2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili ---- Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili aleyhine dava dışı ---- tarafından ---- İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, ----Şubesine davalılardan-----tarafından keşide edilmiş 31/12/2010 keşide tarihli 60.000 TL bedelli çeke dayandığını, diğer davalı ... ----- ise takip konusu çekte müvekkilinden önce cirosu bulunan kişiler olduğunu, anılan takibe karşı müvekkili tarafından öncelikli olarak -----İcra Hukuk Mahkemesi'nin -----Esas sayılı dosyasıyla imza itirazında bulunulduğunu, davanın yargılaması sırasında mahkemece tesis edilen 24/03/2011 tarihli ara kararında takibe konu çekin %40'ı oranında teminat yatırılması halinde takibin geçici olarak durdurulmasına karar verildiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından aynı tarihte icra dosyasına 24.000 TL teminat yatırıldığını, daha sonra davanın aleyhlerine sonuçlanarak reddine karar verilmesi üzerine-----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin -----esas ( devredilen ----Asliye Ticaret Mahkemesi -----Esas) sayılı dosyasıyla menfi tespit davası ikame edildiğini, menfi tespit davasında İİK 72.maddesine istinaden ihtiyati tedbir kararı tesis talep ettiklerini, ancak mahkemece taleplerinin reddedildiğini, bunun üzerine taraflarınca menfi tespit davasından kaynaklanan tüm hakları saklı kalmak kaydıyla ----. İcra Müdürlüğü'nün -----Esas sayılı dosyasına 25/10/2011 tarihinde 79.250 TL yatırılarak dosya borcunun ödendiğini ve menfi tespit davasının da istirdat davasına dönüştürüldüğünü, dosyanın devredildiği------ Asliye Ticaret Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonucunda 02/04/2013 tarih ve---- Esas - ----- Karar sayılı karar ile davanın kabulüne ve müvekkilinin borçlu olmadığına karar verildiğini, anılan karara karşı davalı tarafça temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay -----. Hukuk Dairesi'nin 02/04/2014 tarihli kararı ile yerel mahkeme kararının bozulduğunu, Bozma kararı sonrası yine HSYK kararıyla dosyanın devredildiği ----- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin------Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonucunda tesis edilen 08/10/2015 tarihli kararla bu kez davanın reddine karar verildiğini, anılan karara karşı taraflarınca temyiz yoluna başvurulduğunu ve temyiz incelemesinin henüz sonuçlanmadığını, 6102 sayılı TTK 817.maddesine göre çekler hakkında da uygulanacağı bildirilen aynı yasanın 724.maddesinde bir poliçeyi düzenleyen, aval veren, ciro edenlerin, hamiline karşı müteselsilen sorumlu oldukları ve poliçeyle borç altına girerek bunu ödeyen kişinin de aynı haklara haciz olduğunu, aynı yasanın 726.maddesinde ise poliçe bedelini ödeyen cirantanın, kendisinden önce gelen cirantalardan ve keşideciden talep edebileceği hakları sayma yoluyla belirtildiğini, bu durumda takip konusu çekte ciranta olan ve takibe konu borcu ödeyen müvekkilinin, çekte kendisinden önce ciroları bulunan keşideciye başvurma hakkı bulunduğunu, müvekkilinin ödeme yaptığı -----. İcra Müdürlüğü'nün-----Esas sayılı dosyasına konu çekte müvekkilinden önce ciroları bulunan davalıların müvekkiline karşı sorumlulukları bulunduğunu, bu doğrultuda müvekkilinin her üç davalıdan da icraya ödediği miktarı talep etme hakkına haiz olduğunu, icra dosyasının incelenmesinde görüleceği üzere müvekkilinin icra tehdidi altında olmasından dolayı 25/10/2011 tarihinde icra dosyasına 79.250 TL ödemede bulunduğunu, müvekkilinin icra dosyasına ödemiş olduğu bu tutarın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, hükmedilecek alacağa icraya ödeme tarihi olan 25/10/2011 tarihinden itibaren reeskont avans faizi işletilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ..------ vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dışı hamil aleyhine imzanın müvekkiline ait olmadığı ve borçlu olmadığı iddiası ile açtığı menfi tespit davasının halen temyiz aşamasında olduğunu, davacının belirttiği gibi davacının çekteki kendi imzasını ve hamil ile arasındaki temel ilişkiyi inkar ettiğini, çekin incelenmesinde davacının hamilden önceki ciro olduğunun görüldüğünü, imzasını ve borcu inkar eden davacının bu inkarını yok sayarak müvekkilinden ve diğer davalılardan talepte bulunma olanağı bulunmadığını, davacının cirodaki imzayı ve temel ilişkiyi reddetmesinin ciro silsilesinin bozulmasına yani ciro silsilesinde kopukluğa yol açtığını, ciro silsilesindeki kopukluğun davacının kendinden önceki cirolara rücu hakkını engellediğini, yani davada davacının kendi cirosundaki imzayı reddetmesi sebebiyle taraf sıfatının olmadığının açık olduğunu, müvekkili aleyhine ikame edilen davanın husumet sebebiyle reddi gerektiğini, husumetin varlığının kabul edilmesi durumunda ise davacının hamil aleyhine ikame ettiği istirdat davasının temyiz aşamasında olması yani derdest olmasının ve istirdat davasının sonucunun davayı doğrudan etkilemesi sebebiyle bu davanın dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerektiğini veya bekletici mesele yapılmasını ve istirdat davasının sonucunun beklenilmesini, davacı vekilinin davasının temelini TTK 724 ve 726.maddesine dayandırdığını, fakat TTK'da çekler ile ilglii bölümün ayrıca düzenlendiğini, TTK'nun başvurma hakkının kapsamını düzenleyen 810.maddesinde hamil başvura yolu ile çekin ödenmemiş bedelini, ibraz gününden itibaren faizini, protestonun veya buna denk olan belirlemenin ve gönderilen ihbarnamelerin giderleri ile diğer giderleri ve çek bedelinin binde üçünü aşmamak üzere komisyon ücretini isteyebilir dendiğini, aynı kanunun zamanaşımını düzenleyen 814.maddesinde ise birinci fıkrada hamilin cirantalarla düzenleyene ve diğer çek borçlularına karşı sahip olduğu başvurma hakları ibraz süresinin bitiminden itibaren üç yıl geçmekle zamanaşamına uğrar. İkinci fıkrada ise çek borçlularından birinin diğerine karşı sahip oldukları başvurma hakları, bu çek borçlusunun çeki ödediği veya çekin dava yolu ile kendisine karşı ileri sürüldüğü tarihten itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımana uğrar denildiğini, eski TTK'da ise bu sürenin altı ay olduğunu, dava konusu çekin keşide tarihinin 31/12/2010 olduğunu, davacı aleyhine yapılan icra takibinin 01/02/2011 tarihini taşıdığını, dava dilekçesinde belirtilen çek bedelinin davacı tarafından takip alacaklısına ödenme tarihinin 25/10/2011 olduğunu, çekin keşide tarihi ve takip tarihi düşünüldüğünde, çekin yen TTK yürürlük tarihinden önce keşide edildiği, icra takibi ve davacının çek bedelini ödeme tarihinin de yeni TTK'dan önce olduğunun görüldüğünü, bu sebeple davada eski TTK hükümlerinin uygulanması gerektiğini, yani çek bedelini ödediğini iddia eden davacının müvekkiline müracaat hakkının altı aylık zamanaşıma tabi olduğunu, ödeme tarihi ve icra takip tarihinden bu davanın ikame tarihine kadar geçen süre dikkate alındığında davacının müvekkiline müracaat hakkının zamanaşımına uğradığının açık olduğunu, aksi düşünülse yani yeni TTK'daki üç yıllık zamanaşımı süresi uygulansa bile ödeme tarihinden dava tarihine kadar geçen sürenin üç yılı aştığını, davacının müracaat hakkının yine zamanaşımına uğradığını, müvekkili aleyhine ikame edilen davanın zamanaşımı sebebiyle reddedilmesi gerektiğini, davaya konu çekle ilgili takipte dava dışı alacaklı tarafından müvekkilinin de borçlu olarak gösterildiğini ve müvekkiline ödeme emri tebliğ edildiğini, itiraz süresi içerisinde çekteki ciroya karşı imza itirazında bulunulduğunu ve Eski ----İcra Hukuk Mahkemesi'nin -----Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucunda çekte bulunan cirodaki imzanın müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığının tespit edildiğini, imza itirazlarının kabul edilerek takibin müvekkili bakımından durdurulduğunu, davanın temyiz edilmeyerek kesinleştiğini, dava konusu çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, bu durumun mahkeme kararı ile sabit olduğunu, imzanın müvekkiline ait olmaması sebebiyle davacının müvekkilinden çek bedelini talep etme hakkı bulunduğunu, bu sebeple davanın esastan reddi gerektiğini, davacı ile müvekkili arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, çekin davacının eline nasıl ve ne şekilde geçtiği konusunda müvekkilinin hiçbir bilgisi bulunmadığını, tüm bu nedenlerle davanın husumet yokluğu ve zamanaşımı nedeniyle reddine, dava konusu çekteki imzanın müvekkiline ait olması ve davacı ile aralarında ticari ilişki bulunmaması sebebiyle esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, kıymetli evrak sebebiyle açılan alacak davasıdır.Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, ---- İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyası, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir. ----- İcra Müdürlüğü'nün -----Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; dava dışı ----- tarafından davacı ve davalılar aleyhine 60.000,00-TL Asıl Alacak, 750,00 TL gecikmiş gün faizi, 180,00 TL komisyon ve 3.000,00 TL çek tazminatı olmak üzere topla 63.930,00-TL'nin tahsiline yönelik icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. ----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin---- Esas - -----Karar sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden dosyamız arasına celbedilmiş, gerekçeli kararının incelenmesinde asıl ve birleşen davanın reddine karar verildiği, Yargıtay ----- Hukuk Dairesi'nin ----- ESas ----- Karar sayılı ilamı ile temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulmasına karar verildiği, ----- Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 24/09/2019 tarih ve ---- Esas ------Karar sayılı kararı ile asıl davanın Kısmen Kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verildiği, Yargıtay -----. Hukuk Dairesi'nin ---- Esas ----- Karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.-----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/02/2021 tarih---- Esas - -----Karar sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden dosyamız arasına celbedilmiş, gerekçeli kararının incelenmesinde asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.----. İcra Hukuk Mahkemesi'nin -----Esas - ----- Karar sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden dosyamız arasına celbedilmiş, dosyada alınan 22/07/2011 tarihli ----- Raporunda ''...inceleme konusu çek arka yüzündeki 3,ciro imzası ile ...'In mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından, söz konusu imzanın ...eli ürünü olduğu..'' sonucuna varıldığı, dosyadan verilen 23/09/2011 tarihli gerekçeli kararının incelenmesinde asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde: açılan davanın 31/12/2010 keşide tarihli -----Şubesinden verilme----- seri numaralı keşidecisi davalı .... olan 60.000,000-TL bedelli, hamiline yazılı çek sebebiyle alacak davası olduğu, davaya konu çek incelendiğinde çekin hamiline keşide edildiği, keşidecisinin davalı .... olduğu, arka yüzünde ise ciro silsilesi incelendiğinde ilk sırada ciranta olarak -----, ikinci sırada davalı ..., üçüncü sırada davacı ... ve nihayet son sırada meşru hamil dava dışı ----- bulunduğu, esasen davaya konu çek ve diğer bazı çeklerin de taraflar arasında yapılan 29/11/2006 tarihli "Anonim Şirket ve Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesi ve Protokol" hükümleri çerçevesinde düzenlendiği, tarafların hak ve yükümlülüklerinin bu protokolde kararlaştırıldığı, hal böyle iken davacı aleyhine dava dışı son ciranta yetkili hamil olan ---- tarafından ----- İcra Müdürlüğü'nün(Eski ----. İcra Müdürlüğü) ----- esas sayılı dosyası ile kambiyo takibine başlandığı, takip dayanağının da mezkur çek olduğu, bu takipte dosyamız davalılarının da davacı ile beraber borçlu olarak gösterildiği, davacının öncelikle -----. İcra Hukuk Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyası ile imza itirazında bulunduğu, teminatla takibin geçici durdurulduğu ancak sonrasında imzanın davacıya ait olduğu belirlenmekle davanın reddedildiği, bu sefer davacının -----Asliye Ticaret Mahkemesinin------ Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açtığı, yargılama devam ederken adliyeler birleşmekle dosyanın -----Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- esas numarasına kaydedildiği, bu aşamada tedbir talebi reddedilen davacının tüm haklarını saklı tutarak icra dosyasına 25/10/2011 tarihinde 79.250,00-TL'yi ödediği ve açtığı menfi tespit davasını da istirdata çevirdiği, ----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----Esas ----- Karar numarası ile davacının istirdat talebinin kabul edildiği ancak temyiz üzerine Yargıtay -----. Hukuk Dairesi'nin----- Esas, ----Karar sayılı ilamıyla hükmün bozulduğu, bu sefer dosyanın----- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- esasına kaydedildiği ve davanın bu sefer -----karar numarasıyla kanıtlanamadığından bahisle reddedildiği, mahkememizin iş bu dosyasında da davacı vekilinin tam da -----Asliye Ticaret Mahkemesinde yapılan yargılama bu safahatte iken eldeki iş bu davayı çeki ödeyen ve ciranta olan davacının kendinden önceki cirantalara ve keşideciye başvurabileceğinden bahisle açmış olduğu, mahkememizce de dava açıldıktan sonra dosyamıza konu edilen çek için aynı nitelikli davanın -----Asliye Ticaret Mahkemesinde derdest olması sebebiyle bu mahkeme kararının kesinleşmesinin bekletici mesele yapıldığı, -----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- ve -----sayılı red kararının davacı tarafından temyizi üzerine Yargıtay-----Hukuk Dairesinin---- Esas, ----- Karar sayılı ilamıyla eksik incelemeden bahisle tekrar bozulduğu, bu kez dosyanın ---- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- esasına kaydedildiği ve-----karar numarasıyla davanın kabul edildiği, kararda dosyamız davasına konu çek sebebiyle davacının icra dosyasına ödemiş olduğu, 79.250,06-TL'nin 74.750,06-TL'sinin ödeme tarihinden itibaren davalıdan istirdadına karar verildiği ve hükmün Yargıtay---- Hukuk Dairesinin ----Esas ve ----- Karar sayılı ilamıyla onandığı, mahkememizce derecattan geçerek kesinleşen---- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin-----esas sayılı dosyasının infazının yapılıp yapılmadığının araştırıldığı, bu doğrultuda ---- İcra Müdürlüğü'nün-----Esas numaralı dosyasıyla infazının da yapıldığının anlaşıldığı, ez cümle eldeki dosyanın icra tehdidi altında ödemiş olan 79.250,00-TL'nin ödeme tarihi olan 25/10/2011 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsili netice-i talebini havi alacak davası olduğu, dava dosyamızda talep edilen aynı çek için -----Asliye Ticaret Mahkemesinde de yargılamanın yapıldığı ve yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere mahkemesince kurulan istirdat hükmünün kesinleştiği ve infaz edildiği, bu aşamada iş bu dava açılır iken davacının hukuki yararının bulunduğu, davanın açılmasına davacının sebebiyet vermediği,
HMK 331 gereğince davanın açıldığı anda davacı haklı olmakla yargılama giderleri davalılar üzerinde bırakılmış, mahkememizden talep edilen alacağın-----Asliye Ticaret Mahkemesinin-----esas sayılı dosyası ile istirdadına karar verildiği ve hükmün kesinleşerek infaz olduğu, dava esastan neticelendirildiği takdirde mükerrer tahsilat olacağı değerlendirilmiş, eldeki davanın ise konusuz kaldığı mahkememizce anlaşılmış, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
1.Konusuz kalan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2.Alınması gerekli 269,85 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.353,40 TL harçtan mahsubu ile arta kalan bakiye 1.083,55 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
3.Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davanın açılmasına sebebiyet veren davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4.Davacı tarafından sarf edilen 142,80 TL yargılama giderinin davanın açılmasına sebebiyet veren davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davalılar tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6.Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.