Esas No
E. 2023/482
Karar No
K. 2023/3427
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2023/482 E.  ,  2023/3427 K.

"İçtihat Metni"

...

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/454 E., 2022/1603 K.

...

...

HÜKÜM/KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bingöl 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

SAYISI: 2020/171 E., 2021/791 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair karar verilmiştir. Kararın davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin 1976-1987 yılları arasında mevsimlik işçi olarak, her yıl Mayıs ayından Aralık ayına kadar davalının işinde çalıştığını, bu çalışmalarından bir kısmının kuruma bildirilmediğini belirterek, 01.05.1976-31.12.1987 yılları arasındaki, kuruma bildirilmeyen hizmetinin tespitini istemiştir. II.CEVAP

1.Davalı vekili; davacının çalışmasına ilişkin kayda rastlanmadığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

2.Fer'i Müdahil vekili; hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının iddia ettiği dönemlerde farklı işverenler nezdinde çalıştığını, 1478 sicil numaralı AGM Başmühendisliği işyerinde 08.06.1976-31.08.1976 arasında, Bingöl Orman İşletme Müdürlüğü işyerinde 01.09.1982-../09/1982 arasında çalıştığını belirterek davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI

Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacının talebi 1976-1987 yılları arasındaki her yılın Mayıs ayının 1.günü ile Aralık ayının 31.günü arasına ilişkindir. Yani belirtilen yıllar arasındaki her yıl için 245 gün olmak üzere, toplamda 2940 gün hizmet tespiti talebi vardır. Dosya kapsamına alınan kayıtların incelenmesinde, davacının tespiti istenilen süre itibariyle çalışmasının 08.06.1976 tarihli işe giriş bildirgesi ile kuruma bildirmiş olduğu, yönetmelikle düzenlenen belgelerden olan işe giriş bildirgesinin kuruma verilmiş olması sebebiyle dava hak düşürücü süre içerisinde olup, davacının davalı iş yerinde çalıştığına ilişkin SGK'ya eksiksiz bildirimde bulunulmadığı tespit edilmiştir. Mahkememize gelen tanıkların anlatımları davacının bir kısım sigortasının eksik gösterilmiş olduğu yönündedir. Davacının çalıştığının iddia ettiği yerin kamu kurumu olduğu hususu göz önünde bulundurulduğunda Yargıtayın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere kamu kurumunda çalışmaların belgelere dayalı olması esastır. Bunun aksi ancak söz konusu dönemdeki belgelere fiili imkansızlık nedeniyle erişilememesi halidir ve bu halde tanık beyanlarından hareketle sonuca gidilebilecektir. İş bu davada davalı işyerinin müzekkere cevabi yazısında bir kısım arşivinin su baskını nedeniyle zarar gördüğü anlaşılmaktadır. Dava dilekçesi, davacı tanıklarının beyanları, bordro tanıklarının beyanları ve 10.11.2020 tarihli kolluk araştırma evrakındaki ayrıntılı beyanlar göz önünde bulundurulduğunda davacının davalı ... Orman İşletme Müdürlüğü bünyesinde bir kısım hizmetinin eksik gösterildiği kanaatine kanaatine varılmıştır. Alınan bilirkişi raporunda açık bir tespite yer verilmemiş ise de, özellikle 10.11.2020 tarihli kolluk araştırma evrakındaki ayrıntılı beyanlar ile sair dosya kapsamı bir bütün halinde incelendiğinde davacı tarafın tüm döneme ilişkin iddiasını ispatladığı sonuç ve kanaatine varılmış, neticeten davanın kabulüne davacının 01.05.1976 - 31.12.1976, 01.05.1977 - 31.12.1977, 01.05.1978 - 31.12.1978, 01.05.1979 - 31.12.1979, 01.05.1980 - 31.12.1980, 01.05.1981 - 31.12.1981, 01.05.1982 - 31.12.1982, 01.05.1983 - 31.12.1983, 01.05.1984 - 31.12.1984, 01.05.1985 - 31.12.1985, 01.05.1986 - 31.12.1986 ve 01.05.1987 - 31.12.1987 tarihleri arasında davalı ... adına kayıtlı iş yerinde hizmet akdine tabi olarak çalıştığının ve bu tarih aralıkları için her yıl ayrı ayrı 245 gün olmak üzere toplamda kuruma bildirilmeyen 2940 gün hizmetinin bulunduğunun tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri istinaf yoluna başvurulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri:

1.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tanıkların davacının çalışmasıyla aynı dönemde çalışmadıklarını, bu nedenle iddianın ispatı için davacının iddia ettiği tüm çalışma dönemini kapsayacak şekilde birden fazla tanık beyanının alınmasının gerektiğini, dinlenen tanıkların çalışma dönemlerinin davacının iddia ettiği çalışma dönemini kapsamadığını, tanıkların beyanları arasında çelişkiler bulunduğunu, bu çelişkilerin giderilmediğini, davacının iddia ettiği ödenme müvekkili kurumda çalışan müdür, şef gibi kimselerin dinlenmediğini, müvekkilinin kamu kurumu olması nedeniyle sigortasız işçi çalıştırmasının mümkün olmadığını ileri sürmüştür.

2.Feri müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; tanıkların davacının çalışmasıyla aynı dönemde çalışmadıklarını, bu nedenle iddianın ispatı için davacının iddia ettiği tüm çalışma dönemini kapsayacak şekilde birden fazla tanık beyanının alınmasının gerektiğini, dinlenen tanıkların çalışma dönemlerinin davacının iddia ettiği çalışma dönemini kapsamadığını, tanıkların beyanları arasında çelişkiler bulunduğunu, bu çelişkilerin giderilmediğini, emsal ücret araştırması yapılmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamından, davacının çalışma olgusunu ispatladığı değerlendirilmiş olup mahkemenin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davalının ve feri müdahil vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Feri Müdahil Kurum vekili;istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.

C.Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; hizmet tespitine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

2.Öte yandan 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi hükmüne göre; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki; sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihide kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır.

3.Değerlendirme

1.İnceleme konusu eldeki davada, davacı 01.05.1976-31.12.1987 yılları arasındaki tespitini istemiş; mahkemece davanın kabulü ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, hüküm eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalıdır.

2.Somut olayda, davanın 12.12.2013 tarihinde açıldığı, davacı adına davalı işyerinden ilk işe giriş bildirgesinin 08.06.1976 tarihinde verildiği, 08.06.1976 öncesi işveren tarafından herhangi bir bildirimde bulunulmadığı gözetildiğinde, kabul kararı verilen 08.06.1976 öncesi dönemin hak düşürücü süreye uğradığı belirgin olup, anılan dönem yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur.

3.Tespitine karar verilen ve hak düşürücü süreye uğramayan diğer dönemler açısından da davacının dava dışı işyerlerinden yapılan bildirimlerinin ve davalı işverenlikte geçen ,bildirimi yapılan dönemlerin dışlanması ayrıca ağaç dikim sezonlarının ilgili Kurumdan sorularak sezon dönemlerinin araştırılarak varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekir.

4.O halde, feri müdahil Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle,

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog