1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2022/10666 E. , 2023/5871 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2018 tarih, 2018/11-38 Esas ve 2018/113 Karar sayılı kararı uyarınca ilk derece mahkemesince verilen beraat kararı kaldırılarak istinaf mercii tarafından mahkûmiyet kararı verilmesi suretiyle hüküm türü değiştirildiğinden kararın temyizi kabil olduğu belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ürgüp Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.03.2019 tarihli ve 2018/602 Esas, 2019/288 Karar sayılı kararı ile;
a)Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
b)Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, Karar verilmiştir.
2.... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.06.2021 tarihli ve 2019/2437 Esas, 2021/1739 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik o yer Cumhuriyet savcısının(aleyhe) istinaf başvurusu üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile;
a)Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, aynı fıkranın son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b)Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, aynı fıkranın son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ...'nın Temyiz Sebepleri Olay yerinde olmadığına, mağdurun çelişkili ifadelerine dayanılarak hüküm kurulduğuna, mahkûmiyete dair şüpheden uzak somut delil bulunmadığına, haksız tahrik hükmünün uygulanmamasının hatalı olduğuna, eksik değerlendirme yapıldığına ilişkindir.
B. Sanık ...'nın Temyiz Sebepleri Mağdurun çelişkili ifadelerine dayanılarak hüküm kurulduğuna, mahkûmiyete dair şüpheden uzak somut delil bulunmadığına, haksız tahrik hükmünün uygulanmamasının hatalı olduğuna, eksik değerlendirme yapıldığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Her ne kadar sanıklar hakkında mağdura karşı nitelikli yaralama suçunu işlediklerinden bahisle cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmış ise de sanıkların aşamalarda değişmeyen ve aksi kanıtlanamayan savunmaları ile üzerilerine atılı suçlamaları reddetmeleri, mağdurun 17.07.2018 tarihli beyanında yüzüne ...'nın vurduğunu beyan etmesine rağmen kovuşturma aşamasındaki beyanında yüzüne ...'nın vurduğunu beyan etmesi, mağdurun tanık olarak dinlenen babası
H.C.'nin hazırlık beyanında ...'nın şişe ile vurduğunu gördüğünü beyan etmesine rağmen kovuşturma aşamasındaki beyanında bağrışma duyduğunu, geri döndüğünde çocuğunu kanlar içinde gördüğünü ve ...'in elinde kırık şişenin olduğunu beyan etmesi ve bu şekilde çelişkiye düşmesi, diğer tanıkların kimin vurduğunu görmediklerini beyan etmeleri, mağdurun kovuşturma aşamasında son celsede olay günü alkollü olduğunu, vuranları birebir görmediğini, sadece ismen duyduğunu beyan etmesi, bu haliyle mağdura kimin vurduğunun belli olmaması, mağdurun olay günü sarhoş olması, babası ile ...ve ...'nın daha önce husumetinin bulunması, bu sebeple mağdurun bu kişilerin ismini vermiş olma ihtimalinin bulunması hususları göz önüne alınarak her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı bir delil elde edilemediğinden yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği belirtilmiştir.
2.Sanıkların savunmaları, katılan beyanı, tanıkların anlatımları, mağdurun yaralanmasına ilişkin Nevşehir Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 20.04.2021 tarihli raporu ile Nevşehir Devlet Hastanesinin 16.07.2018 ve 07.08.2018 tarihli raporları, nüfus ve adli sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Olay tarihinde mağdurun, babası H.C ile birlikte alkol aldıktan sonra alkolün etkisiyle daha önce babasının sorun yaşaması nedeniyle ortaya sinkaflı sözlerle bağırmaya başladığı, bunun üzerine sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde birlikte hareket ederek mağduru darp etmeye başladıkları, sanık ...'in eline geçirdiği şarap şişesiyle mağdurun yüzüne vurduğu ve mağduru basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve yüzünde sabit ize neden olacak şekilde kasten yaraladıkları anlaşıldığından sanıkların cezalandırılmalarına karar verildiği belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanık ...'nın adlî sicil kaydında Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.06.2003 tarihli ve 2003/125 Esas, 2003/185 Karar sayılı tekerrüre esas sabıkası bulunduğu halde, sanık hakkında tayin olunan hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 58 ... maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de bu husus aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2.Sanık ...'nın olay yerinde olmadığına, mağdurun çelişkili ifadelerine dayanılarak hüküm kurulduğuna, mahkûmiyete dair şüpheden uzak somut delil bulunmadığına, haksız tahrik hükmünün uygulanmamasının hatalı olduğuna, eksik değerlendirme yapıldığına, sanık ...'nın; mağdurun çelişkili ifadelerine dayanılarak hüküm kurulduğuna, mahkûmiyete dair şüpheden uzak somut delil bulunmadığına, haksız tahrik hükmünün uygulanmamasının hatalı olduğuna, eksik değerlendirme yapıldığına yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan tüm raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemlerin sanıklar tarafından fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, fiil üzerinde ortak hakimiyet kurarak gerçekleştirildiğinin mağdurun olayın hemen sonrasında sıcağı sıcağına alınan ifadesi, bu ifadesi ile uyumlu adli raporu ile saptandığı, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamış, Ancak;
a)5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince temel cezalara hükmedilirken, kati rapor dikkate alınarak meydana gelen zararın ağırlığı nazara alınarak ve aynı Kanun'un 3 üncü maddesindeki cezada orantılılık ilkesi gözetilerek sonuç cezalara etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilememesi,
b)Sanık ...'nın savunması ve tanık M.I.'nın beyanı karşısında, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen haksız tahrik indiriminin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan temel cezaların sonuç cezalara etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi ve haksız tahrik indiriminin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğine ilişkin nedenlerle sanıkların temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.06.2021 tarihli ve 2019/2437 Esas, 2021/1739 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ceza miktarı bakımından sanıkların kazanılmış haklarının dikkate alınmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ürgüp Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.10.2023 tarihinde karar verildi.