10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2010/7285 E. , 2010/11373 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :İş Mahkemesi No :231-240 Davacı,04.06.2006-29.07.2008 tarihleri arası döneme ilişkin olarak 2022 sayılı Yasa kapsamında hakettiği 3.150 Tl aylığın yasal faiziyle birlikte ödenmesini istemiştir. Mahkeme, konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir. Hükmün, davalı Kurum Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava; 01.09.2004 tarihinden itibaren 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç,Güçsüz Ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanmasına ilişkin 2022 sayılı Yasa kapsamında aylık bağlanan davacının,Bağ-Kur'dan ölüm aylığı aldığı gerekçesiyle başlangıç itibarıyla iptal edilmesinin haksızlığı nedeniyle hakedilen 04.06.2006-29.07.2008 devresine ilişkin birikmiş 3.150 TL'nin yasal faiziyle tahsiline ilişkin olup;Mahkemece,yargılama sırasında aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanarak, dava konusu dönemi de kapsayacak şekilde toplu olarak davacıya ödenmiş olması gözetilerek, konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İş Mahkemeleri, 5521 Sayılı Kanun ile kurulmuş olan istisnai nitelikte özel mahkemelerdir.Davaya konu olan aylıklar, 5510 sayılı Yasa kapsamında bulunan aylıklar niteliğinde olmadığı gibi, sosyal amaçlı aylık bağlamağa yönelik 2022 sayılı Yasadan kaynaklanmaktadır.Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun “Kararlara Karşı Başvuru Yolları”nı düzenleyen 45.maddesinin d bendi hükmü gözetildiğinde,dava konusu uyuşmazlıkda idari yargı görevlidir.Bu durumda “yargı yolu yanlışlığı nedeniyle dinlenmesi mümkün olmayan dava dilekçesinin reddine” karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.