10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/4938 E. , 2023/7112 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gediz Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Taraflar arasındaki hizmet tespiti istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının inşaat işçisi olarak 01.06.2005 - 15.12.2010 tarihleri arasında davalı ... nezdinde çalıştığını, diğer davalı şirketin davacı hakkında 26.05.2010 tarihli işe giriş bildirgesi verdiğini ancak başka herhangi bir işlem yapmadığını ve primde ödemediğini, davalılar arasında organik bağ bulunduğunu belirtmek sureti ile davacının anılan tarihler arasında davalılar nezdinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davacı ile müvekkili arasında hizmet akdine dayalı bir ilişki bulunmadığını, davacının inşaat işçisi değil, parke ustası olduğunu, davalının iş hacminin 2005 yılından 2009 yılına kadar başka bir işçi çalıştıracak kadar geniş hacimli olmadığını, 2009 yılından sonra iş kapasitesinin büyüdüğünü ve yetişemediği parke döşeme işlerini günlük yevmiye karşılığı veya piyasada götürü usulü denilen usul ile piyasada serbest çalışan ustalara yaptırmaya başladığını, belirli bir kişinin yanında tam zamanlı çalışan biri değil kendi nam hesabına piyasada çalışan bir usta olan davacıya da sadece 2007, 2008, 2009 ve 2010 yılları içerisinde parça parça toplam yaklaşık 130 veya 140 gün civarı günlük yevmiye karşılığı parke döşeme işi yaptırdığını, diğer davalı şirket ile müvekkili arasında hukuki ve organik bağ bulunmadığını, sadece bu şirketin ortaklarından birisinin davalının ağabeyi olduğunu, davacının daha sonra kendisine ait bir iş yeri açtığını belirtmek sureti ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı Arima Mimarlık Dek. İnş. Ltd. Şti. vekili, cevap dilekçesinde özetle; davacının beş yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davacı ile davalı şirket arasında hizmet akdi iş ilişkisi bulunmadığını, davacının inşaat işçisi değil parke ustası olduğunu davalı şirketin üstlenmiş olduğu otel işinin parke işlerini davacıdan yapmasını istediğini, davacının da yaklaşık 10 gün ve günlük yevmiye karşılığında ücretli olarak çalıştığını, bu işleri yaparken ayrıca başka yerlerden de iş aldığını, davacı ile davalı arasındaki ilişkinin istisna akdi ilişkisi olduğunu, davalı şirketin; Sosyal Güvenlik Kurumu ... Sigorta İl Müdürlüğüne verdiği dilekçesi ile 30.09.2010 tarihinden itibaren bünyesinde işçi çalıştırmayacağını belirterek dosyasının kapatılmasını talep ettiğini, davalı şirket ile diğer davalı arasında hukuki ve organik bağ bulunmadığını belirtmek sureti ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Feri müdahil Kurum vekili, sözlü beyanlarında özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Davalı ... yönünden; 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açıldığı, diğer davalı şirket yönünden ise; işveren sıfatı bulunmadığı gerekçeleri davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde özetle; davacının 01.06.2005 - 15.12.2010 tarihleri arasında davalı ...'a ait Altuğ Parke ünvanlı iş yerinde kesintisiz olarak çalıştığını ve ücretini elden her ay düzenli olarak aldığını, davacının bu süreç içerisinde kendi nam ve hesabına bağımsız bir çalışmasının söz konusu olmadığını, davacının; ... adına çalışmakta iken diğer davalı şirketin Gediz'de bina inşa ettiğini, söz konusu şirketin sahibinin, davalı ...'un abisi olduğunu, davacının; binanın tüm laminant parke işini davalı ... namına 04.09.2009 - 30.06.2010 tarihleri arasında tamamladığını, bordro tanıklarından ... dışında hiç birisinin davacı ile tam olarak birlikte mesai yapmadıklarını, davacı ile birlikte çalışan tanıkların beyanlarına itibar edilmesi ve bu nedenle bordro tanığı ... ve tanıklar ..., ..., ... ve ...'ın beyanlarının hükme esas alınması, davalılar arasında ortaklık veya asıl - alt işveren ilişkisi bulunduğunun ve müşterek ve müteselsil sorumlu olduklarının kabul edilmesi gerektiğini, davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İstinaf gerekçeleri ile kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu madde hükümleridir.
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.