4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olanTazminat (Cismani Zarar Sebebiyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA VE TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19/09/2014 tarihinde ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkili ...'ın yaralandığını ve sakat kaldığını, söz konusu kazada müvekkilinin kusursuz olduğunu, davalının müvekkiline tazminat ödemekle yükümlü olduğunu, davalı sigorta şirketine müvekkiline tazminat ödenmesinin talep edildiğini, davalı tarafından müvekkiline eksik ödeme yapıldığını ileri sürerek sürekli ve geçici maluliyet dönemine ilişkin tazminat tutarının, bakıcı giderinin ve tedavi giderlerinin fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak öncelikle 6100 Sayılı Yasanın 107. maddesine göre belirlencek maddi tazminatın sigorta şirketi açısından temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili bu talebini 11/02/2019 tarihinde uyaptan gönderdiği dilekçesi ile 3.689,96 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 71.003,14 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 4.692,15 TL bakıcı gideri, 5.292,02 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 84.677,27 TL olarak ıslah etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Davacı ... vekili ... tarafından 11.08.2015 tarihinde müvekkili sigorta şirketine başvuru yapıldığını, yapılan başvuru üzerine hesaplanılan 17.220,00-TL tazminat miktarının 26.10.2015 tarihinde müvekkili sigorta şirketince davacı tarafa ödendiğini, yapılan ödeme ile müvekkili sigorta şirketinin davaya konu edilen poliçeden doğan sorumluluğunun sona ermiş olması sebebi ile huzurda görülen davanın öncelikle açıklanan sebeple reddinin gerektiğini, herhangi bir dayanak veya kıstas göz önünde bulundurulmadan yapılan ödeme miktarının düşük olduğu iddiasının yersiz olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu yönündeki iddiaları kabul etmediklerini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğunu, bu nedenle Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi aracılığıyla inceleme yaptırılması gerektiğini, davacının talebine konu tedavi giderlerinin geçici iş göremezlik ve bakıcı giderleri tazminatından, 6111 Sayılı yasanın 59. maddesi ile değiştirilen KTK 98 düzenlemesi gereği, müvekkili sigorta şirketi değil ... Kurumunun sorumlu olduğunu, talep edilen geçici iş göremezlik tazminatının da tedavi giderleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, bu nedenle davacının geçici iş göremezlik tazminat taleplerinin reddinin gerektiğini, bedensel zarara uğrayan kişinin sakatlık derecesi çok yüksek ve yaşam boyu başkasının bakımına muhtaç ise, “bakıcı giderleri” de tedavi giderleri kapsamında olması gerektiğini, dolayısıyla tedavi gideri kapsamında olan bakıcı giderlerine ilişkin taleplerden, ... Kurumu sorumlu olduğunu ve bu kapsamdaki taleplerin müvekkili şirket açısından reddininin gerektiğini, ayrıca meydana gelen maluliyet oranının düşük olduğunu, dolayısıyla her durumda yaralanma derecesinin bakıcı gideri yapılmasını gerektirip gerektirmeyeceğinin tespit edilmesi gerektiğini, kaza sonucu üçüncü kişinin malul kalması söz konusu olduğu takdirde sigortacının sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve sigortalının kusuru oranında malul kalanlara tazminat ödemekle yükümlü olduğunu, sağlıklı ve gerçekçi bir tazminat hesaplaması yapılabilmesi için de sakatlıktan kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin talebin değerlendirilmesi amacıyla aktüer sıfatına sahip bir bilirkişinin görevlendirilmesi gerektiğini, her durumda davacının faiz başlangıcına ve türüne ilişkin taleplerinin kabul edilemez olduğunu beyan ederek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Sigorta poliçesi, kaza tespit tutanağı, hasar dosyası, tedavi evrakı, kusur ve maluliyete ilişkin Adli Tıp Kurumu Raporları, aktüeryal bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL VE GEREKÇE
Davacı tarafından açılan dava, haksız fiil (trafik kazası) den kaynaklanan maddi tazminat davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, meydana gelen trafik kazasında davacının ve davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün kusur oranlarının ne olduğu, davacının maluliyete uğrayıp uğramadığı, maluliyete uğramış ise oranının ne olduğu, davalı sigorta şirketince yapılan ödemenin yeterli olup olmadığı, yeterli değil ise bakiye miktarın ne kadar olduğu hususlarındadır.
Mahkememizin 2015/... Esas 2019/.... Karar sayılı dosyasından verilen 11/12/2019 tarihli "Dava ve talep arttırım dilekçelerine göre davanın kabulü ile, 3.689,96 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 71.003,14 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 4.692,15 TL bakıcı gideri, 5.292,02 TL tedavi gideri toplamı 84.677,27 TL maddi tazminatın ödeme tarihi olan 26/10/2015 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine..." ilişkin kararı, davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin 2020/1105 E - ... K sayılı 26/05/2022 tarihli kararı ile " ... Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Yeni Genel Şartların A.5.b maddesinde açıklanan sağlık giderleri teminatının ... Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiş ise de KTK 98. maddesinde ...'nın sorumlu olduğu tedavi giderleri açıkça sayılmıştır. Halen yürürlükte bulunan KTK'nın 98.maddesinde, yeni Genel Şartlarda ki sağlık giderleri teminatına ilişkin düzenleme doğrultusunda Sigorta Şirketleri ve Güvence Hesabının sorumluluğunun sona ereceğine ilişkin bir yasal düzenleme bulunmadığından 98.madde hükmü dışında kalan teminatlar (belgesiz sağlık giderleri, geçici bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatı) bakımından sorumlulukları devam edecektir. Ancak mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunda belgeli tedavi giderleri faturalar toplamına karar verildiğinden bu yöne değinen davalı vekili istinafı yerindedir. Mahkemece davalıya sigortalı araç sürücüsünün yargılandığı ceza mahkemesindeki ( taksirle birden fazla kişinin yaralanmasından verilen mahkumiyet hükmü HAGB uygulanmış ve kesinleşmiş) ATK dan alınan 02/04/2015 tarihli kusur raporu hükme esas alınmış olup bu rapora göre davacı kusursuz, karşı araç sürücüsünün olayda asli kusurlu olduğu tespit edilmiş, ayrıca kusur raporu alınmamıştır. Davaya konu kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. (eski BK'nun 53.) maddesi gereğince; hukuk hakimi, ceza mahkemesince belirlenmiş ve kesinleşmiş olan maddi olgu ile bağlı ise de kusurun bulunup bulunmadığı ve oranına ilişkin ceza mahkemesi kararı ile bağlı olmadığı gibi, kusura ilişkin saptamaya dayanan beraat kararı ile de bağlı değildir. O halde İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken; ceza mahkemesinin, davacının yaralanmasıyla sonuçlanan olaydaki kusur durumlarına ilişkin tespitinin, maddi olgu olarak kabul edilemeyeceği,
TBK'nun 74. maddesi gereği, ceza mahkemesinin kusur değerlendirmesinin hukuk hakimini bağlamayacağı, hususları gözetilmek suretiyle, tarafların bildirdiği delilleri toplanarak, tanıkları dinlenerek ... trafik kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyetinden kusur durumuna ilişkin ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınıp ceza dosyası ile çelişki olması halinde çelişkilerde giderilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2018/1941esas-2019/11483 karar sayılı ilamı). Hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda davacının 4 aylık geçici işgöremezlik süresi için bakıcı gideri hesaplanmıştır. Dosya kapsamından davacı hakkında alınan ATK maluliyet raporunda bakıcı ihtiyacı olup olmadığı belirtilmemiştir. Bu durumda, mahkemece, davalı vekilinin savunmaları da dikkate alınmak suretiyle, doktor bilirkişiden rapor alınarak, davacının yaralanmasının niteliğine göre iyileşme süresinde bakım ihtiyacı olup olmadığı belirlenerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması da doğru görülmemiştir.
Davalı vekili itirazları yerindedir. Dava tarihinden önce ödeme olması halinde tazminatın öncelikle ödeme tarihindeki verilere göre hesaplanmalı, ödenmesi gereken miktarla ödenen miktar arasında KTK'nın 111. maddesinde belirtildiği şekilde fahiş bir fark olup olmadığı değerlendirilmelidir. Şayet ödenmesi gereken destek tazminatı ile ödenmiş olan miktar arasında fahiş fark olduğu saptanırsa davacı tarafından daha önce verilen ibranamenin makbuz hükmünde olduğu kabul edilerek rapor tarihindeki verilere göre hesaplanan tazminat tutarından, davalı tarafından yapılan ödemelerin güncellenerek düşülmesi sonucunda oluşan duruma göre (davalı lehine oluşan kazanılmış haklar gözetilerek) karar verilmesi gerekir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/19920 Esas ve 2019/8605 Karar sayılı kararı). Dosya kapsamından davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından dava tarihinden önce davacıya ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda sadece davacı için Sigorta Şirketi tarafından ödenen tazminat miktarları güncellenerek hesaplanan tazminattan mahsup edilmiş, ancak bilirkişi raporunda KTK'nın 111. maddesine göre bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu nedenle mahkemece öncelikle davalının ödemesi ile ilgili ibraname bulunup bulunmadığı araştırılmalı ibraname veya feragat var ise yukarıdaki gibi tazminatın öncelikle ödeme tarihindeki verilere göre hesaplanması gerektiğinden davalı vekilinin bu yöne değinen itirazı yerinde görülmüştür. Yine davalıya sigortalı aracın kullanım tarzı hususi olduğu poliçede belirtilmekle hesaplanan tazminata avans faizi işletilmesi de doğru olmamıştır..." ifadelerine yer verilerek kaldırılmıştır.
İstinaf kararı doğrultusunda dosya ... Trafik Kürsüsü öğretim üyelerinden oluşan üçlü bilirkişi heyetine tevdii edilerek kusur oranlarını belirler rapor aldırılmış, bilirkişiler Mak.Müh. ..., Doç. Dr. ... ve Prof. Dr. ... mahkememize sunmuş oldukları raporlarında özetle; Dava konusu olayın 19.09.2014 tarihinde saat 21.30 sıralarında davacı sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı kamyonet ile 03.09 sayılı Tem karayolu üzerinde, ... istikametinden İstanbul istikametine yolun sağ şeridi üzerinde seyir etmekte olduğu sırada olay yerinde aracının sol arka kısımlarına arkadan gelerek aynı istikamete seyir etmekte olan sürücü ... yönetimindeki, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigorta poliçeli ... plaka sayılı aracın sağ ön çamurluk kısımları ile çarpması sonucunda ... plaka sayılı kamyonetin yoldan çıkarak takla atması neticesinde maddi hasarlı bir trafik kazasının meydana gelmesi şeklinde olduğunu, Sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı araç ile orta şerit üzerinde 03.09 sayılı Tem karayolu üzerinden, ... istikametinden İstanbul istikametine seyir etmekte olduğu sırada aracının ön sağ kısımları ile önünde ve sağ şerit üzerinde aynı istikamete seyir etmekte olan kamyonetin sol arka kısımlarına çarpması neticesinde meydana gelen kazada KYTK ‘nun 84. maddesinin “ d ” bentinde belirtilen “Arkadan çarpma “ ve 56.maddesinin “ 1a “ bendinde belirtilen “Sürücülerin; geçme, dönme, duraklama, durma ve park etme gibi haller dışında şerit değiştirmeleri veya iki şeridi birden kullanmaları, yasaktır “ hükümlerine aykırı davrandığı için kazada Tam kusurlu olduğunu, Davacı sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı kamyonet ile 03.09 sayılı Tem karayolu üzerinde, ... istikametinden İstanbul istikametine yolun sağ şeridi üzerinde seyir etmekte olduğu sırada olay yerinde aracının sol arka kısımlarına, arkadan gelerek aynı istikamete seyir etmekte olan sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı aracın sağ ön çamurluk kısımları ile çarpması neticesinde meydana gelen kazada ,davacı sürücünün alabileceği bir önlem olmadığından kazada bir kusur payı olmadığını,
Sonuç olarak
1.Olayda sürücü ... %100 (Yüzde yüz) nispetinde kusurlu,
2.Olayda davacı sürücü ...’ın bir kusur payı bulunmadığını bildirmiştir.
İstinaf kararı doğrultusunda davacının yaralanmasının niteliğine göre iyileşme süresinde bakım ihtiyacı olup olmadığı, ihtiyacı varsa süresi yönünde rapor düzenlenmesi için dosya tıp doktoru bilirkişi Doktor ...'e tevdi edilmiş, bilirkişi mahkememize sunmuş olduğu raporunda özetle; Muhammet Kahriman'ın 19.09.2014 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı dirsek hareket kısıtlılığı arızası sebebiyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak E cetveline göre: %13.1 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren dört aya kadar uzayabileceği bildirildiğinden Bakıcı gideri 4.692,15 TL, Tedavi gideri toplamı 5.292,02 TL olmak üzere Toplam 9.984,17 TL olduğu, Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda davacıya ait Bakıcı Gideri olarak hesap edilen sürenin geçici iş göremezlik süresi kabul edilerek bakıcı giderine ihtiyaç duyduğu dönem olarak yerleşik Yargıtay uygulamaları dikkate alınarak brüt asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmış olduğu, Dosya kapsamı tüm delilerin incelenmesi sonucunda davacının Özel ... hastanesinin 23.09.2014 giriş tarihli hasta muayene ve müşahede evrakının tetkikinde 3 gün önce trafik kazası geçiren hastanın ilk müdahalesinin başka bir hastanede yapıldığı, sol koldaki açık yaralar için plastik cerrahisi müdahalesi istendiği, muayenesinde sol ön kolda 15 x 8 cm‘lik alanda ortası stapler ile sütür, üzeri tamamen abraze olmuş cilt, elde duyu ve motor muayenenin normal olduğu, ... ... Hastanesinin 04.12.2014 tarihli poliklinik kontrol evrakında; sağ dirsek 2,5 aylık kırık, 20 gün alçı tedavisi görmüş, hareket kısıtlılığı mevcut, el cerrahisine yönlendirildiği, ... ... Hastanesinin 05.12.2014 tarihli poliklinik kontrol evrakında; sağ dirsekte hareket kaybı olduğu, FTR önerildiği, ... ... Hastanesinin 12.01.2015 tarihli poliklinik kontrol evrakında; heterotrofik ossifikasyon mevcut olduğu, fleksiyon 120 derece, ekstansiyon -60 derece olduğu, Özel ... hastanesinin 16.02.2015 giriş 17.02.2015 çıkış tarihli epikrizinde; yaklaşık 4 ay önce trafik kazası sonrası yaralanan hastanın sol kolundaki açık yara nedeniyle takip edildiği, ilerleyen takiplerinde deri altında cam tanelerinin ele gelmesi üzerine cam tanelerinin çıkarılması için yatırıldığı, Dosya kapsamına kazandırılan ATK raporunda 4 aylık iş göremezlik süresi öngörülmüş olmakla birlikte yine dosya kapsamı aktüerya hesap bilirkişisinin davacının 4 ay geçici iş göremezlik süresince bakıcı gideri hesap etmiş olduğu ve tarafınca yapılan değerlendirme sonucunda davacının sol ön kolda 15 x 8 cm‘lik alanda ortası stapler ile sütür, üzeri tamamen abraze olmuş cilt, sağ dirsek 2,5 aylık kırık, 20 gün alçı tedavisi görmüş, hareket kısıtlılığı mevcut olduğu birlikte değerlendirildiğinde davacının kişisel ihtiyaçlarının karşılanması için en az 4 ay geçici iş göremezlik süresince başka birinin bakınma ihtiyaç duyabileceğinin değerlendirildiği, 01.06.2015 Tarihinden itibaren geçerli olan Poliçe Genel Şartları Ekli belgede Ek 3 - Sürekli Sakatlık Tazminatı Hesaplanması başlıklı kısmın 6. Maddesinin “Aşağıdaki tabloya göre maluliyet oranına dek geldiği aralıktaki katsayıya nispetinde asgari net ücret dikkate alınarak bakıcı gideri hesaplanır. Bakıcı tutulduğunun belgelendirilmesi durumunda asgari brüt ücret hesaplamalarda dikkate alınır.” şeklinde olduğu, Dava dosyasında davacının doğrudan bakıcı tutarak bakıcı tuttuğuna ilişkin bakıcı maaş bordosu, bakıcı ücretinin ödendiğine ilişkin banka dekontu ve sair bilgi ve belgeye rastlanmaması sebebiyle, yasal asgari ücretlere göre bakıcı gideri sebebiyle maddi zarar tespiti yapıldığı, Davacının kusurunun olmadığı ve davalı sürücünün %100 kusur oranı ile davacının 4 aylık bakıcıya ihtiyacı olduğu sürede %100 malul olduğunun mahkemece kabulü halinde 1-Davacının 19.09.2014 tarihinde geçirmiş olduğu yaralamalı trafik kazası sonucunda davacının sol ön kolda 15 x 8 cm‘lik alanda ortası stapler ile sütür, üzeri tamamen abraze olmuş cilt, sağ dirsek 2,5 aylık kırık, 20 gün alçı tedavisi görmüş, hareket kısıtlılığı mevcut olduğu birlikte değerlendirildiğinde davacının kişisel ihtiyaçlarının karşılanması için en az 4 ay geçici iş göremezlik süresince başka birinin bakımına ihtiyaç duyabileceği beyan edilmiştir.
İstinaf kararı doğrultusunda dosya aktüer bilirkişi ...'ya tevdi edilmiş, bilirkişi mahkememize sunmuş olduğu raporunda özetle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ‘nin ... K sayılı kararındaki “Dava tarihinden önce ödeme olması halinde tazminat öncelikle ödeme tarihindeki verilere göre hesaplanmalı, ödenmesi gereken miktarla ödenen miktar arasında KTK'nın 111. maddesinde belirtildiği şekilde fahiş bir fark olup olmadığı değerlendirilmelidir. Şayet ödenmesi gereken destek tazminatı ile ödenmiş olan miktar arasında fahiş fark olduğu saptanırsa davacı tarafından daha önce verilen ibranamenin makbuz hükmünde olduğu kabul edilerek rapor tarihindeki verilere göre hesaplanan tazminat tutarından, davalı tarafından yapılan ödemelerin güncellenerek düşülmesi sonucunda oluşan duruma göre (davalı lehine oluşan kazanılmış haklar gözetilerek) karar verilmesi gerekir” şeklindeki ifade dikkate alınarak a)Yapılan ödemenin yerindeliğinin tespiti açısından ödeme tarihi esas alınarak yapılacak hesaplamada poliçe başlangıç tarihinin 01.06.2015 tarihinde yürürlüğü giren ZMMS Genel Şartlarının yürürlük tarihinden Önce ve ödemenin de 26.10.2015 ‘de yani Anayasa Mahkemesi ‘nin 01.06.2015 Yürürlük Tarihli ZMMS Genel Şartlarını İptal kararından Önce gerçekleştiği dikkate alınarak PMF-1931 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı, b)İlk rapor/hesap tarihine (07.02.2019) göre yapılacak hesaplamada; Karayolları Trafik Kanunu ‘nun bazı maddelerinde değişiklik yapan, 09.06.2021 Tarihinde TBMM ‘de Kabul edilerek 19.06.2021 tarihinde Resmi Gazete ‘de yayınlanan kanunun yürütmesi ile ilgili “Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu” tarafından 04.12.2021 tarihinde Resmi Gazete‘de yayınlanarak yürürlüğe giren “karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar” ın 14.02.2023 ‘de Resmi Gazete ‘de yayınlanan Anayasa Mahkemesi 2022/167K. Sayılı kararı ile iptal edildiği de dikkate alınarak, Rapor/Hesap tarihi esas alınarak yapılan hesaplamada en güncel yüksek yargı kararlarından olan T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ‘nin 2021/4391 E. , 2021/5518K. Sayılı ve benzer kararları da dikkate alınarak yaşam tablosu olarak TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı, c) ... Sigorta A.Ş. tarafından 26.10.2015 tarihinde 17.220,00 TL ödeme yapıldığı, d)Dava dışı ... tarafından davacıya Geçici İş Göremezlik ödemesi yapılmadığı tespit edilmiş olup yerleşik Yargıtay kararlarına istinaden davacının hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararından herhangi bir tenzil yapılmadığı, e) Ödeme Tarihi Esas alınarak Yapılan Hesaplamada davacının hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararının 3.630,58 TL olduğu, Geçici Bakıcı Gideri zararının 4.616,55 TL olduğu, Belgeli Tedavi Gideri zararının 5.292,02 TL olduğu, Yerleşik Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Geçici Bakıcı Gideri, Tedavi Gideri ve Geçici İş Göremezlik zararlarının karşılanacağı Kişi Başına Sağlık ve Tedavi Giderleri Teminatı Limitinin 268.000,00 TL olduğu, bu zarar kalemleri yönünden teminat limitini aşan toplam zararının olmadığı, Sürekli İş Göremezlik zararının 48.217,69 TL olduğu, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 17.220,00 TL ödeme ile davacının Sürekli İş Göremezlik Zararının %35,71 oranında karşılandığı, f) İlk Rapor/Hesap Tarihi Esas alınarak Yapılan Hesaplamada davacının hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararının 3.630,58 TL olduğu,Geçici Bakıcı Gideri zararının 4.616,55 TL olduğu,Belgeli Tedavi Gideri zararının 5.292,02 TL olduğu, Yerleşik Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Geçici Bakıcı Gideri, Tedavi Gideri ve Geçici İş Göremezlik zararlarının karşılanacağı Kişi Başına Sağlık ve Tedavi Giderleri Teminatı Limitinin 268.000,00 TL olduğu, bu zarar kalemleri yönünden teminat limitini aşan toplam zararının olmadığı, Sürekli İş Göremezlik zararının 109.822,60 TL olduğu, yapılan ödemenin ödeme tarihi ile ilk rapor/hesap tarihi arasında geçen süre zarfında %9 yasal faiz oranında güncellenerek tenzili sonrası bakiye Sürekli İş Göremezlik zararının 87.507,37 TL olduğu, kaza tarihi itibariyle cari Sürekli İş Göremezlik zararının karşılanacağı Kişi Başı Ölüm ve Sakatlanma Tazminatı Bakiye Limitinin 250.780,00 TL olduğu, bakiye teminat limitini aşan zararının olmadığı mütalaa olunmuştur.
Tıp doktoru bilirkişi raporu ile davacının 19.09.2014 tarihinde geçirmiş olduğu yaralamalı trafik kazası sonucunda davacının sol ön kolda 15 x 8 cm‘lik alanda ortası stapler ile sütür, üzeri tamamen abraze olmuş cilt, sağ dirsek 2,5 aylık kırık, 20 gün alçı tedavisi görmüş, hareket kısıtlılığı mevcut olduğu birlikte değerlendirildiğinde davacının kişisel ihtiyaçlarının karşılanması için en az 4 ay geçici iş göremezlik süresince başka birinin bakımına ihtiyaç duyabileceği tespit edilmiş, ... trafik kürsüsü bilirkişi heyetince olayda davacının kusursuz olduğu, kusurun tamamının davalının sigortaladığı araç sürücüsüne ait olduğu belirlenmiş, aküeryal bilirkişi tarafından dava tarihinden önceki ödeme dikkate alınarak tazminat öncelikle ödeme tarihindeki verilere göre hesaplanmış, ödenmesi gereken miktarla ödenen miktar arasında KTK'nın 111. maddesinde belirtildiği şekilde fahiş bir fark olup olmadığı değerlendirilmiş, ödenmesi gereken destek tazminatı ile ödenmiş olan miktar arasında fahiş fark olduğu saptanarak rapor tarihindeki verilere göre hesaplanan tazminat tutarından, davalı tarafından yapılan ödemeler güncellenerek düşülüp sonucunda oluşan duruma göre hesaplamalar yapılmıştır.
Bilirkişi raporları, dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve denetime elverişli olup hükme esas alınmış, davacının istinafı olmaması nedeniyle davalının kazanılmış hakları da dikkate alınarak 3.630,58 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 71.003,14 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 4.616,55 TL bakıcı gideri, 5.292,02 TL tedavi gideri toplamı 84.542,29 TL maddi tazminatın ödeme tarihi olan 26/10/2015 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Dava ve talep arttırım dilekçelerine göre davanın kısmen kabulü ile, 3.630,58 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 71.003,14 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 4.616,55 TL bakıcı gideri, 5.292,02 TL tedavi gideri toplamı 84.542,29 TL maddi tazminatın ödeme tarihi olan 26/10/2015 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine, Harçlar Kanununca alınması gerekli 5.775,08 TL ilam harcından peşin yatırılan 27,70 TL ile 285,80 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 5.461,58 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
Davacı tarafından yatırılan 27,70 TL peşin harç ve 285,80 TL ıslah harçları toplamı 313,50 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 17.900,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 134,98 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 27,70 TL başvuru harcı, 27,70 TL peşin harç, 285,80 TL ıslah harcı, 6.500,00 TL bilirkişi ücreti, 565,50 TL İstanbul Adli Tıp Kurumu fatura bedeli, 255,00 TL tebligat ve posta giderlerinden oluşan toplam 7.661,70 TL yargılama giderlerinden davanın kabulü oranında 7.649,48 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kullanılmayan bakiye gider avanslarının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine, Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.11/10/2023 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ..
(e-imzalıdır)