12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2023/836 E. , 2023/4310 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kocaeli (Kapatılan) 5. Sulh Ceza Mahkemesinin, 22.04.2014 tarihli ve 2014/224 Esas, 2014/390 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 50 nci maddesi gereğince hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilmiştir.
2.Kocaeli (Kapatılan) 5. Sulh Ceza Mahkemesinin, 22.04.2014 tarihli ve 2014/224 Esas, 2014/390 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 21.09.2017 tarihli 2015/38895 Esas, 2017/9453 Karar sayılı ilamıyla; ''...Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçunda, suçun maddi unsurunu oluşturan eylemlerin ısrarla ve huzur ve sükunu bozma kastı ile gerçekleştirilmesinin gerektiği, yargılamaya konu somut olayda, karşılıklı aramaların ve müştekinin sanığa gönderdiği mesajların sanık savunmasını doğrulaması karşısında "sırf huzur ve sükunu bozma" özel kastıyla hareket etmeyen sanığın beraati yerine yetersiz gerekçe ile mahkumiyetine karar verilmesinin'' hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Kocaeli 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2018 tarihli ve 2017/860 Esas, 2018/238 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin (c) fıkrası uyarınca beraatine karar verilmiştir.
4.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 21.12.2021 tarihli 2021/93417 sayılı hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi; Temyiz iradesinden ibarettir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın ... nolu hattan, Ağustos ve Eylül 2013 tarihlerinde mağdure ...'in akrabaları olan müştekilere ait ... ve ... nolu hatları sürekli arayarak, ... 'ın kendisiyle beraber yaşamasını istediği, bu şekilde; mağdure ve müştekilerin huzur ve sükununu bozduğu iddiası ile açılan davada Mahkemece; ''... Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçunda, suçun maddi unsurunu oluşturan eylemlerin ısrarla ve huzur ve sükunu bozma kastı ile gerçekleştirilmesinin gerektiği, yargılamaya konu somut olayda, karşılıklı aramaların ve müştekinin sanığa gönderdiği mesajların sanık savunmasını doğrulaması karşısında "sırf huzur ve sükunu bozma" özel kastıyla hareket etmeyen sanığın kast unsuru itibari ile oluşmayan müsnet suçtan beraatine karar verilmiştir.''
2.Katılan ...; "Telefon ile arayarak bana ve aileme rahatsıklık veren sanıkdan şikayetçiyim, halen de arayarak ve mesaj atarak rahatsızlık vermeye devam etmektedir. Davaya katılmak istiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
3.Katılan ...; "Telefon ile arayarak bana ve aileme rahatsıklık veren sanıkdan şikayetçiyim, halen de arayarak ve mesaj atarak rahatsızlık vermeye devam etmektedir. Davaya katılmak istiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
4.Katılan mağdur ... ; "Telefon ile arayarak bana ve aileme rahatsıklık veren sanıkdan şikayetçiyim, halen de arayarak ve mesaj atarak rahatsızlık vermeye devam etmektedir. Davaya katılmak istiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
5.Sanık savunmasında; "Bana okunan iddianameyi anladım, ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, ... ailesine teslim edildikten sonra ...'in ailesi beni arayıp şikayetçi olmayacaklarını ancak bunun karşılığında kendilerine bir miktar para vermem gerektiğini söylediler, bende kendilerine çeşitli aralıklarla yaklaşık 3500 TL nakit para gönderdim, daha sonra Kocaeli'ye yanlarına gittiğimde kendilerine ev kiralarını ödemeleri için yardımcı oldum, market alışverişlerine yardımcı oldum, mahkemeye gelemeyeceklerini söylediklerinde istemleri üzerine 250 TL para gönderdim, ...'in benimle evlenmesine izin vereceklerini söyleyerek benden devamlı para istediler, telefonla benim kendilerini rahatsız ettiğim iddiası doğru değldir, benden para istedikleri için karşılıklı olarak birbiribimizi arayıp paranın yatırıldığını haber veriyordum, buna ilişkin aramalarım olmuştur ancak ben kimseyi rahatsız etmek için aramadım, zaten buna ilişkin ödeme yaptığıma dair 11 adet yurt içi havele ödeme dekontunu dosyaya ibraz ediyorum, ayrıca benden para istediklerine dair mesajlar telefonumda kayıtlıdır, bunlarıda göstermek istiyorum, ayrıca halen sürekli olarak benden para istemektedirler, son olarak 2500 TL istediler, göndermediğim için yine şikayetçi oldular, ben suçsuzum, atılı suç nedeniyle beraatimi talep ederim, mahkeme aksi kanatte olursa lehime olan kanun hükümlerinin uygulanmasını talep ederim." demiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kocaeli 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.04.2018 tarihli ve 2017/860 Esas, 2018/238 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.10.2023 tarihinde karar verildi.