19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin fatura alacağı için davalı firma aleyhine ... İcra Dairesi’nin 2023/... esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, bu icra takibine borçlu tarafından kısmi itiraz yapılıp takibin durdurulduğunu, arabuluculuk işlemlerinin ise başarısızlık ile sonuçlandığını, borçlunun itirazının iptali için iş bu davanın açıldığını, dava ve icra konusu alacağın davalının defter ve kayıtların borç olarak kayıtlı olduğunu, münhasır ve tek delil olarak bildirilen davalının ticari defter ve kayıtlarına göre dava miktarı edilen fatura ve cari hesaptan müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunu, davalının fatura ve irsaliyenin kendisine tebliği ile takip eden 30 gün nihayetinde icra takibinden sonra faturayı iade etmeye çalıştığını, gerek yasal düzenleme gerekse icra takibine geçilmesi sebepleri, basiretli tacir düzenlemeleri gereği faturanın icra takibinden sonra iadesinin yasal ve mümkün olmadığını, davanın kabulü ile davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, alacağa ilk takip tarihi olan 19/01/2023 tarihinden itibaren ticari reskont faizi işletilmesine, likit alacağı itirazdan dolayı davalının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından müvekkili şirkete karşı icra dosyasından 175.829,90-TL asıl alacak tutarlı icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirketin davacı tarafa takip tarihi itibari ile KDV dahil 40.000,00-TL borcu bulunması nedeni ile takibin 40.000,00-TL’lik kısmı kabul edilerek ve takip masrafları da eklenerek icra dosyasına ödendiğini, kalan tutara ise itiraz edildiğini, davacı tarafın icra takibi başlattıktan sonra müvekkili şirkete karşı icra takibi başlatmadan evvel 29/12/2022 düzenlenme tarihli, 261.115,30-TL tutarlı bir fatura düzenlendiğini ve bu faturayı icra takibine dayanak olarak gösterdiğini, ancak icra takibine dayanak olarak gösterilen 261.115,30-TL tutarlı fatura müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, müvekkili şirket kayıtlarında işbu faturanın yer almadığını, müvekkili şirketin icra takibinden gönderilen ödeme emri ekinde faturadan haberdar olunca faturaya süresi içerisinde itiraz edildiğini ve faturanın iade edildiğini, ve ödeme tutarına uygun olarak fatura düzenlenerek müvekkiline gönderilmesi gerektiğinin bildirildiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde söz konusu faturanın irsaliye ile birlikte icra takibinden evvel taraflarına tebliğ edildiğini ve süresinde itiraz / iade yapılmadığını iddia etse de bu iddianın gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirketin takip konusu faturadan ödeme emri ekinde kendisine gönderilmesi ile birlikte haberdar olduğunu, davacı tarafından düzenlenen faturanın e-arşiv fatura olduğunu, davalı müvekkilinin ise e-faturaya kayıtlı bir mükellef olduğunu, bu nedenle müvekkili şirkete e-arşiv fatura düzenlenemeyeceğini, düzenlense bile GİB tarafından teslim edilemeyeceğini, fiziki olarak basılıp teslim edilmiş olması gerektiğini, davacı tarafın kendi kendine fatura düzenlemenin, faturanın karşı tarafa ulaştırıldığı anlamı taşıyacağını düşünmekte olduğunu, ancak bu düşüncenin gerçekle örtüşmediğini, davacı tarafın geçmişte müvekkili şirketin yaptığı ödemeler karşılığı fatura düzenlemediğinden resmi defterlere göre davacı taraftan müvekkili şirketin alacaklı olduğunu, ticari defterleri incelendiğinde bu durumun ortaya çıkacağını, vergi usul kanuna göre davacının mal ve gün içerisinde fatura düzenlemesi gerekirken davacının bu yükümlülüğe de uymadığını ve geçmişte şirket muhasebecisi tarafından yapılan ödemeler için fatura düzenlenmesi konusunda uyarıldığını, buna dair whatsapp yazışmalarının dilekçe ekinde olduğunu, yazışmalardan davacı yetkilisinin hem borç miktarının iddia edildiği kadar olmadığını hemde fatura düzenlemediğini ikrar etmiş durumda olduğunu, tüm anlatılanlar ışığında davacı tarafın haksız fatura düzenlediğini, fatura haksız olduğu gibi içeriğinde bildirilen miktarlar, birim fiyatlar, açıklamalar vs de haksız olduğunu, bu nedenle davacının alacak iddiasını, düzenlediği faturayı ve mal teslim iddiasını kabul etmediklerini, huzurdaki davanın itirazın iptali davası olup, ispat yükünün karşı tarafta olduğunu, davacı tarafın mal teslimlerini, iddia edildiği kadar alacakları olduğunu, itirazlarının haksız olduğunu ispat ile mükellef olduğunu, davacı tarafın ticari reeskont faiz talebinin de fahiş olduğunu, bir an için davacının alacaklı olduğunu kabul edilse dahi bu şekilde faiz talep edilemeyeceğini, mahkemeden beyanları doğrultusunda davanın reddini talep ettikleri gibi davacı aleyhine haksız icra takibi nedeni ile %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ettiklerini, haksız davanın reddini, fahiş faiz talebinin reddini, davacı aleyhine alacak tutarının %20’sinden az olamamak kaydı ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
... Vergi Dairesi’ne müzekkere yazılarak Mahkememiz davalısı ... Vergi numaralı ...'nin Aralık 2022'ye ait BA/BS formlarının çıkartılarak Mahkememize gönderilesi istenilmiştir. ... na müzekkere yazılarak Mahkememiz davacısı ... Tc kimlik numaralı ...'un Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının çıkartılarak mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. ... ’na müzekkere yazılarak Mahkememiz davacısı ... Tc kimlik numaralı ...'un Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının çıkartılarak mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
İstanbul Vergi Dairesi müdürlüğüne müzekkere yazılarak Mahkememiz davacısı ... Tc kimlik numaralı ...'un Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının çıkartılarak mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. ... İcra dairesi’ne müzekkere yazılarak 023/... esas sayılı takip dosyasının UYAP sistemi üzerinden bir örneğinin Mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. 11/09/2023 tarihinde SMMM bilirkişisi vasıtası ile bilirkişi raporu alınmıştır.
GEREKÇE
Dava, fatura alacağına ilişkin .... İcra Müdürlüğü’nün 2023/... Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlunun yaptığı itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir. Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde, takibin usul ve yasaya uygun olduğu, yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Davalı borçlunun takibe kısmi itirazda bulunduğu, alacağın 40.000,00 TL’lik kısmını kabul ettiği görülmüştür.
Davacı alacaklı, delillerini davalı tarafın ticari defterlerine hasrettiğini beyan etmiştir. HMK md.222 uyarınca bir tarafın delillerini diğer tarafın ticari defterlerine hasretmesi için, başka bir delile dayanmamış olması, ticari defterlerin usulüne uygun tutulmuş ve birbirine uyumlu olması gerekmektedir. Somut olayda davacı tarafın ticari defterlerin dışında BA formlarına delil olarak dayandığı, tarafların ticari kayıtlarının birbiriyle uyumlu olmadığı ve tarafların ticari defterlerine kaydetmedikleri fatura ve ödemelerin bulunduğu tespit edilmiştir. Bu sebeple tarafların ticari defterlerinin sahibi lehine teşkil etmeyeceği, davacının usulüne uygun olarak delillerini ticari defterlere hasretmediği mahkememizce kabul edilmiştir.
11/09/2023 tarihli bilirkişi raporu uyarınca taraflar arasındaki ihtilafın 29/12/2022 tarihli faturaya dayandığı, faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, ancak BA formunda belirtildiği tespit edilmiştir. Devir bakiyeleri ile ödemeler dikkate alınarak yapılan hesapta davacının, takip tarihi itibariyle 178.771,26 TL alacağının bulunduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; yukarıda açıklanan sebeplerle taraflar arasında ihtilaflı olan 29/12/2022 tarihli fatura her ne kadar davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmasa da BA formuyla bildirilmesi nedeniyle davacının bu faturadan kaynaklanan alacağının doğduğu kanaatiyle, devir bakiyeleri ve ödemeler gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiş, alacağın likit olması sebebiyle %20 oranında icra inkâr tazminatına karar verilmiştir.
Davanın kısmi itirazın iptali istemine ilişkin olduğu gözetilerek takibin devamı hususunda takip bedeli hükme yazılmış ancak yargılama giderleri dava değeri olan 135.829,90 TL üzerinden hesaplamıştır.
1.Davanın kabulüne,
-.... İcra Müdürlüğü’nün 2023/... Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlunun yaptığı itirazın iptaline; takibin 175.829,90 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte devamına,
2.27.165,98 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3.Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 9.278,54-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.440,49-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 7.838,05-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 21.732,78-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafından yapılan; 179,90-TL Başvuru Harcı, 1.440,49-TL Peşin/nisbi Harcı, 3.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 106,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 4.726,89TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığı ancak sarf kararı düzenlenmediği görülmekle; Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecek olan 2023 Yılı Arabuluculuk Asgari Ücret tarifesi uyarınca hesaplanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Sarf kararı düzenlendiğinde; arabuluculuk ücretinin tespit edilenden eksik/fazla olması durumunda bakiye miktarın iadesine ya da tahsiline ilişkin talep halinde işlem yapılmasına
7.Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/11/2023 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)