Esas No
E. 2022/12107
Karar No
K. 2023/8978
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

10. Ceza Dairesi         2022/12107 E.  ,  2023/8978 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği

Silifke Sulh Ceza Hakimliğinin 11.01.2022 tarihli ve 2022/125 Değişik iş sayılı kararı ile, şüpheli hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda verilen Silifke Cumhuriyet Başsavcılığının 27.10.2021 tarihli ve 2021/6497 Soruşturma, 2021/399 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karara yönelik itirazın "reddine" kesin olarak karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 26.06.2022 tarihli ve 2022/7001 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2022 tarihli ve KYB-2022/100768 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2022 tarihli ve KYB-2022/100768 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Silifke Cumhuriyet Başsavcılığının 08.05.2015 tarihli 5 yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kapsamında şüpheli hakkında 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına kararı verildiği ve 18.05.2015 tarihli ve 2015/2097 DS sayılı çağrı yazısı üzerine şüphelinin denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlandığı, Mersin Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından 24.11.2015 ve 29.12.2015 tarihlerini kapsayacak döneme ilişkin denetim planı hazırlandığı, hazırlanan bu denetim planının 06.11.2015 tarihinde şüpheliye bizzat tebliğ edildiği, 24.11.2015, 08.12.2015 ve 29.12.2015 tarihlerinde belirlenen her bir bireysel görüşmeye katıldığı, bu hususun Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından düzenlenen bireysel görüşme formları ile sabit olduğu, akabinde Mersin Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 09.06.2016 tarihli ve 2015/2097 sayılı yazısı ile denetimli serbestlik tedbirine uygun davrandığı anlaşılan şüpheli hakkında 05.06.2016 tarihi itibariyle uygulanan tedbirin infazının tamamlandığı hakkındaki denetim dosyasının kaydının kapatılarak infazen iade edildiği bu doğrultuda 27.02.2015 tarihli eylemi nedeniyle denetimli serbestlik tedbiri uygulamasına riayet ederek denetim sürecini infaz eden şüpheli hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. Şüpheli hakkında, 27.02.2015 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Silifke Cumhuriyet Başsavcılığının 08.05.2015 tarihli ve 2015/1004 Soruşturma, 2015/20 sayılı kararı ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterildiği, ancak kararın şüpheliye tebliğ edilmediği, tedbirin infazı için Mersin Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,

B. Mersin Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 09.06.2016 tarihli yazısı ile 05.06.2016 tarihinde infazın tamamlandığının bildirildiği,

C. Silifke Cumhuriyet Başsavcılığınca, erteleme kararının şüpheliye tebliğ edilmemesi nedeniyle kesinleşmediği gerekçesiyle 27.10.2021 tarihli ve 2021/6497 Soruşturma, 2021/399 sayılı kararı ile aynı suç yönünden yeniden beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, karara sanık müdafii tarafından itiraz edildiği,

D. İtirazı inceleyen mercii Silifke Sulh Ceza Hakimliğinin kanun yararına bozma istemine konu 11.01.2022 tarihli ve 2022/125 Değişik iş sayılı kararı ile "itirazın reddine" kesin olarak karar verildiği, Anlaşılmıştır.

E. 5237 sayılı Kanun'un (Değişik: 18.6.2014 – 6545/68 md.) 191 inci maddesinde yer alan, "(1) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Kanun'un 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir.

Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır. (3) Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre Cumhuriyet savcısının kararı ile üçer aylık sürelerle en fazla bir yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir. (4) Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hâlinde, hakkında kamu davası açılır. (5) Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz. (6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez. (7) Şüpheli erteleme süresi zarfında dördüncü fıkrada belirtilen yükümlülüklere aykırı davranmadığı ve yasakları ihlal etmediği takdirde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir." şeklindeki düzenlemeler dikkate alındığında,

Silifke Cumhuriyet Başsavcılığının 08.05.2015 tarihli beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kapsamında şüpheli hakkında bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına kararı verildiği ve 18.05.2015 tarihli ve 2015/2097 DS sayılı çağrı yazısı üzerine şüphelinin denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlandığı, Mersin Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından denetim planı hazırlandığı, hazırlanan bu denetim planının şüpheliye tebliğ edildiği, şüphelinin tüm bireysel görüşmelerine ve grup/seminer çalışmalarına katılarak denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uyduğu, yükümlülüklerini yerine getirdiği, Mersin Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 09.06.2016 tarihli ve 2015/2097 sayılı yazısı ile denetimli serbestlik tedbirine uygun davrandığı anlaşılan şüpheli hakkında 05.06.2016 tarihi itibariyle uygulanan tedbirin infazının tamamlandığı hakkındaki denetim dosyasının kaydının kapatılarak infazen iade edildiği, bu doğrultuda 27.02.2015 tarihli eylemi nedeniyle denetimli serbestlik tedbirine uyarak denetim sürecini infaz eden şüpheli hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca "kovuşturmaya yer olmadığına" dair karar verilmesi gerektiği halde, bu karar verilmeden dosyanın 2021 yılına kadar işlemsiz bekletildiği ve Silifke Cumhuriyet Başsavcılığınca, erteleme kararının şüpheliye tebliğ edilmemesi nedeniyle kesinleşmediği gerekçesiyle 27.10.2021 tarihli ve 2021/6497 Soruşturma, 2021/399 sayılı kararı ile aynı suç yönünden yeniden beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, her ne kadar erteleme kararının şüpheliye tebliğ edilmemesi nedeniyle kesinleşmeyeceği ve beş yıllık erteleme süresinin işlemeye başlamayacağı kabul edilse de, somut olayda ilk erteleme kararı tarihi olan 08.05.2015 tarihinden altı yıldan uzun bir süre geçtikten sonra 27.10.2021 tarihinde yeniden erteleme kararı verilerek erteleme sürecinin yeniden başlatıldığı, sonuç itibariyle şüpheli lehine yapılan usuli aykırılıkların gerekçe gösterilerek şüpheli aleyhine sonuç doğuracak şekilde işleme tabi tutulamayacağından itirazın bu yönden "kabulü" yerine yazılı şekilde "reddine" karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2.Silifke Sulh Ceza Hakimliğinin 11.01.2022 tarihli ve 2022/125 Değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.10.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.