12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2021/8803 E. , 2023/3529 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacılar vekili 24.11.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilin ...'nın eşi ve diğer davacıların babası olan ölen ...'nun 07.10.2011'de tutuklandığını, 25.07.2012 tarihinde tahliye olduğunu, yapılan yargılama sonunda beraat ettiğini, söz konusu kararın kesinleştiğini, murisin dava açma hazırlığı yaparken 16.05.2016 tarihinde öldüğünü, murisin aracına 45 gün süreyle el konulduğunu ve yediemin ücreti ödemek zorunda kaldığını, nakliyeci olan murisin çalışamadığından maddi zararı olduğunu, manevi zarara uğradığını, bu nedenle 40.000,00 TL maddi tazminat 20.000,00 TL manevi tazminatın beraat kararının kesinleşmesi tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini, talep etmiştir.
2.Davalı temsilcisi 23.12.2016 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacıların dava açma ehliyeti bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, kaldı ki murisin kendi olumsuz davranışları ile tutuklanmasına neden olduğunu, talep edilen tazminatın sebepsiz zenginleşmeye neden olmaması gerektiğini, davanın süresinde açılmadığını, öne sürmüştür.
3.Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2017 tarihli ve 2016/417 Esas, 2017/149 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
4.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 25.12.2017 tarihli ve 2017/3557 Esas, 2017/3726 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacılar vekilinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.11.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacılar vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasını talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacılar vekilinin temyiz talebi; İstinaf mercinin usul ve yasaya aykırı karar verdiğine, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğine, ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tazminat davasının dayanağını oluşturan Dargeçit Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/64 Esas, 2016/105 Karar numaralı dosyası kapsamında davacının, 11.10.2011 – 25.07.2012 tarihleri arasında tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda davacı hakkında beraat kararı verildiği, kararın henüz kesinleşmediğini, 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci bendinde "Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir." amir hükmünü düzenlediği ve böylece davacı tarafından açılan koruma tedbiri nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasının, kararının kesinleşmediği anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE
Tazminat davasının dayanağını oluşturan Dargeçit Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/64 Esas, 2016/105 Karar numaralı dosyası kapsamında davacıların murisi suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve kamu kurum ve kuruluşları hakkında hırsızlık suçlarından, 11.10.2011 – 25.07.2012 tarihleri arasında 288 gün tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda beraat kararı verildiği, kararın inceleme sırasında 03.06.2021 tarihinde kesinleştiği, davacıların talebinin 5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında olduğu anlaşılmıştır.
Davacılar vekilinin temyiz istemi yönünden;
Muris ...'nun 16.05.2016 tarihinde vefat ettiği, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre koruma tedbirleri nedeniyle dava açma hakkının kural olarak zarar görene ait olduğu, bu hakkın mirasçılara intikalinin ancak zarar görenin ölmeden önce dava açması veya dava açma iradesini açıkça izhar etmesi durumunda mirasçılara intikal edeceği, mirasçıların bu şartlarda açılmış davaya devam edebilecekleri veya dava açabilecekleri anlaşılmakla, mirasçı olan davacılar tarafından açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedileceği, somut olayda da davalının davayı vekili aracılığıyla takip edip davanın reddi kararı verildiğinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 25.12.2017 tarihli ve 2017/3557 Esas, 2017/3726 Karar sayılı kararında davacılar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2023 tarihinde karar verildi.