6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2022/6327 E. , 2023/13088 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Oluş ve dosya kapsamına göre, ...'da ailesi ile birlikte halı ticareti yapan katılan ...'un, Bor ilçesinde halı ticareti yapan ... isimli kişiye sattığı halılar karşılığında geri kalan 230.000,00 TL alacağını tahsil edememesi üzerine ...'yı tanıyan arkadaşı ...'ndan kendisine yardımcı olmasını istediği, ...'nun, sanık ...'ya ulaştığı ve katılanla tanışmasını sağladığı, sanık ...'nın, ...'ya telefon açarak katılana ait alacağın artık kendisine geçtiğini belirterek borcunu ödemesi konusunda tehditte bulunduğu, ...'nın 09.01.2015 tarihinde Bor Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat ederek sanık ... ve katılan ... hakkında şikayetçi olduğu, yapılan soruşturma kapsamında sanık ... hakkında yakalama emri çıkartıldığı, bunun üzerine sanık ...'nın 2015 yılı Şubat ayı içerisinde katılanın iş yerine gelerek katılana "Bu ilyas şikayetinden vazgeçmiyor, zorla beni katil edeceksiniz'' dediği, ertesi gün de sanıkla bir AVM de buluşan katılana sanığın ''Bu İlyas bir türlü ifadesini geri almıyor, ben zaten polis tarafından takip edilen biriyim, beni katil etmeyin, en sonunda vuracağım onu bana bu işten yaşadığım sıkıntıdan dolayı 90.000,00 TL para vereceksin, bu para olayından Cengiz’e bahsetmeyeceksin, yoksa bu paranın 2 katını isterim'' dediği, katılanın bu parayı verebilecek durumda olmadığını belirtmesi üzerine sanığın "başka çare yok bu parayı vereceksin, olaylar senin yüzünden başıma geldi" dediği ve ayrıldıkları, kardeşiyle konuşup parayı vermeye karar veren katılanın bankadan kredi çekerek işyerine gelen sanığa verdikleri ve yağma suçu olarak değerlendirilen eyleminden sonra, sanık ...'nın arkadaşı olan sanık ...'ı katılanın işyerine göndererek para istemeye devam etmeleri ve katılanın artık bu duruma son vermek adına kolluğa müracaat ederek, görevlilerce önceden seri numaraları alınan paralar ile sanık ...'ın katılanın işyerine gitmesi ve önceden seri numaraları alınan paraları sanığa vermesi akabinde tertibat alan görevlilerce sanık ...'ın yakalandığı olayda, sanıkların eyleminin yağmaya teşebbüs suçunu oluşturduğu gözetilmeyerek, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2.Kabule göre de; Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi yerine sanıklardan eşit olarak tahsiline karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak oybirliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
28.09.2023 tarihinde karar verildi.