2. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/10209
- Karar No
- 2023/4179
- Karar Tarihi
- 06.07.2023
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku - Malvarlığı
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
2. Ceza Dairesi 2021/10209 E. , 2023/4179 K.
"İçtihat Metni"...
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
...
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyizi bakımından; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 19.03.2015 tarihli ve 2015/6082 numaralı iddianamesiyle sanık ... hakkında şikayetçinin cep telefonu çalması şeklindeki eylemi nedeniyle hırsızlık, ... hakkında ise, çalıntı cep telefonunu satmaya yardım etmek şeklindeki eylemi nedeniyle suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1.b, 143, 58, 53, 165/1, 53. maddelerinden cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.05.2016 tarihli ve 2015/264 Esas, 2016/592 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan 5237 sayılı Kanun'un 165/1 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis 4.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ...'ın temyiz talebi; hükmü temyiz etme isteğine ilişkindir. Sanık ...'ın temyiz talebi ise; suçu işlemediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılanın cep telefonunun çalınması şeklinde gerçekleşen olay ile ilgili olarak, sanıkların ne şekilde ele geçirildiği belli olmayan cep telefonunu birlikte cep telefonu ticareti yapan... İletişim isimli iş yerine sattıkları bu satış sırasında sanık ...'a ait kimlik fotokopisini bahsi geçen iş yerine teslim ettikleri, sanıkların telefonu çalmadıkları yönünde savunma yaptıkları, ancak cep telefonunu birlikte sattıklarını kabul ettikleri, her ne kadar sanık ... hakkında suça konu telefonu çaldığından bahisle hırsızlık suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de, adı geçenin telefonun kendisine ait olmadığı diğer sanık ...'a ait olduğu yönündeki savunmasının aksini gösterir somut ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden sanık lehine düşünülerek, her iki sanık hakkında suç eşyasını kabul etme suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Sanıklar suçlamayı inkâr etmiş, katılanın soruşturma aşamasında ifadesinin alındığı tespit olunmuştur. IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
1.Şikâyetçinin çalınan cep telefonunun, sanıklar tarafından olaydan bir gün sonra cep telefoncuya satılması şeklinde gerçekleşen olayında, suça konu cep telefonun çalındığı tarih ile satıldığı tarih arasının kısalığı ile sanıkların hayatın olağan akışına uygun olmayan birbirleri ile çelişen ve birbirlerine suç atmaya yönelik savunmalarına itibar edilerek; sanık ...'ın hırsızlık suçundan mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan mahkûmiyetine kararı verilmesi; sanık ...'ın eyleminin ise, hırsızlık suçunu oluşturması nedeniyle sanık hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulması gerektiği; ancak suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan açılan davanın hırsızlık suçuna dönüşmeyeceği dikkate alınarak hırsızlık suçundan dolayı suç duyurusunda bulunulup, Cumhuriyet savcılığı tarafından kamu davası açılması sağlanarak ve her iki dava birleştirilerek sanığın hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Sanık ...'ın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Antalya 12. Ceza Mahkemesince verilmiş 26.05.2011 karar tarihli, 2011/297 Esas, 2011/239 Karar sayılı ilamı uyarınca hükmedilen erteli 10 ay hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 141/1. maddesi uyarınca verilmiş olduğu, bahse konu kararın 16.11.2017 tarihli ek karar ile uzlaşmanın sağlanması nedeniyle düştüğü, bu kararının tekerrüre esas alınamayacağı ve yine adli sicil kaydında başkaca tekerrüre esas nitelikte sabıkasının bulunmaması nedeniyle sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmayacağından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık tespit edilmiştir.
3.Kabule göre de; a-5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesine göre, hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil hakkında kurulabileceğinin düzenlenmesi karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, iddianamede dava konusu yapılan fiilin bir başka olaya dayalı olmadan bağımsız olarak açıklanıp belirtilmesinin gerektiği, aksine uygulamanın hangi eylemden dolayı dava açıldığı ve hangi iddiaya karşı savunma yapılacağı hususunda karışıklığa neden olacağı, bu itibarla iddianamede açıklanan eyleme ve sevk maddesine göre, sanık ... hakkında sadece "hırsızlık" suçundan dava açıldığı, "suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi" suçundan açılmış bir kamu davası bulunmadığı; hırsızlık suçundan açılan davanın suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçuna dönüşmeyeceği ve sanık hakkında iddianame içeriğine göre suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan dolayı açılmış bir dava bulunmadığı dikkate alınarak suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan dolayı suç duyurusunda bulunulup, Cumhuriyet savcılığı tarafından kamu davası açılması sağlanarak ve her iki dava birleştirilerek sanığın hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. b-Hükümden sonra 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanıkların eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 165/1. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık tespit edilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.05.2016 tarihli ve 2015/264 Esas, 2016/592 Karar sayılı kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanıkların kazanılmış haklarının dikkate alınmasına, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...