Esas No
E. 2010/8226
Karar No
K. 2010/10244
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2010/8226 E.  ,  2010/10244 K.

"İçtihat Metni"

Mahkemesi :İş Mahkemesi No :319-293 Dava, gaipliğine karar verilen sigortalının hesabına yatırılan ve haksız olarak çekilen aylıkların tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali takibin devamı istemine ilişkindir. Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, taraflar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddine,

2.Davalının temyiz itirazlarına gelince;

Meslek hastalığı nedeniyle 22.09.1979 tarihinde gelir bağlanan sigortalı...’ın aylıklarının noterden düzenlenen vekaletname ile davalı eşi tarafından bankadan çekilmekte olduğu, ...

4.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 19.03.2004 tarihinde kesinleşen 2002/797 E-2004/151 K karar sayılı kararı ile sigortalının kaybolduğu, 1991 yılı sonbaharından itibaren kendisinden haber alınamaması nedeniyle 4721 sayılı Yasanın 35. maddesi uyarınca gaipliğine karar verildiği, Kurumca; 15.09.1991-18.01.2006 tarihleri arasında sigortalının hesabına yatırılan ve davalı tarafından vekaletname ile çekilen aylıkların % 50 fazlası ile tahsili için icra takibi yapıldığı, Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile dava konusu dönemde yersiz çekilen aylıklar ve işlemiş faiz üzerinden icra takibinin devamına karar verildiği anlaşılmaktadır.

Bu kapsamda, 5510 sayılı Yasanın 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 96. maddesindeki, “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;

a)Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,

b)Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, üç aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır…” düzenlemesi üzerinde durulması gerekmektedir.

Konuya ilişkin 5510 sayılı Yasa öncesi mevzuata bakıldığında, 506 sayılı Yasanın 121. maddesinde yersiz ödeme halinde iade yükümünün kapsamını belirleyen bir düzenleme bulunmadığı gibi, anılan Yasa içeriğinde konuyu düzenleyen başka bir özel düzenlemenin de yer almadığı görülmektedir. 5510 sayılı Yasanın 96. maddesi ile 506 Yasada yer almayan yeni bir düzenleme getirilmiş, sebepsiz zenginleşmenin iyi niyetle veya kötü niyetle gerçekleşmesine bağlı olarak istirdadı mümkün ödeme miktarları belirlenmiştir. Kapsam belirlendikten sonra, ilgilinin Kurumdan alacağı yoksa geri alma işleminin genel hükümlere göre yapılacağı öngörülmüştür. 5510 sayılı Yasanın geçici maddelerinde ise, yersiz ödemelerin tahsili konusunda önceki hükümlerin uygulanması gereğini öngören herhangi bir kural yer almamaktadır. Kurumun istirdadını isteyeceği yersiz ödemenin kapsamını belirlemedeki irade serbestisi de, 5510 sayılı Yasanın 96. maddesi hükmünün, Kurumun yersiz ödemeden kaynaklanan alacakları konusunda süren uyuşmazlıklara uygulanması gerekmektedir.

Yersiz ödemelerin tahsiline ilişkin 506 sayılı Yasanın 121. maddesindeki “…ilgililerin sonraki her çeşit istihkaklarından kesilmek suretiyle geri alınır...” ve 5510 sayılı Yasanın 92. maddesinde “… ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir…” düzenlemesi gereğince de, davalının hak sahibi sıfatı kazanıp kazanmadığı, hak sahibi sıfatını kazanması halinde, hak edeceği aylıkların mahsup edilmesi suretiyle Kurum alacağının belirlenmesi gerekecektir. Mahkemece; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilerek davalının iade borcunun kapsamının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gereği üzerinde durulmaksızın, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 06.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK İcra İflas Hukuku K5510 md.96 K5510 md.121 K4721 md.35 K506 md.121 K5510 md.92
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog