Esas No
E. 2022/5018
Karar No
K. 2023/4644
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2022/5018 E.  ,  2023/4644 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2021/1449 Esas, 2022/434 Karar
HÜKÜM: Ret

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı şirketten taşınmaz satın aldığını, taşınmaz üzerinde dava dışı... Bankası lehine ipotek bulunduğunu, davalı şirketin banka ile imzaladığı genel kredi sözleşmesinden diğer davalıların müşterek borçlu ve müteselsil sorumlu olduklarını, kredi hesabının kat edilmesi nedeniyle davalılara banka tarafından ihtarname gönderildiğini, davacının taşınmazın satılmaması için bankaya ipotekli taşınmaz maliki sıfatıyla ödeme yaptığını, ödemenin borçlu ve diğer kefillerden rücuen tahsili için davalılar aleyhine başlatılan takibe davalıların haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline davalılar aleyhine icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının dava konusu taşınmazın üzerinde bulunan ipoteğin varlığını bilerek taşınmazı satın aldığını, ipotekli taşınmazın paraya çevrilmesinin sonuçlarına katlanması gerektiğini, davacının ipotek borcunu ayrıca üstlendiğini, ipotek borcundan davalıların sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini ve davacı aleyhine kötü niyet tazminata karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen İlk Karar

Mahkemece 03.07.2019 tarih, 2019/219 E. ve 2019/421 K. sayılı karar ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna dayanılarak ipoteğin teminatını teşkil eden kredi borcunun da davacı tarafından üstlenildiği iddiasının kabulü için borcun davacı alıcı tarafından üstlenildiğinin davalı tarafça kesin delille ispat edilmesi gerektiği, bu yöndeki savunmanın kesin delillerle ispatlanamadığı, dava dışı bankaya davalıların asıl borçlu, müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak sorumlu oldukları, davacının kredi sözleşmesi çerçevesinde ödemiş olduğu toplam bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyen faizi ile birlikte davalılardan rücuen tahsili talebine hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline, icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiş, karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Birinci Bozma Kararı

Dairemizin 03.06.2021 tarih, 2020/5148 E. ve 2021/4746 K. sayılı kararı ile davanın, ipotekli taşınmaz ile ilgili üçüncü kişiye ödenen borcun tahsili istemine ilişkin olduğu, davacının, taşınmazı satın aldığı sırada dava konusu taşınmaz üzerinde 16.05.2007 tarih 3588 yevmiye nolu... Bankası A.Ş. lehine ipotek bulunduğu ve taşınmazı ipotek ile yükümlü olarak satın aldığı, ipotekli taşınmazın, ipotek akit tablosunda belirtilen limit kadar ipoteğe konu borçtan sorumlu olduğu, yani ipoteğe konu borcun kişiyi değil taşınmaz bedeliyle ve limit ile sorumluluğu gerektirdiği, borcun satıcı davalı tarafından ödenmesi gerektiğinin kararlaştırılmadığı takdirde ipotekli taşınmazı satın alan davacının ipotek limiti ve taşınmaz değeriyle borçtan sorumlu olduğu, mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu borçtan davalıların sorumlu olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, taşınmazı satın aldığı sırada dava konusu taşınmaz üzerinde 16.05.2007 tarih 3588 yevmiye no.lu... Bankası A.Ş. lehine ipotek bulunduğu ve taşınmazı ipotek ile yükümlü olarak satın aldığı, ipotekli taşınmazın, ipotek akit tablosunda belirtilen limit kadar ipoteğe konu borçtan sorumlu olduğu, yani ipoteğe konu borcun kişiyi değil taşınmaz bedeliyle ve limit ile sorumluluğu gerektirdiği, borcun satıcı davalı tarafından ödenmesi gerektiğinin kararlaştırılmadığı takdirde ipotekli taşınmazı satın alan davacının ipotek limiti ve taşınmaz değeriyle borçtan sorumlu olduğu, davacının borcun satıcı tarafından ödenmesi gerektiğine ilişkin yazılı delil ibraz etmediği, dava dilekçesinde de açıkça yemin deliline dayanmadığı, ispat yükü üzerinde olan davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, davacının takipte kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalılar vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ipotekli taşınmazı devir aldığını, devir aldıktan sonra taşınmaz üzerindeki ipotek bedelinin 14.04.2009 tarihi ile 17.04.2012 tarihine kadar üç yıl müddet ile ipotek borçlusu tarafından ödendiğini, üç yıl sonunda borçlunun ipotek bedellerini ödememesi üzerine yeni maliki olan müvekkilinin bakiye borcu ödeyerek ipoteği kaldırdığını, ipoteğin kaldırılmasından sonra müvekkilinin ödediği ipotek bedelinin davalı borçlulardan talep edildiğini, davalının üç yıl müddetle ipotek bedellerini ödemesinin taraflar arasındaki anlaşmayı net olarak gösterdiğini, borçlunun ipotek borcunu kabul ederek üç yıl boyunca ödeme yaptığını, daha sonra ödeyemeyince müvekkilinin davalılar yerine ödeme yaptığını, müvekkili şirketin taşınmazı ipotek yükümlülüğünden kurtardığını, ödemeden sonra gerçek borçluya rücu etmesinin yasal hakkı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının resmi tapu senedi ile üstlendiği hem kendisine şahsen hem de taşınmaza ait borcu haksız ve hukuka aykırı olarak istemekte haksız olduğundan davacı aleyhine %40 kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ipotekli taşınmaz ile ilgili üçüncü kişiye ödenen borcun tahsili istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesinin beşinci fıkrası.

3.Değerlendirme Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

05.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog