Esas No
E. 2021/13156
Karar No
K. 2023/21718
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

4. Ceza Dairesi         2021/13156 E.  ,  2023/21718 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/725 E., 2016/89 K.
SUÇ: Hakaret
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Mersin 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2015/725 Esas, 2016/89 Karar sayılı kararıyla,

1.Sanık ... hakkında hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,

2.Sanık ... hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 62 ve 51 inci maddeleri uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri, kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna ve sanık lehine bozulması gerektiği ile resen belirlenecek hususlara ilişkindir.

2.Katılan vekilinin temyiz sebepleri, kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna, sanık ...'nin eyleminin sabit olduğuna, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması gerektiğine, aynı suçtan başka dosyalarının bulunduğuna, sanık tarafından söylenen sözlerin hakaret niteliğinde olduğuna, tanık anlatımları, katılan beyanı, görüntü kayıtları ve tutanakların Mahkemece delil olarak kabul edilmediğine ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Sanık ...'ın evde olay çıkarıp kafasını duvara vurması nedeniyle yaralanmış olması ve başka bir olay kapsamında ifadesinin alınması da gerektiğinden rapor tanzimi ve tedavi için emniyet görevlileri tarafından hastaneye getirildiği, alkolün etkisiyle sanığın, ailesine yönelik küfürlü sözler söylediği, hastane acil servisinde görevli doktor olan katılan sanık ...'nin sanığa doğru yönelmesi ve olayı sorması üzerine sanığın, katılan sanığa yönelik sinkaflı küfür ederek hakarette bulunduğu; kendisine ağır hakaret edilmesine tepki gösteren katılan sanığın, polis memurlarından, sanığı dışarıya çıkartarak sakinleştirilmesini istemesi üzerine katılan sanık ile polis memurları arasında çıkan tartışmada katılan sanığın, baş polis memuru olan katılan ...'e yönelik "Terbiyesizlik yapmayın, bunu dışarıya çıkartın." demek suretiyle hakaret ettiğinden bahisle açılan kamu davasına ilişkin olarak da bu sözlerin hakaret suçunu oluşturmadığı ve katılan sanığın suç işleme kastıyla hareket etmediği; sanık savunması, katılan ve katılan sanık beyanı, tanıklar G. A., Ş. N., A. A., M. B., S. G. ve H. Ş.'nin anlatımları, olay tutanakları, katılan ve polis memuru olan tanıkların görev listesi, Eylül 2015 tarihli acil servis nöbetçi hekim listesi, CD çözüm tutanağı ve tüm dosya kapsamıyla Mahkemece kabul olunmuştur.

IV. GEREKÇE

A. Sanık ...

Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Sanık savunması, katılan beyanı, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamıyla, atılı suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanık ...

Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, sanığın, bozma sebepleri dışındaki temyiz sebepleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;

1.5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin oluşabilmesi için, olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, somut olay kapsamında hakaret eyleminin acil servisin hangi bölümünde gerçekleştiğinin belirlenmesi ve aleniyet unsurunun ne suretle oluştuğunun tartışılıp değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve yetersiz gerekçeyle sanığın cezasında anılan Kanun maddesi uyarınca artırım yapılması,

2.(1) numaralı bozma sebebine göre hakaret suçunun aleni bir yerde işlenmediğinin kabul edilmesi halinde, 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'u ve Bazı Kanun'larda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde basit yargılama usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, Hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

A. Sanık ...

Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, Yerel Mahkemenin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık ...

Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.09.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.