10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2022/1885 E. , 2023/2092 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
...
...
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılardan SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı ... nezdinde direksiyon usta öğreticisi olarak 01.01.1991 - 01.02.2002 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitine ve sigorta başlangıç tarihinin 01.01.1991 tarihi olduğuna karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP Davalı işveren davaya cevap vermemiştir.
Davalı ... duruşmadaki beyanında; "Bilirkişi raporunu inceleyip beyanda bulunmak için süre verilsin, ayrıca davacı bizim her işimize koşturan emektar çalışanımızdır. Davacı bizim çalışanımızdı. Ben sigortasının olmamasına da çok şaşırdım. Benim o dönemde çok işim olduğu için işi muhasebe müdürüme devretmiştim. O dönemden sonra yangın çıkmıştı. Belgelerin çoğu yanmıştı. Nasıl olur da davacı görünmüyor kayıtlarda anlamıyorum. ...Turizm AŞ. de bizim şirketimizdi. Ben davacının her türlü hizmet tespitinden kaynaklanacak külfetine razıyım, çok fena üzüldüm büyük bir haksızlık olacaktır. Davacı 1990 yılından itibaren bizde çalıştı. Davacı hangi tarihleri veriyorsa o doğrudur. Onun dürüstlüğüne çok güvenirim. Davacı iyi niyetli ve çalışkan olduğu için herhangi bir sevkte almadı, hastaneye de gitmeden çalıştı. Hakkını da aramadığı için bu duruma düştü. Yaklaşık 10 yılı yakın davacı bizde çalışmıştır. Belki daha fazlada olabilir. Bizim çok sayıda şirketimiz olduğundan ben takip edemedim." şeklinde ifade vermiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.11.2012 tarihli ve 2011/729-2012/1207 E.K. sayılı kararıyla; hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine Dairemizin 10.09.2013 günlü ve 2013/372 - 2013/15885 E.K. sayılı ilamı ile; somut olayda, davacı tarafından Özel ...Motorlu Taşıtlar Sürücü Kursundaki 01.01.1991 ilâ 01.02.2002 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitinin talep edildiği, mahkemece, Kuruma resmi bir bildirim yapılmadığından ve dava tarihi itibariyle 5 yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de; davacının hizmet cetvelinde, talep dönemi içinde çalışmasının olduğu ...Tur. Tic. A.Ş isimli işyeri bulunduğu, tanık beyanlarında ...şirketinin bünyesinde sürücü kursu açıldığına yönelik beyanlar bulunduğu gözetildiğinde, davalı işveren ilgili Milli Eğitim Müdürlüğünden tespit edilmeden, işyeri sicil dosyası ve davacının şahsi sicil dosyası Kurumdan celbedilip, davacının çalışmalarına ilişkin Kuruma bildirim yapılıp yapılmadığı şüphe uyandırmayacak şekilde tespit edilmeden, hak düşürücü sürenin irdelenmesinini eksik araştırma ve incelemeye dayalı olduğu belirtilerek, davacının çalışma iddiasına konu sürücü kursunun kime ait olduğu Milli Eğitim Müdürlüğünden tespit edilmeli; davalılar dışında bir işveren tespit edilmesi halinde HMK'nın 124 üncü maddesi uyarınca yöntemince husumet yöneltilmeli; işverene ait işyeri sicil dosyası ve davacıya ait şahsi sicil dosyası davalı Kurumdan celbedilerek, sigortalı hakkında düzenlenen ise giriş bildirgesinin bulunup bulunmadığı, yasal hak düşürücü süre içinde Kuruma intikal ettirilip ettirilmediği veya işyerinde davacının çalışmalarına ilişkin olarak Kurum yoklama memuru veya müfettiş tespiti olup olmadığı araştırılmalı ve sonucuna göre hak düşürücü irdelenmeli, şeklindeki gerekçeyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 05.04.2016 tarihli ve 2013/591 - 2016/220 E.K. sayılı kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu toplanan delillere göre; davacının davalı ...'ın sahibi olduğu ve aynı grup içindeki işyerlerinde eğitmen ve idari personel olarak çalıştığı, çalışmasının fiili ve gerçek olduğu, ...Turizm şirketinde sigorta kaydının bulunduğu, gelen yazı cevapları, tanık beyanları ve davalının bizzat kendi beyanından anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ile; davacının 01.01.1991 yılında sigortasız olarak dava dosyasında geçen şirketlerde çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.
C. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılardan SGK vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 20.02.2018 günlü ve 2017/5656 - 2018/1201 E.K. sayılı ilamı ile; somut olayda, davalı ... Turizm Tic. ve San. A.Ş.'nin ticaret sicilinden 31.07.2013 tarihinde re’sen terkin edildiği, bu durumda, taraf ehliyeti bulunmayan şirket aleyhine karar verildiği anlaşılmış olmakla, davalı şirket hakkında ihya yapılması için yasal prosedür işletilmek suretiyle ihyasına dair karar alındıktan sonra, usulüne uygun şekilde taraf teşkilinin sağlanması ve sonrasında karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve infazı mümkün olmayacak şekilde, karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek, hüküm bozulmuştur.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 25.06.2019 tarihli ve 2018/112 - 2019/373 E.K. sayılı kararı ile; usul ve yasaya uygun bozma ilamına uyulmasına karar verilerek, bozma kararı doğrultusunda ... Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/531-2018/1254 E.K. sayılı dosyasında şirketin ihyasına ilişkin kararın ve kesinleşme şerhinin dosyasa sunulduğu, araştırılacak başka hususun kalmadığı görüldüğünden, davanın kısmen kabulü ile; davacının 01.01.1991 yılında sigortasız olarak dava dosyasında geçen şirketlerde çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılardan SGK vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; dava dilekçesinde, davacının 1991 yılı ile 2002 tarihleri arasında çalıştığının, hizmetinin tespiti ile eksik sigorta primlerinin davalılar tarafından yatırılması istendiği halde, mahkemece 1991 tarihinde davacının işe girişinin tespitinin yapıldığını, davacının davalılar nezdinde çalıştığına ilişkin resmi kayıtların celbedildiğini, davalı ... ve şirket ortağı olan eşinin beyanının alındığı, adı geçenlerin beyanlarında davacının kendi firmalarında belirtilen tarihlerde çalıştığını açıkça kabul ettikleri nazara alındığında, davanın tam kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. Davalı ... vekili; eksik inceleme ile verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının davalılar nezdinde hizmet akdine dayalı olarak 01.01.1991 – 01.02.2002 tarihleri arasında çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 01.01.1991 olduğunun tespitine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
3.Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26 ncı maddesi uyarınca; "Hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Aynı Kanun'un 294-301 maddelerinde ise mahkeme kararlarının nasıl olması gerektiği belirlenmiştir. Bu düzenlemelere göre Mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdirir. Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar, hükümdür. Yine aynı Kanun'un 297 nci maddesinin (2) nci fıkrasında “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir,” hükümleri öngörülmüş olup, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması, zorunludur.
3.Değerlendirme
1.İnceleme konusu eldeki davada, davacının, davalılar nezdinde direksiyon usta öğreticisi olarak 01.01.1991 - 01.02.2002 tarihleri arasında geçen çalışmalarının ve sigorta başlangıç tarihinin 01.01.1991 tarihi olduğunun tespitini istediği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulü ile; davacının 01.01.1991 yılında sigortasız olarak dava dosyasında geçen şirketlerde çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de, tespiti istenen dönem bakımından, işverenlerin ve işyeri sicil numaralarının hüküm fıkrasında ayrı ayrı gösterilmesi gerekirken, davacının hangi işveren yanında ne kadar süre çalıştığı net olarak tespit edilmeden, her bir işveren nezdinde geçen çalışmalar ayrıştırılmadan, infaza elverişli olmayan şekilde hüküm kurulması Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 nci maddesine aykırılık teşkil ettiğinden usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerekmektedir.
2.Mahkemece yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca yapılacak değerlendirme sonucu hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının sair hususlar incelenmeksizin yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Peşin yatırılan temyiz giderinin ilgiliye iadesine,
07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...