8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2021/2839 E. , 2023/7687 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 10.02.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesi uyarınca dava açılmıştır.
2.İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3 yıl hapis ve 400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; Herhangi bir nedene dayanmamıştır. III. OLAY VE OLGULAR
1.Dava konusu olay, sanığın muhafaza ettiği sahte paraları tedavüle koyduğu iddiasına ilişkindir.
2.Mağdurun, tablo dükkanına gelen sanığın beğendiği iki adet tablo için kendisine ayrı ayrı verdiği iki adet 100,00 TL'lik banknotların sahte olduğunu anlayınca verdiği para üstlerini ve tabloları geri alıp cadde üzerinde bulunan polislere "sahte para var" diye seslendiğini belirterek müracaatta bulunduğu belirlenmiştir.
3.23.03.2015 tarihli tutanak ile yakalanan sanığın yapılan kaba üst aramasında pantolonunun sağ arka cebinden beş adet 100,00 TL'lik banknot ele geçirildiği belirlenmiştir.
4.Türkiye Cumhuriyeti ... Bankası İstanbul Şubesinin 20.01.2016 tarihli Sahte Banknot / Efektif / Değerli Kağıt İnceleme ve Değerlendirme raporu ile 4 adet A525 785 699 ve 3 adet A548 956 016 seri numaralı 100,00 TL'lik banknotların sahte olduğu, aldatma kabiliyetinin olduğu, yapılışındaki özen ve ustalık derecesi nedeniyle sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılamayacağı, para destesi veya paketi içinde yer alması durumunda sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılmasının mümkün olmadığı, uzmanlarca veya veznedarlar gibi para işinin bir parçası olan insanlarca sahte olduğunun anlaşılacağı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Mağdurun anlatımı, kolluk tutanağı, ... Bankası raporu ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın birden fazla sahte parayı aynı anda tedavüle koyup yine birden fazla sahte parayı üzerinde muhafaza ettiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3.Sanık hakkında kurulan hükümde, tekerrüre esas alınan geçmiş hükümlülüğüne konu cezanın kesin nitelikte olması nedeniyle, 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi uyarınca tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.03.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin dördüncü fıkranın çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.10.2023 tarihinde karar verildi.