12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2021/6533 E. , 2023/3986 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; 6100 sayılı Kanun’un 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği hükmün temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.
Davacı vekili 14.05.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan 11.01.2017 tarihinde gözaltına alındığı, 20/01/2017 tarihinde Kocaeli 1. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2017/66 sorgu numaralı kararı ile tutuklandığı, hakkında Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde kamu davası açıldığı, 21.11.2017 tarihinde hakkında adli kontrol kararı verilerek tahliye edildiği, 28.02.2018 tarihinde hakkında beraat kararı verildiği, gözaltında ve tutuklu kaldığı süre zarfında maddi-manevi mağdur olduğu, Kasım 2017 tarihinde müvekkilinin açığa alındığını ve maaşının 1/3 oranında ödendiği, müvekkilinin sağlığının bozulduğu, psikolojik olarak yıprandığı, akrabalarının düğün ve cenazelerine katılamadığı, lojmandan çıkarıldığı, KHK ile görevine iade edildiği, fakat tutuklu kaldığı döneme ilişkin maaşlarını ve sosyal haklarını alamadığı, müvekkilinin bankadan çektiği kredileri ödeyemediği, borçlandığını, kendi adına alıp oğluna devrettiği arabasını satmak zorunda kaldığını, oğlunun dershane ücretini ödemesine rağmen oğlunun çalışmak zorunda kalması sebebi ile dershaneden atıldığını, dershane ücretinin boşa gittiği, OYAK hak sahipliği ve üyeliğinden çıkarıldığı, cezaevinde bir takım harcamalar yapmak zorunda kalmasıı, beylik tabancasına ve silahına el konulduğunu ve bu nedenlerle maddi zararlarının bulunduğu iddiası ile haksız gözaltı ve tutukluluk sebebi ile ortaya çıkan zararların tazmini için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500.000,00 TL maddi ve 1.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... hazinesinden tahsiline, tüm yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin davalı hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili 04.06.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresi içinde açılmadığını, istenilen tazminat miktarının haksız ve fahiş miktarlı olduğunu, sebepsiz zenginleşmeye sebep olacak nitelikte olması nedeniyle davanın reddine, yargılama gideri ve ücreti vekâletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.12.2018 tarihli ve 2018/107 Esas, 2018/121 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4.Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 22.02.2019 tarihli ve 2019/166 Esas, 2019/170 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 25.09.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz talebinin esastan reddi görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri
1.Davacının taşınması sebebiyle uğradığı zararların, kredi kartı borçlarının, başkalarından aldığı borçların, aracını satması sebebiyle uğradığı zararların, oğlunun dershaneye gidememesinden kaynaklı zararların, OYAK kar payının ve iptali sebebiyle uğranılan zararların, cezaevi giderlerinin maddi tazminat kapsamında kabul edilmesi gerektiğine,
2.Davacıya ait silahın müsadere edilmesi sebebiyle uğranılan zararın giderilmesi gerektiğine,
3.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna,ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacı ...'ın Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/274 Esas 2018/121 karar sayılı dosyasında 'Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma' suçundan 11/01/2017 – 20/01/2017 tarihleri arasında gözaltında kaldığı, 20/01/2017 – 21.11.2017 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, 28.02.2018 tarihinde hakkında beraat kararı verildiği, kararın 09/03/2018 tarihinde kesinleştiği, davanın CMK'nın 142. maddesi uyarınca süresi içinde açıldığı ve davacının ikamet ettiği adres itibariyle mahkemenin yetkili olduğu tespit edilmiştir.
Tazminata konu dava dosyasına ilişkin gözaltı giriş ve çıkış formu, sorgu zaptı, gerekçeli karar ve kesinleşme şerhi ilgili mahkemeden istenmiş ve gelen belgeler üzerinde gerekli incelemelerin yapıldığı, gelen cevabi yazıda da tazminat talep edilen davacının (sanığın) gözaltında kaldığı sürenin davacının (sanığın) herhangi bir mahkumiyetinden mahsubuna ilişkin kayıt bulunmadığı, Kocaeli Defterdarlık ve Muhakemat Müdürlüğü'ne yazılan yazı cevabında davacı tarafından haksız tutuklama ve gözaltı nedeniyle açılmış başkaca bir tazminat davasının olmadığının bildirilmiş olduğu tespit edilmiştir.
Davacı vekili, 28.09.2018 havale tarihli dilekçesi ile davacının görevine iade edildiğini ve gözaltı ve tutuklu bulunduğu dönemlere ait maaşlarının kendisine toplu olarak ödendiğini beyan ettiği belirtilmiştir.
Somut olayda, davacının 500.000,00 TL maddi, 1.000.000,00 TL manevi tazminat istemli dava açmış olduğu anlaşılmakla; davacının davasının kısmen kabulü ile; davacının maddi tazminata ilişkin talebinin gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği sürelere ilişkin maaşlarının kendisine ödendiği ve maddi tazminata ilişkin sair taleplerinin Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin yerleşik uygulamaları nazara alındığında CMK 141 vd. maddeleri kapsamında zarar hesabına dahil edilemeyeceğinden reddine, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği ve gözaltında kaldığı süre birlikte değerlendirildiğinde davacının beraat ettiği davada 10 gün gözaltında kalmış olması, yaklaşık 9 ay süren tutukluluk hali ve hakkaniyet ilkesi nazara alınarak manevi tazminat olarak takdiren 12.000,00 TL'nin davacının gözaltına alınma tarihi olan 11/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü: İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, hükmedilen manevi tazminat miktarının 40.000,00 TL'ye yükseltilmesi ve değişen vekâlet ücreti açısından düzeltilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/274 Esas, 2018/121 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 11.01.2017-21.11.2017 tarihleri arasında 314 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama üzerine 28.02.2018 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 08.03.2018 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
1.Davacının taşınması sebebiyle uğradığı zararların, kredi kartı borçlarının, başkalarından aldığı borçların, aracını satması sebebiyle uğradığı zararların, oğlunun dershaneye gidememesinden kaynaklı zararların, OYAK kar payının ve iptali sebebiyle uğranılan zararların, cezaevi giderlerinin maddi tazminat kapsamında kabul edilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebepleri yönünden; 5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesine göre ''suç soruşturması veya kovuşturması sırasında'' uygulanan koruma tedbirlerine karşı devlet aleyhine tazminat davasının açılabileceği belirtilmiş olup, davacının talep etmiş olduğu maddi zararlarının 5271 sayılı Kanun'un 141 inci ve devamı maddelerine göre belirlenmesi gereken maddi zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinden bu taleplere ilişkin maddi tazminatın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Davacıya ait silahın müsadere edilmesi sebebiyle uğranılan zararın giderilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Davacıya ait silaha olağanüstü hal kapsamında bazı tedbirler alınması ve milli savunma üniversitesi kurulması ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun hükmünde kararname ilgi tutularak emanete alınması işleminin işlemin idari işlem olduğu, koruma tedbirlerinden kaynaklanmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz istemi reddedilmiştir.
3.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklulukta kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından hükmedilen manevi tazminat miktarında isbetsizlik görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 22.02.2019 tarihli ve 2019/166 Esas, 2019/170 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,16.10.2023 tarihinde karar verildi.