9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2023/4898 E. , 2023/5398 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinin gerekçesiz olduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında bozma üzerine verilen karara yönelik katılan mağdur vekili ile sanık müdafiinin temyiz istemleri yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.07.2018 Tarihli ve 2017/154 Esas, 2018/291 Karar Sayılı Kararı ile Sanığın
a)Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 18 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b)Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir.
2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 21.02.2019 tarihli ve 2018/2542 Esas ve 2019/238 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik katılan mağdur vekili ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın zincirleme suretle beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, dördüncü fıkrası, altıncı fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 23 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3.İzmir Bölge Adliyesi Mahkemesi 15. Ceza Dairesi kararının Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, katılan ..., katılan mağdur vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 17.02.2020 tarihli ve 2019/4381 Esas, 2020/1216 Karar sayılı kararı ile özetle sanığın askere gitmeden önce bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik tarihlerde mağduru tehdit ederek birden fazla defa fiili livata eylemi gerçekleştirdiği, terhis olduktan sonra sokakta gördüğü mağdura karşı bir defa organ sokma eylemi gerçekleştirdiği, askerlik görevi nedeniyle fiili kesinti olduğu ve suç işleme kastının yenilendiği gözetilerek terhis sonrası eyleminden dolayı ayrıca cezalandırılmaması nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15.Ceza Dairesinin, 17.06.2020 Tarihli ve 2020/340 Esas, 2020/436 Karar Sayılı Kararı ile Sanığın
a)Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, dördüncü fıkrası, altıncı fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 23 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b)Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir.
5.İzmir Bölge Adliyesi Mahkemesi 15. Ceza Dairesi kararının Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, katılan ..., katılan mağdur vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 22.02.2021 tarihli ve 2020/7028 Esas, 2021/1329 Karar sayılı kararı ile özetle sanığın askere gittiği tarih ile terhis tarihi arasındaki dönemde fiili kesintii olduğu ve suç işleme kastının yenilendiği gerekçesiyle eylemler bölünerek yazılı şekilde hükümler kurulması suretiyle fazla ceza tayini nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
6.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 19.03.2021 tarihli ve 14-2020/68217 sayılı itirazname ile sanığın terhis sonrası eyleminden dolayı ayrıca cezalandırılması gerektiği kanaati ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına yönelik karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 22.02.2021 tarihli ve 2020/7028 Esas, 2021/1329 Karar sayılı kararına itiraz edilmiştir.
7.Yargıtay 9.Ceza Dairesinin 06.10.2021 tarihli ve 2021/22376 Esas, 2021/8222 Karar sayılı kararı ile Yargıtay (Kapatılan) 14.Ceza Dairesinin bozma ilâmı usul ve kanuna uygun görülüp,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ileri sürülen itiraz nedenleri yerinde görülmediğinden reddiyle Yargıtay Ceza Genel Kurulunca incelenmesi için dosyanın Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmiştir.
8.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.09.2022 tarihli ve 2021/9-361 Esas, 2022/577 Karar sayılı Kararı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddine, dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesine karar verilmiştir.
9.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 15.02.2023 tarihli ve 2023/1 Esas, 2023/250 Karar sayılı kararı ile sanığın, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, dördüncü fıkrası, altıncı fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 23 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Dilekçesinin gerekçe içermediği belirlenmiştir.
B. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi Zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna, zincirleme suç artırımının üst sınırdan yapılması gerektiğine ilişkindir.
C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdurun çelişkili beyanları dışında cezalandırmaya yeter delil bulunmadığına, alt sınırdan ceza verilmesinin hakkaniyete uygun olacağına, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının uygulama koşullarının oluşmadığına, zincirleme suç artırımının alt sınırdan yapılması gerektiğine, saygısızlık yapmayan sanık hakkında takdiri indirim hükmünün uygulanmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Bölge Adliye Mahkemesi "...sanık ile mağdurun aynı mahallede ikamet ettikleri, Adli Tıp 6. İhtisas Kurulu'nun 21.01.2019 tarihli raporuna göre, mağdurda hafif derecede zeka geriliği olduğunu, fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayacağı ve fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olamayacağının belirtildiği, sanığın 2010 yılı yaz aylarından itibaren 2012 yılı Ağustos ayında askere gidinceye kadar mağdura yönelik olarak birden fazla kez cebir ve tehdit kullanarak anal yoldan organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel istismarda bulunduğu, son eylem esnasında mağdura askerden dönünceye kadar yaşadıklarını kimseye anlatmamasını, döndükten sonra da aynı şeyleri yapmaya devam edeceklerini söylediği ve 2013 yılı Kasım ayında askerlik görevini bitirdikten hemen sonra tam olarak tespit edilemeyen bir tarihte, mağdura yine cebir ve tehdit kullanarak anal yoldan organ soktuğu,..." şeklindeki gerekçesiyle sanığın zincirleme suretle çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine karar vermiştir.
IV. GEREKÇE
A.Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır” şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermediği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin aynı Kanunun 298 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
B. Katılan Mağdur Vekili ile Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden
1.5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve katılan mağdur vekili ile sanık müdafiinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un Cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulduğunda temel cezanın ve zincirleme suç artırım oranının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu, Bölge Adliye Mahkemesince sabıka kaydı nedeniyle sanığın olumsuz kişiliği gerekçe gösterilerek takdiri indirim hükmünün uygulanmamasının yerinde olduğu anlaşıldığından, bozma üzerine Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümde, hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Gerekçeli karar başlığındaki suç tarihinin 2013 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) numaralı bendinde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle, REDDİNE,
B. Katılan Mağdur Vekili ile Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçenin (B) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 15.02.2023 tarihli ve 2023/1 Esas, 2023/250 Karar sayılı kararında katılan mağdur vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.09.2023 tarihinde karar verildi.