Esas No
E. 2023/610
Karar No
K. 2023/3002
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2023/610 E.  ,  2023/3002 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/695 E., 2015/752 K.
SUÇ: Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Muğla (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 22.05.2012 tarihli 2012/208 Esas, 2012/633 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 123 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

2.Muğla 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2015 tarihli 2015/695 Esas, 2015/752 Karar sayılı kararı ile; Muğla (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 22.05.2012 tarihli 2012/208 Esas, 2012/633 Karar sayılı hükmünün sanığın 5 yıllık denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle açıklanmasına, sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci, üçüncü ve yedinci fıkraları uyarınca 2 ay 15 gün erteli hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 01.01.2021 tarihli ve 2016/21263 sayılı, hakaret ve tehdit suçları yönünden temyiz isteminin reddi, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu yönünden dosyanın basit yargılama usulü yönünden değerlendirilmesi gerektiği gerekçesi ile hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir. IV. GEREKÇE

Sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına dair Muğla (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 22.05.2012 tarihli 2012/208 Esas, 2012/633 Karar sayılı kararının 30.05.2012 tarihinde kesinleşmesine müteakip, sanığın denetim süresi içinde 14.02.2015 tarihinde 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarında düzenlenen hali ile hakaret suçunu işlediği ve Muğla 2. Asliye Ceza Mahkemesinin bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verdiği, hükmün 22.10.2015 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin 11 inci fıkrası gereğince açıklanmasına dair kararı kapsayan dosya incelenmiştir.

Sanık müdafiinin 11.12.2015 havale tarihli temyiz dilekçesi ile Muğla 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2015 tarihli 2015/695 E., 2015/752 K. sayılı kararını kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kurulan hüküm yönünden temyiz ettiğini belirttiği, hakaret ve tehdit suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyizinin olmadığı anlaşılmakla; tebliğnamede hakaret ve tehdit suçlarından temyiz isteminin reddini öneren görüşe iştirak edilmemiştir.

Sanığa isnat edilen eylemin, 5237 sayılı Kanun'un 123 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen ''kişilerin huzur ve sükununu bozma'' suçuna ilişkin olduğu, "kişilerin huzur ve sükununu bozma" suçu için 5237 sayılı Kanun'un 123 üncü maddesinin birinci fıkrasında temel ceza miktarının ''üç aydan bir yıla kadar hapis'' olarak belirlendiği; 5271 sayılı Kanun'un, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan ''Basit Yargılama Usulü'' başlıklı 251 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan; ''Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.'' şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan ''01.01.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.'' şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas-2020/33 Karar sayılı ve 16.03.2021 tarihli 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas-2021/4 Karar sayılı iptal kararları ile ''...kovuşturma evresine geçilmiş..., ...hükme bağlanmış...'' ibarelerinin, aynı bentte yer alan ''...basit yargılama usulü...'' yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle;

Kovuşturma evresine geçilmiş veya hükme bağlanmış olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan kesinleşmiş hükümler haricindeki düzenlemelerin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre; ''mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.'' şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararlarının neticeleri itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle, sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, ''Basit Yargılama Usulü'' yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk görülmüştür.

V. KARAR

Başkaca yönleri incelenmeyen Muğla 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2015 tarihli 2015/695 Esas, 2015/752 Karar sayılı kararının gerekçe bölümünde açıklanan nedenle 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.09.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog