11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2022/2804 E. , 2023/5202 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Fatsa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 19.09.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili aleyhine Fatsa İcra Müdürlüğünün 2017/3194 E. sayılı icra dosyası üzerinden takip başlatıldığını, müvekkili ...'ın 85 yaşın üzerinde olduğunu, hasta ve yaşlı olduğunu, Alzheimer başlangıcı olduğunu, ilerlemiş yaşı göz önüne alınarak temyiz kudretinin sakata uğradığının aşikâr olduğunu, okuma-yazma bilmediğini, imza atmayı bilmediğini, resmi evraklarda çoğu zaman parmak bastığını, müvekkilinin, öz evladı davalı ...’a güvenip onun yönlendirme ve talimatlarıyla gündelik yaşamında hareket ettiğini, davalı oğlunun, kendi menfaatine gördüğü kararları almaya müvekkilini yönlendirdiğini, fakat kendi aleyhine olacak kararların icrasına geçmesinde müvekkiline engel olduğunu, bu uğurda davalının yönlendirmesiyle birçok yanlış sözleşmelere bilmeden imza attığını, aleyhine olacak birçok dava tebligatının bilmeden yine davalı tarafından tebliğ aldırıldığını, babanın oğluna senetle borçlanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, birinci derece akrabalar arasındaki borçlanmaların muvazaalı olduğunu, davalının, müvekkili babasının iradesini sakata uğratan hâllerini kendi adına lehine kullanmasının yanında, yakınlarının üzerinden de fesada uğratarak olası muvazaa iddialarından kaçmak istediğini, Fatsa İcra Müdürlüğünün 2017/3197 E. sayılı dosyası üzerinden yine müvekkilini 80.000,00 TL üzerinden icraya verdiğini, müvekkilinin icra dosyasına dayanak olan senet üzerindeki imzayı atmadığını, Fatsa Cumhuriyet Savcılığına 2018/4213 soruşturma nolu dosyası üzerinden suç duyurusunda bulunulduğunu, böyle bir senetten haberi dahi olmadığını, imza incelemesi yapılması gerektiğini, takibe dayanak senetteki imzanın müvekkile ait olmamasının kuvvetle muhtemel olduğunu iddia ederek davalı aleyhine açılan menfi tespit davasının kabulüne, kötü niyetle açılan takibin iptaline, kötü niyetle hareket ederek müvekkilinin hayatına onarılmaz zararlar veren davalı oğlunun %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; davacının iddialarının doğru olmadığını savunarak davanın reddi ile tazminat istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından davacı aleyhine Fatsa İcra Müdürlüğünün 2017/3194 E. sayılı dosyasında yürütülen takibe esas bonoda, davacıya atfen atılan imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı hususunda bir tespite gidilemediği, bu durumda sözkonusu imzanın davacının eli ürünü olduğu hususunda ispat yükünün davalıya ait olduğu, davalının bu hususta herhangi bir delil bildirmediği, bu nedenle dava konusu sözleşmedeki imzanın davacıya ait olduğu hususunun davalı tarafça ispat edilemediği kanaatine varıldığından davacının davasının kabulüne karar vermek gerektiği, ancak davalı alacaklının takip başlatmakta kötü niyetli olduğuna dair dosyada veri olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının Fatsa İcra Müdürlüğünün 2017/3194 E. sayılı dosyası ile yürütülen kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi nedeniyle davalıya 200.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin kötü niyetli başlatıldığı ispatlanamadığından davacı vekilinin tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, alınan raporlarda imzanın davacının eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediğini, eksik inceleme ile rapor verildiğini belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından davacı aleyhine Fatsa İcra Müdürlüğünün 2017/3194 E. sayılı dosyasında yürütülen takibe esas bonoda davacıya atfen atılan imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı hususunda bir tespite gidilemediği, bu durumda sözkonusu imzanın davacının eli ürünü olduğu hususunda ispat yükünün davalıya ait olduğu, davalının bu hususta herhangi bir delil bildirmediği, bu nedenle dava konusu senetteki imzanın davacıya ait olduğu hususunun davalı tarafça ispat edilemediği kanaatine varıldığından davacının davasının kabulüne karar verildiği, Mahkeme kararı ve gerekçelerinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.