8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2021/4700 E. , 2023/7943 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık ...'in, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığında 15.06.2014 tarihinde alınan ifadesinden sonra tutuklamaya sevk edildiğinde, İstanbul 2. Sulh Ceza Mahkemesindeki sorgusunda, Cumhuriyet Başsavcılığında verdiği adresten farklı olarak "... Avcılar" adresini verdiği, böylece sanığın bilenen en son adresinin sorguda bildirdiği adres olduğu ancak, yokluğunda verilen kararın bu adresten farklı bir adrese tebliğ edildiği bu hali ile yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu anlaşılmakla, usulsüz tebliğ nedeniyle sanık müdafinin temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü ve mahkemece verilen temyiz isteminin reddine ilişkin 07.06.2016 tarihli ek karar kaldırılarak inceleme yapılmıştır.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanıklar hakkında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 05.12.2014 tarihli iddianamesiyle, parada sahtecilik suçundan cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2.İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.01.2016 tarihli kararıyla, sanıklar hakkında parada sahtecilik suçundan, 2 yıl 6 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve sanık ...'in cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ...
müdafinin temyiz isteği; tayin olunan ceza miktarının fazla olduğuna, yapılan tebligatın usulsüz olduğuna böylece savunma hakkının kısıtlandığına, sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddenin ikinci fıkrası veya üçüncü fıkrası kapsamında değerlendirilebileceğine ilişkindir.
B. Sanık ...'in temyiz isteği;
somut bir nedene dayanmamaktadır. III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sahte para ile alışveriş yapıldığının ihbarı üzerine, polis tarafından sanık ... ve temyiz dışı sanıklar ... ve ...'nın içinde bulunduğu ve sanık ...'in sürücüsü olduğu araç cadde üzerinde durdurulduğunda, aracın vites kolundan 2 adet, torpido gözünden 14 adet sanık ...'dan 1 adet ve müştekiden aldıkları pasta karşılığı verdikleri sahte para da dahil olmak üzere toplam 3.600,00 TL değerinde 18 adet sahte 200,00 TL'nin ele geçirildiği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden;
Sanık ...'in sorgusunda bildirdiği adresinin en son bildirdiği adresi olduğu, Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesi uyarınca, tebligatın bu adrese yapılması gerektiği ancak sanığın yokluğunda verilen kararın bu adresten farklı bir adrese yapıldığı böylece tebliğ işleminin usulsüz olduğu anlaşılmakla, tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
B. Sanık ...
Müdafii ile Sanık ...'in Temyiz Talepleri Yönünden;
1.Dosya kapsamında yer alan, 14.06.2014 tarihli olay tutanağı, T.C. ... Bankasından alınan 19.06.2014 tarihli rapor, müştekinin beyanı ile sanıkların ikrara yönelik savunmaları birlikte değerlendirildiğinde, sanıklar ve temyiz dışı diğer sanıkların fikir ve eylem birliği içinde, sahte olduğunu bildikleri suça konu paralar ile müştekiye ait işyerinden alışveriş yaptıkları, başka bir işyerinden de alışveriş yapacakları sırada verdikleri paranın sahteliğinin anlaşılması üzerine ihbar edildikleri ve yakalandıklarında bulundukları araçtan diğer sahte paraların da ele geçirildiği böylece sahteliğini bildikleri paraları tedavüle koyarak üzerlerine atılı suçu işledikleri tespit olunmakla, Mahkemece verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Ele geçen sahte para miktarı, meydana gelen zararın ağırlığı ve suç işleme kastının yoğunluğu gözetilerek temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, sanık ...'in bu yöndeki temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... ve sanık ... müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.01.2016 tarihli kararında sanık ... ve sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... ve sanık ... müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.10.2023 tarihinde karar verildi.