10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/4910 E. , 2023/7025 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 19. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali ve ölüm aylığı bağlanması davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin eşinden dolayı Emekli Sandığından dul aylığı alırken müteveffa babasından dolayı 1479 sayılı Kanun kapsamında ölüm aylığı aldığını, davalı kurumun yaptığı incelemede müvekkilinin eşinden dolayı aldığı aylığın brüt asgari ücretten fazla olduğu gerekçeli ile babasından dolayı 1479 sayılı Kanun kapsamında aldığı ölüm aylığının kesildiğini, yapılmış ödemelerin borç tahakkuk ettirildiğini, bu kapsamda müvekkili tarafından 29.300,00-TL ödeme yapıldığını, davalı kurum işleminin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin babasından dolayı bağlanan ölüm aylığının kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptaline, ölüm aylığının yeniden bağlanmasına, mahrum kalınan aylıkların ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, kuruma yapılan 29.300,00-TL ödemenin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, yersiz ödemeye ilişkin düzenlenen ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kurum vekili, kurum tarafından davacıya gönderilen ödeme emri bulunmadığını, davacıya gönderilen yazının borç bildirim yazısı olduğunu, davacının bu borcu ödediğini ve ödem emrinin iptali ile ödediği meblağın iadesini talep ettiğini, kurum tarafından düzenlenen ödem emri bulunmadığından iptal edilecek bir ödeme emrininde bulunmadığını, 05.10.2015 tarihli denetim raporuna istinaden, davacının eşinden aldığı aylıkları 2011/01 ile 2015/10.aylarda almış olduğu bahse konu aylık tutarlarının brüt asgari ücretin üzerinde bulunduğunun tespit edildiğinden, davacını aylığının durdurularak yapılan yersiz ödemenin, kurum hatası kapsamında değerlendirilerek davacıya 29.320,05-TL borç oluşturulduğunu, kurum işleminin hukuka uygun olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne, davacının kesilen aylığı dolayısıyla yersiz ödemeden kaynaklı olarak tahakkuk ettirilen borcun iptaline, davacının babasından dolayı aldığı ölüm aylığının iptaline ilişkin kurum işleminin iptali ile ölüm aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanmasına, davacının babasından dolayı aldığı aylığın kesilmesi dolayısıyla mahrum kaldığı aylıkların kurumca ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte kurumdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının yersiz ödeme dolayısıyla kuruma ödediği anlaşılan 29.300,00-TL'nin kurum tarafından tahsil edildiği tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan dalınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı kurum vekili, davacının babasının 13.12.1989 tarihimde vefat ettiği davacıya 10.01.2011 tarihinden itibaren 4/1-b kapsamından aylık bağlandığı, vefat eden eşinden dolayı ise 28.01.2011 tarihinden itibaren 4/1-c kapsamında aylık bağlandığı 04.09.2015 tarihli gelir tespitinde eşinden aldığı aylıkların brüt asgari ücretten yüksek olması nedeniyle aylığın durdurularak kurum hatası kapsamında yersiz ödemelerin geri istendiğini 1479 sayılı Kanun'un 46 ncı maddesi gereği 2 aylık bağlanamayacağını dolayısıyla kurum işleminin yerinde olduğunu kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının eşinden 5434 sayılı Kanun kapsamında ölüm aylığı aldığı, babasının da 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı iken vefat ettiği, aynı Kanun’un 45 inci maddesine göre bu kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmayan bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan davacının babasından dolayı da ölüm aylığına hak kazandığının kabulü gerektiği, bu durumda 5510 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinın uygulanamayacağı dikkate alındığında mahkeme karar ve gerekçesinin yerinde olduğu kanaatiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının hak sahibi olduğu tarihin dikkate alınması gerektiğini belirterek kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 12.12.2010 tarihinde vefat eden ve 4/c sigortalısı olan eşi üzerinden aylık alan davacıya 13.12.1989 tarihinde vefat eden babası üzerinden 1479 sayılı Kanun kapsamında ölüm aylığı bağlanıp bağlanamayacağına ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 5510 sayılı Kanun'un 34 ve 54 ncü maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Dosya kapsamı incelendiğinde, 12.12.2010 tarihinde vefat eden ve 4/c sigortalısı olan eşi üzerinden aylık alan davacının, 13.12.1989 tarihinde vefat eden babası üzerinden 1479 sayılı Kanun kapsamında ölüm aylığı bağlandığı, daha sonra aylığın iptal edilerek yersiz ödeme çıkarılması üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
2.Davanın yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve “Ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması” başlığını taşıyan 34 üncü maddesinde, sigortalının evli olmayan, boşanan, dul kalan kızlarına ölüm aylığı bağlanabilmesi, bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmama veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olma koşullarına bağlanmış, “Aylık ve gelirlerin birleşmesi” başlıklı 54 üncü maddede ise bu Kanuna göre bağlanacak aylık ve gelirlerin birleşmesi durumunda, hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak aylığının bağlanacağı hüküm altına alınmıştır.
3.Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, babası üzerinden aylık alma açısından hakkı doğuran olay eşinin vefat ettiği tarih olacağından, söz konusu tarihteki ilgili mevzuatın yukarıda belirtilen maddeleri uyarınca davacının çift aylığa hak kazanamadığı belirgindir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Üye ...'ın muhalefetine karşı, Başkan ..., Üyeler ..., ... ve ...'ün oyları ve oy çokluğuyla,
20.06.2023 gününde karar verildi. KARŞI OY GEREKÇESİ
1.Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık davacı hak sahibinin “Bağ-Kur sigortalısı 1989 yılında ölen babadan ve eşi 2010 yılında ölen ve 4/c sigortalı eşten çift aylık alıp almayacağı” noktasında toplanmaktadır.
2.Kararın davalı kurum tarafından temyizi üzerine çoğunluk görüşü ile “babası üzerinden aylık alma açısından hakkı doğuran olay eşinin vefat ettiği tarih olacağından, söz konusu tarihteki ilgili mevzuatın yukarıda belirtilen maddeleri uyarınca davacının çift aylığa hak kazanamadığı” gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
3.Anılan Dairemizin 2021/11008 E, 2021/16908 K sayılı bozma kararının karşı oyunda açıkladığım gerekçelerle, “Ölüm sigortasından aylık bağlama koşulları değerlendirilirken temel kural olarak babadan gelen ölüm aylığının hakkı doğuran ölüm tarihi itibarıyla yürürlükte olan yasal düzenlemenin uygulanması, bununla birlikte, Kanun koyucu tarafından daha sonra yapılan lehe yasal değişikliklerden de hak sahiplerinin faydalandırılması gerektiğinden bozma kararına katılınmamıştır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları da bu doğrultudadır(2021/10-228 E, 2021/10-146 E, 2021/10-165 E, 2021/10-408 E, 2021/459 E).
4.Somut uyuşmazlıkta davacının babası 1989 yılında ölmüştür. Babadan dolayı 1479 sayılı Kanun uyarınca ölüm aylığı bağlanmıştır. Davacının eşi ise 5434 sayılı Kanun kapsamında 2010 yılında ölmüş ve 5510 sayılı Kanun uyarınca eşten dolayı ise 4/c kapsamında ölüm aylığı bağlanmıştır. Önceye etki yasağı nedeni ile 01.10.2008 öncesi 1479 sayılı Kanun uyarınca bağlanan ölüm aylığında, 5510 sayılı Kanun'un geçici 1 inci maddesi uyarınca sonradan eşten bağlanan ölüm aylığı bir kesme nedeni olarak öngörülmemiştir. Kararın onanması görüşünde olduğumdan bozma gerekçesine katılınmamıştır.