Esas No
E. 2022/11549
Karar No
K. 2023/7795
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Uyuşturucu

10. Ceza Dairesi         2022/11549 E.  ,  2023/7795 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2020/104 E., 2021/225 K.
SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: Kamu davasının durması
YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet

Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Çeşme 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 10.06.2021 tarihli ve 2020/104 Esas, 2021/225 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca "durmasına" karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 02.09.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 26.06.2022 tarihli ve 2022/11018 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2022 tarihli ve KYB-2022/96853 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2022 tarihli ve KYB-2022/96853 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Sanık ...'nin 13.03.2017 tarihli dilekçesi ile Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 24.11.2014 tarihli ve 2014/2093 soruşturma, 2014/9 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi karar suretinin tarafına verilmesi talebinin uygun görülerek anılan erteleme kararının sanığa verildiği, sanığın erteleme kararından haberdar olmasına rağmen herhangi bir itirazının olmadığı, denetim süresi içerisinde sanık tarafından işlendiği iddia olunan aynı neviden suç tarihinin de 17.10.2019 olduğu nazara alındığında yargılamaya devam edilerek bir karar verilmesi yerine, yazılı şekilde durma kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. Şüpheli hakkında, 15.07.2014 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığının 24.11.2014 tarihli ve 2014/2093 soruşturma, 2014/9 sayılı kararı ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolu, mercii ve itiraz süresinin usulüne uygun şekilde gösterildiği, kararın tebliğe çıkarıldığı, tebligatın bilatebliğ dönmesi üzerine bu kez bilinen adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 35 inci maddesine göre tebliğe çıkarılarak 26.01.2015 tarihinde 7201 sayılı Kanun'un 35 inci maddesine göre tebliğ edildiği, şüphelinin, 13.03.2017 tarihinde Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği dilekçesinde, "dava açılmasının ertelenmesi kararı" nın tarafına verilmesini talep ettiği,

B. İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce kaydın infazen kapatılmasından sonra, şüphelinin 17.10.2019 tarihinde aynı nitelikteki suçu yeniden işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığının 04.02.2020 tarihli ve 2014/2093 Soruşturma, 2020/142 Esas, 2020/135 sayılı iddianamesi ile Çeşme 1.Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,

C. Çeşme 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 10.06.2021 tarihli ve 2020/104 Esas, 2021/225 Karar sayılı kararı ile, erteleme kararının tebliğinin usulsüz olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, kararın 02.09.2021 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır.

D. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye, hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, şüpheli hakkında Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda itiraz kanun yolunun gösterildiği, ancak; kararın tebliği için, 7201 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi gereğince şüphelinin soruşturma aşamasında kolluk görevlilerince alınan ifadesi sırasında beyan ettiği ve bilinen son adresine çıkartılan tebligatın 7201 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi uyarınca tebliğ edilmiş sayılarak kararın kesinleştirildiği ve şüphelinin erteleme süresi içerisinde yeniden aynı suçu işlediğinden bahisle hakkında kamu davası açıldığı, 7201 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinde yer alan, ''(1) Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması caizdir. (2) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun'un 35 inci maddesinde yer alan, "Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır. (Değişik fıkra: 11.01.2011-6099 S.K./9.mad.) Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır. (Değişik fıkra: 19.03.2003 - 4829 S.K./11. md.) Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır..." şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, öncelikle bilinen en son adresinde bulunamayan sanığın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi olup olmadığının araştırılarak, MERNİS adresine 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesine göre tebliğ yapılması gerektiği, MERNİS adresinin olmadığının tespiti halinde 35 inci maddeye göre, ancak daha önce usulüne uygun bir şekilde tebligat yapılan eski adrese tebliğ işlemi yapılabileceği anlaşıldığından, daha önce usulüne uygun bir şekilde tebligat yapıldığına ilişkin bir belge bulunmayan adresine 7201 sayılı Kanun’un 35 inci maddesine göre yapılan tebligat işleminin geçerli olmadığı, mahkemenin bu yöndeki tespitinin yerinde olduğu, Ancak;

Sanığın, Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği 13.03.2017 tarihli dilekçesi üzerine, Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 24.11.2014 tarihli ve 2014/2093 soruşturma, 2014/9 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın bir suretinin tarafına verilmesi talebinin uygun görülerek anılan erteleme kararının sanığa verildiği, sanığın erteleme kararından haberdar olmasına rağmen herhangi bir itirazının olmadığı, erteleme süresi içerisinde sanık tarafından işlendiği iddia olunan aynı nitelikteki suç tarihinin de 17.10.2019 olduğu dikkate alındığında, mahkemece yargılamaya devam edilerek esasa ilişkin bir karar verilmesi yerine, "kamu davasının durmasına" karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2.Çeşme 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 10.06.2021 tarihli ve 2020/104 Esas, 2021/225 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.09.2023 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku - Uyuşturucu 5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolu, mercii ve itiraz süresinin usulüne uygun şekilde gösterildiği, kararın tebliğe çıkarıldığı, tebligatın bilatebliğ dönmesi üzerine bu kez bilinen adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu 7201 sayılı Kanun) 35 inci maddesine göre tebliğe çıkarılarak 26.01.2015 tarihinde 7201 sayılı Kanunu 7201 sayılı Kanun 7201 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinde yer alan, ''(1) Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması caizdir. (2) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." şeklindeki düzenleme ile aynı Kanunu 5237 sayılı Kanun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 5271 sayılı Kanun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 6545 sayılı Kanun
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog