2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2021/9799 E. , 2023/4112 K.
"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
...
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nu 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 10.06.2016 tarih ve 2016/25760 Esas sayılı iddianamesi ile, sanığın şikâyetçinin evine girerek evden şikâyetçiye ait bir adet telefon, bir adet tesbih ve bir adet yüzük çaldığı, pencereden arka bahçeye atladığı, ancak kaçamadan güvenlik güçleri tarafından yakalandığı ve bu şekilde sanığın üzerine atılı hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçunu işlediğinden bahisle eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-b, 5/2, 116/1. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.İstanbul 26. Asliye Mahkemesinin, 01.07.2016 tarihli ve 2016/309 Esas, 2016/292 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 35/2,116/1, 53. maddeleri uyarınca sırasıyla "2 yıl 6 ay" hapis cezası ve "6 ay" hapis cezası ile cezalandırılmasına, her iki suç yönünden de hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; hırsızlık kastı ile eve girmediğine, beraatine karar verilmesi gerektiğine, hakkında 5237 sayılı Kanun’un 51. maddesinin ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasının hatalı olduğuna ve re'sen dikkate alınacak sebeplere, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay günü saat 07.10 sıralarında ... adresinde hırsızlık olayının olduğunun bildirilmesi üzerine adrese gidildiğinde, toplanan şahısların adrese iki şahsın camdan girdiğini ve içeride olduklarını söyledikleri, kolluk görevlilerinin bina içine gireceği sırada apartmanın camından ''hırsızlar bahçede'' diye bağırılması üzerine apartmanın bahçesinde sanık ile yaş küçüklüğü nedeniyle hakkında ayrı işlem yapılan dava dışı ...'nin yakalandığı, sanığın kaba üst aramasında şikâyetçiye ait cep telefonu ve bir adet tesbihinin ele geçirildiği, Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
2.Sanığın inkâra yönelik savunması, Olay Yeri İnceleme Raporu ve Krokisi, 08.06.2016 tarihli Tutanak dosya içerisine eklenmiştir. IV. GEREKÇE
Konut dokunulmazlığının ihlali suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 119/1-c maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; gelen hırsızlık ihbarı üzerine olay yerine ivedilikle giden kolluk güçlerinin sanığı binanın arka bahçesinde yakalaması ve sanığın yapılan kaba üst aramasında şikayetçinin evinden çalınan cep telefonu ile tesbihin ele geçirilmesi birlikte değerlendirildiğinde atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamış, sanık hakkında hırsızlık suçundan hükmedilen netice ceza miktarının 2 yıl 6 ay hapis cezası olduğu, 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca erteleme, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanmasında, sonuç ceza miktarı itibarıyla kanunî engel bulunduğu; yine sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümde Mahkemece lehe hükümlerin yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye istinaden uygulanmamasına karar verildiği, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazları da reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 26. Asliye Mahkemesinin, 01.07.2016 tarihli ve 2016/309 Esas, 2016/292 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.