4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2012/28996 E. , 2014/26575 K.
"İçtihat Metni"Tebliğname No : 4 - 2010/271737
MAHKEMESİ : Fethiye 3. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 12/03/2010
NUMARASI : 2009/786 (E) ve 2010/184 (K)
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, mühür bozma suçundan verilen karar, itiraz üzerine mahallinde değerlendirildiğinden imar kirliliğine neden olma suçundan kurulan hükme hasren dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 5237 sayılı TCK'nın 184. maddesinin 1. fıkrasında ; "yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapma ve yaptırma", aynı maddenin 2. fıkrasında "yapı ruhsatiyesi almadan başlatılan inşaatlar dolayısıyla kurulan şantiyelere elektrik, su veya telefon bağlantısı yapılmasına müsaade etme", 3. fıkrasında ise "yapı kullanma izni alınmamış binalarda herhangi bir sınai faaliyetin icrasına müsaade etme" fiilleri suç olarak düzenlenmiş olup, yine aynı maddenin 4. fıkrasında, "üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır" hükmü ile, 1. ve 2. fıkralar bakımından maddenin uygulanacağı yerler "belediye sınırları içerisi" veya "özel imar rejimine tabi yerler" biçiminde sınırlandırılmıştır. Yargılamaya konu yerin belediye sınırları içinde olup olmadığı ya da özel imar rejimine tabi olup olmadığına dair dosyada belge bulunmamaktadır.
05.11.2008 tarihli tutanakla inşaatın temel seviyesinde olduğu tespit edilmiş, üçüncü derece arkeolojik sit alanı içinde olması nedeniyle 22.01.2009 tarihli iddianame ile 2863 sayılı Kanun’un 65/b maddesine aykırılık suçundan Fethiye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/95 esas sayılı dosyasında dava açıldığı, sanık hakkında TCK’nın 44. maddesi delaleti ile imar kirliliğine neden olma suçundan 21.05.2009 tarihinde hapis cezası verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, sanığın inşaat faaliyetine devam ettiği tespit edilerek suç duyurusu üzerine yeniden soruşturmaya başlanarak, binanın tamamlanarak iskan edilmesinden ve ilk karardan sonra 04.11.2009 tarihli iddianame ile TCK’nın 184/1. maddesine aykırılık suçundan yeni dava açıldığı, sanığın 09.10.2009 tarihli savunmasında inşaatın bittiğini savunduğu anlaşılmakla; Davaya konu yerin belediye sınırlarında olup olmadığı, özel imar rejimine tabi yerde bulunup bulunmadığı, binadaki inşaat faaliyetinin ne zaman tamamlandığı araştırılarak;
1.22.01.2009 tarihli iddianameden sonra inşaat faaliyetine devam edilerek binanın bitirildiği tespit edilirse, hukuki kesinti nedeniyle eylemin ayrı suç teşkil edeceği,
2.Binanın, 22.01.2009 tarihli iddianameden önce bitirildiği tespit edildiğinde ise; henüz hukuki kesinti oluşmadığından eylemin, bozma kararının (3) nolu bendinde bahsedilen araştırma yapıldıktan sonra belirlenecek tek suçu oluşturacağı, ancak TCK’nın 43/1. maddesi gereğince bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi nedeniyle cezada artırım yapılması gerektiği, önceki davanın kesinleşmiş olması karşısında, o davada hükmolunan temel cezanın TCK’nın 43/1. maddenin uygulanması ile artırılmasıyla yetinilmesi, seçenek yaptırım, erteleme, hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi cezanın tespitinden sonra uygulanacak hukuki kurumlar açısından ise her iki dosyadaki ceza miktarının toplamının, vekalet ücreti yönünden ise tek davanın esas alınması gerektiği gözetilmeden,
CMK’nın 223/7. maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmesi,
3.Binanın yapıldığı yerin, belediye sınırları içinde ya da özel imar rejimine tabi yerlerden olması durumunda ve iddianamede de 2863 sayılı Kanun’un uygulanmasına yönelik bir anlatımın bulunmaması karşısında, anılan Kanuna muhalefet eyleminden suç duyurusunda bulunularak, açılması halinde davalar birleştirildikten sonra;
TCK’nın 44. maddesi gereğince TCK’nın 184/1. maddesinde düzenlenen suç ile 2863 sayılı Kanun’un 65/b maddeleri arasında somut uygulama yapılarak en ağır ceza tespit edilerek uygulamanın ağır olan cezaya göre yapılması, belediye sınırları dışında ya da özel imar rejimine tabi olmayan yerde bulunması durumunda ise binanın üçüncü derece arkeolojik sit alanında olması nedeniyle 2863 sayılı Kanun’un 65/b maddesine göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçelerle hüküm kurulması,
4.Binanın yapıldığı yerin, belediye sınırları içinde kaldığının tespit edilmesi halinde CMK’nın 234. maddesi gereğince ilgili belediyeye davanın duyurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve katılan K.. B.. vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.