10. Ceza Dairesi
10. Ceza Dairesi 2021/17275 E. , 2023/7604 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Mardin 5.
Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.11.2019 tarihli ve 2019/134 Esas, 2019/193 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 20 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 41.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10.
Ceza Dairesinin, 12.07.2021 tarihli ve 2020/578 Esas, 2021/723 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık ve müdafinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz talebinin esastan reddi ile hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1.Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Takdiri indirim maddelerinin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık hakkında uyuşturucu madde satışı yaptığına dair istihbari bilgilerin edinildiği, sanığa ait GSM hattına ilişkin iletişimin tespiti kararı alındığı ve yine sanık hakkında üç hafta süre ile teknik araçla izleme kararı verildiği; 25.06.2018 tarihli birinci eylemde sanık ile hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan ve dosyada tanık olarak dinlenen ... ile telefonda görüştükleri, daha sonra buluştukları, sanığın tanığa bir şey verdiği, ...'ın da sanığa para verdiğinin görüldüğü, tanığın sanığın yanından ayrılmasını müteakip durdurulduğu, net 0,31 gram gelen eroini polislere teslim ettiği, tanığın soruşturma aşamasında maddeyi sanıktan aldığını beyan ettiği ve yine sanığı teşhis ettiği, sanık ile tanık arasındaki fiziki takip ile uyumlu iletişimin tespiti tutanakları, tanığın soruşturma aşamasındaki beyanları gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verildiği,
26.06.2018 tarihinde sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan ...ve bir önceki gün yakalanan ... ile telefonda görüştükleri ve olay tarihinde sanığın evinin bulunduğu sitenin teknik araçlarla izlendiği, tanıklar ...ve ...'ın ayrı ayrı sanığın evinin bulunduğu siteden çıkarak sitenin önünde kurulu bulunan pazarın farklı yönlerine gittikleri, tanık .....'nin polisleri görünce kaçtığı ve net 0,26 gram gelen eroini yere attığı, pazarın farklı güzergahında yakalanan tanık ...'in ise net 0,3 gram gelen eroini yere attığı, tanıkların soruşturma aşamasında alınan beyanlarında maddeleri telefon ile irtibat kurdukları sanıktan aldıklarını beyan ettikleri ve sanığı teşhis ettikleri, kovuşturma aşamasında yapılan keşif neticesinde iki ve üç numaralı ara yakalamaların .....,Eğitim Kurumuna 6 metre, çocuk parkına 50 metre mesafede gerçekleştiğinin tespit edildiği, sanık ile tanıklar arasındaki iletişimin tespiti tutanakları, tanıkların soruşturma aşamasındaki beyanları, sanık savunmaları gerekçesiyle sanığın bu ara yakalamalar yönünden mahkûmiyetine karar verildiği,
02.07.2018 tarihinde ise sanık ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hakkında işlem yapılan tanık ....,'nun telefon ile görüştükleri, fiziki takip neticesinde tanık ....'nun sanığın evinin önünde görüldüğü, bu sırada sanığın balkondan sarkıtılan sepetten bir şey alarak araçların arasında bekleyen tanık ....'nun yanına gittiği, ....'nun sanığın yanından ayrıldıktan sonra durdurulduğu ve yere attığı net 0,175 gram eroine el konulduğu, tanığın tüm aşama beyanlarında ele geçen maddenin kendisine ait olmadığını beyan ettiği, sanığın 11.10.2019 tarihli savunmasında ....'nun üzerinde ele geçen uyuşturucunun kendisine ait olduğunu, numune olarak ....'nun söylediği iki kişiye göstereceklerini beyan ederek tevilli ikrarda bulunduğu, sanık ile tanık arasındaki iletişimin tespiti ve fiziki takip tutanağı ve sanık savunmaları gerekçesiyle bu eylem yönünden de mahkûmiyet karar verildiği ve sanığın tüm eylemler yönünden zincirleme suç hükümleri uygulanarak mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği, ancak "Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin "25.06.2018, 26.06.2018, 02.07.2018" yerine, yalnızca "2018" olarak yazılması, mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak kabul edilmiş; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğü" gerekçesiyle eleştirili istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Mahkûmiyete esas alınan 26.05.2018 tarihli eylemi yönünden sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi gerekçesiyle artırım yapılmış ise de; uyuşturucu madde alış verişinin gerçekleştiği yerin sanığın evi olduğu, umuma açık yerlerden olmadığının anlaşılması karşısında sanık hakkında birden fazla nitelikli halin gerçekleştiğinden bahisle alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 12.07.2021 tarihli ve 2020/578 Esas, 2021/723 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinciu fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mardin 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.09.2023 tarihinde karar verildi.