan temyiz giderinin istek halinde ilgiliye iadesine,
25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...