2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2023/12124 E. , 2023/3963 K.
"İçtihat Metni"...
...
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
...
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Serik Cumhuriyet Başsavcılığının 02.11.2015 tarihli ve 2015/1517 Esas No.lu iddianamesi ile sanık hakkında, katılanlara ait serada bulunan demirleri çalması şeklindeki eylemi nedeniyle hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-e, 53. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Serik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2015/652 Esas, 2016/481 Karar sayılı kararı ile sanığın hırsızlık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir
3.Yukarıda anılan kararın katılan tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 12.05.2022 tarihli ve 2021/11046 Esas, 2022/7114 Karar sayılı kararı ile "sanığa atılı suçun işlendiğinin sabit olması nedeniyle mahkûmiyetine karar verilmesi" gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4.Serik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2022 tarihli ve 2022/501 Esas, 2022/587 Karar sayılı kararı ile bozma kararına direnilmesine ve sanığın hırsızlık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi, sanığın ikrarda bulunduğu da gözetilerek mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılanların bir akrabasının, 05.07.2013 günü saat 13:30 civarında telefon ile arayarak, seralarının olduğu yerdeki demirlerin, sanık tarafından sökülüp işçiler vasıtasıyla götürüldüğünü haber verdiği, katılanların serada yaptığı kontrolde, demirlerin söküldüğünü tespit ettikleri ve akrabaları olan sanığı aradıkları, sanık ile katılanlar arasındaki telefon görüşmesinde, sanığın maddi olarak zor durumda olması nedeniyle suça konu demirleri aldığını ifade ettiği ve zararlarını karşılayacağını söylediği, ancak katılan ...’ın, sanık hakkında şikâyetçi olduğu, sanığın aşamalarda, diğer katılan ... ile aralarında anlaşma neticesinde demirlerin söküldüğü ve satılarak parayı paylaşacaklarını ifade ettiği, anlaşmaya dair Mahkeme tarafından dinlenen tanıkların sanığı doğruladığı ve İlk Derece Mahkemesince yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
2.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına direnilmesine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE
1.Sanık hakkında hırsızlık suçundan yerel mahkeme tarafından verilen 10.05.2016 tarihli kararın Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 12.05.2022 tarihli ve 2021/11046 Esas, 2022/7114 Karar sayılı ilâmı ile bozulması üzerine, her ne kadar mahkeme tarafından direnme kararı verildiği belirtilmiş ise de; direnme kararında, bozmadan önce verilen kararda yer verilmeyen yeni ve farklı gerekçeler gösterildiği, bu itibarla direnme kararının eylemli uyma sonucu verilen yeni bir hüküm olduğu anlaşılmıştır.
2.Sanığın aşamalarda, suça konu demirleri aldığını ifade ettiği, katılan ... ile aralarında bir anlaşma olduğunu söylemesine rağmen bu hususun, katılan tarafından kabul edilmediği, bozma öncesi dinlenen tanıkların görgüye dayalı bir bilgilerinin olmadığının anlaşılması karşısında; sanığın atılı suçtan mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR
Gerekçe bölümünün açıklanan nedenle Serik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2022 tarihli ve 2022/501 Esas, 2022/587 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.