4. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/13143
- Karar No
- 2023/21360
- Karar Tarihi
- 20.09.2023
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
4. Ceza Dairesi 2021/13143 E. , 2023/21360 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Afyonkarahisar 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2016 tarihli ve 2015/1099 Esas, 2016/221 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında hayasızca hareketler suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 225 inci maddesinin birinci fıkrası, 62, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca ayrı ayrı 3.000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, adli para cezasının 24 eşit taksitte ödenmesine, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıkların temyiz sebepleri, samimi beyanda bulunduklarına, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, delillerin hatalı değerlendirildiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine, lehe hükümlerin tatbik edilip, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve para cezasının ertelenmesi gerektiği ile resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Evli olan sanıkların, cadde üzerinde, park halinde olan aracın arka koltuğunda cinsel ilişkiye girmeye çalışmaları suretiyle atılı suçu işledikleri, sanıkların ikrar içeren savunmaları, 16.09.2015 tarihli tutanak içeriği ve tüm dosya kapsamıyla Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
1.Olay günü saat 21:00 sıralarında devriye görevi ifa eden polis memurlarının, 16.09.2015 tarihli olay yeri basit krokisine göre dağlık alan önünde bulunan cadde üzerinde, herhangi bir ihbar olmadan, sanıkların içinde bulunduğu park halindeki aracın durumundan şüphelenmelerine binaen davaya konu eylemi tespit etmeleri karşısında, bu aracın içerisinin dışarıdan görülebilir nitelikte olup olmadığının belirlenmesi için olay mahallini aydınlatabilecek durumda sokak lambaları ya da başkaca ışık kaynağının bulunup bulunmadığının tespiti ve tutanak tanıklarının dinlenmesi sonucunda aleniyet unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin kesin bir biçimde belirlenmesinden sonra sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Kabule göre de;
a)17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan hükme bağlanmış ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla basit yargılama usulü yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlenmesi, b. Suç tarihi itibarıyla sabıkasız olan sanıklar hakkında, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanma koşulları usulüne uygun olarak tartışılıp değerlendirilmeden ve sanıkların davranışlarının olumsuz olarak nitelendirilmesine dayanak oluşturan nedenler denetime olanak verecek biçimde gerekçeye yansıtılmadan kanuna uygun olmayan, yetersiz gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.09.2023 tarihinde karar verildi.