Aramaya Dön

9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/48
Karar No
K. 2023/698
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/48
KARAR NO: 2023/698
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/06/2021
KARAR TARİHİ: 19/10/2023

Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 08/06/2021 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin kahve makine ve ürünleri satış ve pazarlama işi yapmakta olduğunu, davalının 03.03.2020 tarihinde, 11.933,88 TL tutarlı, 23.06.2020 tarihinde 1.200,45 TL tutarlı ürün satın almış olmasına rağmen bedellerini ödememiş, davalıya, önce kargo ile ödeme ihtarı gönderildiğini, 11.12.2020 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen borcunu ödemediğini, bunun üzerine --------- Esas dosyasında takip başlatıldığını ancak takibe yapılan itiraz neticesinde takibin durduğunu, son olarak arabuluculuk müracaatı yapılmış olmasına rağmen, 19.04.2021 tarihinde anlaşamama son tutanağı tutulduğunu, davalının satın aldığı ürünleri eksiksiz teslim aldığını ve kullandığını, davalının hiçbir haklı itiraz gerekçesi bulunmadığını, itirazlarının kötü niyetli olduğunu beyan etmiş, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, borçlunun yaptığı haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun kötü niyeti sabit olduğundan takip konusu asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, dava harç ve masrafları ile vekalet ücretinin karşı yana tahmilini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili mahkememize sunduğu 12/08/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle: Usule ilişkin itirazları olduğunu, davanın görevli mahkemede açılmadığını, taraflar arasında mevcut uyuşmazlıkta görevli mahkemenin “tüketici mahkemesi” olduğunu, davanın esası hakkında ise davalı müvekkil ..., davacı firmadan şahsi kullanım için bir kısım ürünler almış olup, karşılığında-------- numaralı 03.03.2020 tarihli 11.933,38-TL bedelli ve ------------ numaralı 23.06.2020 tarihli 1.200,45-TL bedelli iki adet fatura davacı tarafından kesilerek müvekkile teslim edildiğini ancak faturalara konu borcun müvekkil tarafından davacıya ödenmiş olup, müvekkilin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, işbu sebeple, huzurdaki davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, haksız ve mesnetsiz huzurdaki davanın usul ve esastan reddi ile takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etme zarureti hasıl olduğunu beyan etmiş, fazlaya dair her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; haksız ve mesnetsiz huzurdaki davanın reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin --------- sayılı ilamı ile "Davacı ile davalı arasında takibe ve davaya konu fatura alacağı nedeniyle hukuki ilişki bulunduğu, ---------- kaydına göre davalı ... gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı, Davacı şirket tarafından davalı aleyhine mahkememiz nezdinde iş bu ticari dava mahiyetinde itirazın iptali davası açılmış ise de: 6502 Sayılı TKHK'nın 3/l maddesine göre, davacı firma ile davalı arasında düzenlenen faturanın "Tüketici işlemi olduğu, aynı kanunun 72. Maddesine göre tüketici işleminden doğan davaların Tüketici mahkemesinde görüleceği, dosyada faturaya konu ürünlerin davalının kişisel kullanım amacıyla alınmış olduğu, ayrıca davalı ... gerçek kişi tacir de olmadığı, faturanın TTK'da düzenlenmiş olması, davayı TTK 4. Maddesinde sayılan ticari davalardan olmasını gerektirmediği, ---------- sayılı ilamı ile --------- Sayılı kararı değerlendirilerek mahkememizin görevsizliğine, dosyanın görevli --------- nöbetçi tüketici mahkemesi'ne gönderilmesine," karar verilmiştir.------------- sayılı ilamı ile " 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)’nun 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.

TTK'nın 5/1. Maddesine göre de, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalara asliye ticaret mahkemesi bakmakla görevlidir. Asliye ticaret mahkemesinin görevinin tayininde uyuşmazlığa konu mal ve/veya hizmetin türü ve ticari iş karinesi etkili değildir. Zira Türk Ticaret Kanunu ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştirMahkemece yapılan araştırmada davalının TTK'nın 11/2. Maddesindeki sınırı aşan mahiyette ticari işletmesi bulunduğuna ilişkin herhangi bir kayda ulaşılmamıştır. Zaten taraflarında bu yönde bir iddiası da bulunmamaktadır. Ancak Dairemizce Uyap aracılığıyla yapılan araştırmada davalının, --------- sorgusuna göre "otel vb. Konaklama yerlerinin faaliyetleri" ile ilgili meslek bilgisi, --------- sorgusuna göre ise "..." işyeri ünvanı altında cafe mahiyetinde faaliyetin bulunduğu anlaşılmaktadır. Bunun yanı sıra davacının sunduğu cari hesap dökümünde davalının devir bakiyesi bulunduğu görülmektedir. Bu nedenle davalının tüketici olduğunun kabulü mümkün değildir.Bunun yanı sıra 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)’nun 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.

TTK'nın 5/1. Maddesine göre de, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalara asliye ticaret mahkemesi bakmakla görevlidir.

TTK'nın 11/2. Maddesinde, ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletme;

TTK'nın 15. Maddesinde ise, ister gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaf olarak tanımlanmıştır.Dosya kapsamı itibariyle itibariyle davalının ticari işletmesi bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise uyuşmazlığın davacının ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığı araştırılmamıştır. Bu nedenle mahkemece öncelikle bu hususta bir araştırma yapılarak mahkemenin görevinin tayin edilmesi gereklidir. " şeklinde karar verilmiştir.

DELİLLER

---------- Esas sayılı icra takip dosyası, ----------Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 22/06/2021 tarihli müzekkere cevabı (Davacı şirketin ticaret sicil kayıtları), ----------- Vergi Dairesi'nin 20/03/2023 tarihli müzekkere cevabı,---------- Vergi Dairesi'nin 20/03/2023 tarihli müzekkere cevabı ile " Dairemiz ---------- vergi kimlik numarasında kayıtlı ... ile ilgili olarak kayıtlarımızın tetkikinde; 10/09/2020 tarihinde ----------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden Dairemize nakil geldiği OTEL VB. KONAKLAMA YERLERİNİN FAALİYETLERİ (GÜNLÜK TEMİZLİK VE YATAK YAPMA HİZMETİ SAĞLANAN YERLERİN FAALİYETLERİ) (KENDİ MÜŞTERİLERİNE RESTORAN HİZMETİ VERMEYENLER İLE DEVRE MÜLKLER HARİÇ) faaliyetinden dolayı mükellefiyetinin devam ettiği, ödevlinin 2020 T. yılında Bilanço esasına göre , 2021 T. yılında İşletme hesabı esasına göre defter tuttuğu.." belirtilmiştir. -Mali Müşavir bilirkişinin 18/08/2023 tarihli raporu,

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava;03/03/2020 tarihli fatura ve 23/06/2020 tarihli fatura alacağının tahsili için yapılan takibe itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu madde 67 vd. düzenlenmiştir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Doya kapsamından; davacı 03/03/2020 tarihli fatura ve23/06/2020 tarihli fatura alacağının tahsili için --------- Esas sayılı dosyası ile 11.933,88 TL asıl alacak, 923,98 TL işlemiş faiz ve 1.200,45 TL asıl alacak, 60,09 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 14.118,40 TL alacağın tahsili için davalı aleyhine takip başlattığı, davalının yasal süresinde takibe itiraz ettiği, davacının bir yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptalini talep ettiği görülmektedir.Mali Müşavir bilirkişi Mahkememize sunduğu 18/08/2023 tarihli raporunda sonuç olarak: "Davacı yan tarafından incelemeye sunulan 2020-2021 yılı ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, davalı yan tarafından incelemeye sunulan 2020 yılı ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmamış olduğu (yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yaptırılmadığı), incelenen davacı ve davalı yanın ticari defterlerinin örtüştüğü, defterlerin tam mutabakat halinde oldukları, takibe konu faturalar ve faturaların ödenmemesi yönünden birbirlerini doğruladıkları, iki tarafın ticari defterinde de takip tarihi olan 11.02.2021 tarihi itibarıyla davacı yanın davalı yandan 13.134,33 TL asıl alacaklı olduğu görülmüştür. Takibe konu faturaların davalı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu süresinde itiraz edilmediği, dosya kapsamında fatura muhteviyatındaki ürünlerin teslim alınmadığı yönünde bir çekişme bulunmadığı, davalı yanın ödeme definde bulunduğu, fakat dosyaya faturaların ödendiğine ilişkin ispata elverişli belge bilgi (ödeme dekontu, tahsilat makbuzu) sunulmadığından, davalı yanın faturaların ödendiği iddiasına tarafımızdan itibar edilmemiştir Davacı yan tarafından 11.02.2021 tarihinde davalı aleyhine 13.134,33 TL Fatura, 984,07 TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 14.118,40 TL alacağının takip tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek yasal faiz ile tahsili talebi ile başlatılan, davalı yanın itirazı ile durdurulan, takibin devamı amacıyla huzurdaki itirazın iptali davasının ikame edildiği, tarafımızdan görülmüştür. Davacı yanın davalı yandan takip tarihi olan 11.02.2021 tarihi itibariyle 13.134,33 TL asıl alacaklı olduğu, Davacı yanın davalı yandan 13.134,33 TL alacağı için 3095 sayılı kanuna göre (madde 1) icra takip tarihi olan 11.02.2021 tarihinden itibaren yıllık %9 oranında yasal faiz talep edebileceği (talep yasal faiz), Tarafların icra inkar tazminatı ve diğer benzer taleplerinin sayın mahkemenizin takdirinde kaldığı" hususlarında rapor beyan etmiştir. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır. Fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. 6102 Sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi tacirler arasındaki hizmetin ayıplı olması halinde yapılması gereken işlemleri düzenlemektedir. Anılan maddeye göre hizmet alan tacir, malın ayıplı olduğu açıkça belli değilse, malı teslim aldıktan sonra malı incelemek veya incelettirmek, malın ayıplı olması halinde 8 gün içinde bu durumu hizmet verene iletmek durumundadır . Somut olayda dava konusu uyuşmazlık davalının ticari işletmesiyle ilgili olup, verilen hizmetin ayıplı olduğuna ilişkin davacıya ayıp ihbarında bulunduğunu beyan etmemiş ve varsa ayıp ihbarına ilişkin delil de sunmamıştır.

HMK'nın 190 maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Mali Müşavir bilirkişinni 18/08/2023 tarihli raporunda davacı yan tarafından incelemeye sunulan 2020-2021 yılı ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, davalı yan tarafından incelemeye sunulan 2020 yılı ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmamış olduğu (yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yaptırılmadığı), incelenen davacı ve davalı yanın ticari defterlerinin örtüştüğü, defterlerin tam mutabakat halinde oldukları, takibe konu faturalar ve faturaların ödenmemesi yönünden birbirlerini doğruladıkları, iki tarafın ticari defterinde de takip tarihi olan 11.02.2021 tarihi itibarıyla davacı yanın davalı yandan 13.134,33 TL asıl alacaklı olduğu ,takibe konu faturaların davalı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu süresinde itiraz edilmediği, dosya kapsamında fatura muhteviyatındaki ürünlerin teslim alınmadığı yönünde bir çekişme bulunmadığı, belirtilmiş olup ne kadar davalı taraf dava konusu fatura nedeniyle borcu olmadığını ,fatura bedellerini ödediğini beyan etmiş ise de ödeme hususunu ispat edememiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının 03/03/2020 tarihli fatura ve 23/06/2020 tarihli iki adet fatura alacağından kaynaklı 13.134,33 TL asıl alacak, 984,07 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 14.118,40 TL asıl alacağı bulunduğu, takipten önce çıkartılan ihtarname ile davalının temerrüde düştüğü, işlemiş faiz talep edebileceği, alacağın likit olması nedeniyle kabul edilen asıl alacak tutarının % 20'si oranında davacı lehine icra tazminatına hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

Davanın KABULÜ ile,

1.Davalının --------- Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın İPTALİ ile; takibin 11.933,88 TL asıl alacak, 923,98 TL işlemiş faiz ve 1.200,45 TL asıl alacak, 60,09 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 14.118,40 TL üzerinden asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle DEVAMINA,

2.Dava konusu asıl alacak likit olduğundan 13.134,33 TL asıl alacağın % 20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine

3.492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince 170,52 TL peşin harcın ve 70,59 TL icra takip peşin harcının alınması gereken 964,43 TL karar ve ilam harcından mahsubu ile bakiye 723,31 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

4.Davacı tarafından karşılanan 170,52 TL peşin harç ve 59,30 TL başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 14.118,40 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,

6.Davacı tarafça yapılan bilirkişi masrafı 1.500,00 TL, tebligat posta masrafı 173,00 TL ve dosya masrafı 2,50 TL olmak üzere toplam 1.675,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7.Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin (e-duruşma yoluyla) ve davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK 341/2. ve Ek Madde 1/2. maddeleri gereğince karar tarihinde miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/10/2023

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog