12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2020/4919 E. , 2023/3859 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Karşıyaka 7.Asliye Ceza Mahkemesinin, 17/05/2016 tarihli ve 2016/266 Esas, 2016/298 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin altınca fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin altı ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 24/09/2020 tarihli ve 2016/283701 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz sepepleri;
1.Meydana gelen netice bakımından kusuru olmamasına rağmen eksik inceleme ile sanık hakkında beraat yerine mahkumiyet kararı verilmesinin ve verilen kararda lehe hükümlerin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna,
2.Diğer temyiz sebeplerine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Yerel Mahkemenin Kabulü;
Sanığın sevk idaresindeki açık kasa kamyonetiyle eve doğru giderken Karşıyaka 7402 Sokağa geldiği, arkadaşı ...'i görüp selam verdiği, ...'in de selam vermesi üzerine durduğu, aracından inmediği, ...'in durmakta olan aracın yanına geldiği, bu şekilde kısa bir süre sohbet ettikleri, daha sonra vedalaştıkları, sanığın aracını tekrar hareket ettirdiği, bu sırada tekerleklerinin bulunduğu yere gelen 2 yaşındaki çocuğun tekerleklerin altında kaldığı, yaralı çocuğu hastaneye götürdüğü ancak çocuğun öldüğü, belirtilmiştir.
2.Sanık sürücü aşamalardaki savunmalarında, yol üzerinde seyri esnasında tanıdığı ...'i görünce yol kenarına yanaşıp yarım dakika kadar sohbet ettiklerini akabinde yola devam etmek için harekete geçtiği sırada tekere bir şeyin takıldığını fart ettiğini ve inip baktığında ölen küçüğü gördüğünü, harekete geçmeden önce dikiz aynalarından yolu kontrol ettiğini meydana gelen olayda kusurunun bulunmadığını beyan etmiştir.
3.Katılanlar kovuşturma aşamasında dinlendikleri celse sanıktan şikayetçi olmadıklarını beyan etmişlerdir.
4.Tanık sıfatı ile aşamalarda dinlenen ölen küçüğün dayısı olan ..., olay günü yolda ayakta beklerken ...'i arabayla geçerken gördüğünü, selam verdiğini, yanında durduğunu, sohbet ettiklerini, vedalaştıklarını, tam yolun karşısına geçtiği sırada bir çığlık duyduğunu, dönüp baktığında kız kardeşinin oğlu olan ...'ı arabanın tekerinin altında gördüğünü, beyan etmiştir.
5.Dosyada mevcut bulunan kaza tespit tutanağında, tutanak içeriğinin oluşturulması sırasında sanık beyanları esas alındığından kusur dağılımı yapılamadığı belirtilmiştir.
6.Soruşturma aşamasında dinlenen trafik bilirkişisi polis memurunun 10/04/2016 tarihli mütalaasında, duraklama sonrasında yönetimindeki kamyonetle seyir haline geçerken yeterince dikkat ve özeni göstermediği ve bu haliyle yönetimindeki kamyonetini seyir haline geçirdiğinden sanık sürücünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 67 maddesinde ve yine aynı kanunun 84 maddesinde belirtilen asli kusurlardan manevraları düzenleyen genel şartlara uymama kuralını ihlal ettiğinden meydana gelen trafik kazasında asli derece kusurlu olduğu, ölen küçüğün ise ... yolu üzerinde çocukluğunun da vermiş olduğu özellik gereği aracın sağ arka tekerlek kısımlarına yönelme yaptığı ve bu eylemiyle de 2918 sayılı Kanun'un 68/1-b-c maddesi ile 138/1 maddesi düzenlemelerini ihlal ettiğinden tali derecede kusurlu olduğu görüş ve kanaati belirtilmiştir.
7.Ölen şahsın kesin ölüm sebebini belirleyen, Adli Tıp Kurumu İzmir Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesinin 04/05/2016 tarihli raporunda, "Kişinin ölümünün genel beden travmasına bağlı çok sayıda kot, sternum kırıklarıyla birlikte iç organ laserasyonlarından gelişen iç kanama sonucu meydana gelmiş olduğu ..." bildirilmiştir.
8.Sanık ...'e ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
Yerel mahkeme kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır. Mahkemenin sanık hakkında TCK'nın 50 maddesinin uygulanmama gerekçesinin, dosya kapsamı ile uyumlu ve yasal gerekçeyi içermesi karşısında tebliğnamenin bu yöndeki bozma isteyen düşüncesine iştirak edilmemiştir.
A. I-Sanık müdafiinin, meydana gelen netice bakımından kusuru olmamasına rağmen eksik inceleme ile sanık hakkında beraat yerine mahkumiyet kararı verilmesinin ve verilen kararda lehe hükümlerin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden,
Olay ve olgular kısmında yer verilen bilirkişi raporu ile meydana gelen kazada asli kusurlu bulunan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin altınca fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin altı ay süre ile geri alınmasına ilişkin esas mahkemenin kararı hukuka uygun bulunmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
A. II-Diğer temyiz sebepleri yönünden,
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün A.I ve A.II numaralı maddelerinde açıklanan nedenlerle Karşıyaka 7.Asliye Ceza Mahkemesinin, 17/05/2016 tarihli ve 2016/266 Esas, 2016/298 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.10.2023 tarihinde karar verildi.