12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2012/20630 E. , 2012/21388 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na aykırı davranmak, görevi kötüye kullanmak, öğrendiği suçu haber vermemek suçlarından şüpheliler ...... haklarında verilen lüzumu muhakeme kararının iddianame yerine geçmeyeceğinden buna göre işlem tesis edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine dair Nazilli Asliye Ceza Mahkemesinin 17/06/2010 tarihli ve 2010/443 dosya, 2010/612 sayılı kararına yönelik itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin Nazilli Ağır Ceza Mahkemesinin 24/06/2010 tarihli ve 2010/1510 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre, Nazilli Asliye Ceza Mahkemesince, şüpheliler hakkındaki lüzumu muhakeme kararının iddianame yerine geçmeyeceğinden iddianame düzenlenmek üzere dosyanın Cumhuriyet başsavcılığına iadesine ilişkin kararın davanın esasını çözen kararlardan olmadığı gözetilerek itiraz hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı'nın 17.09.2010 gün ve 56390 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.10.2010 gün ve 2010/234028 sayılı tebliğnamesi ve Yargıtay Yüksek 7. Ceza Dairesi'nin 08.02.2012 tarih, 2010/11394 Esas ve 2012/1495 Karar sayılı görevsizlik kararı ile Daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla; Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na aykırı davranmak, görevi kötüye kullanmak, öğrendiği suçu haber vermemek suçlarından şüpheliler ......haklarında 2547 sayılı yasa hükümlerine göre yapılan inceleme sonucu verilen 09.10.2009 tarih ve 2009/III sayılı lüzumu muhakeme kararına vaki itiraz üzerine, itirazı inceleyen Danıştay 1. Dairesi'nin 13.04.2010 tarih, 2010/350 Esas ve 614 Karar sayılı kararıyla, lüzumu muhakeme kararını onadığı, bu suretle anılan şüpheliler hakkında son soruşturmanın açılmasına dair kararın kesinleştiği ve evrakın görevli ve yetkili Nazilli 2. Asliye Ceza Mahkemesi'ne tevdi edilmek üzere Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, Başsavcılıkça esas defterine kayıt dışında herhangi bir işleme tabi tutulmaksızın dosyanın mahkemesine tevdi edildiği, Nazilli 2. Asliye Ceza Mahkemesince yargılamayı sürdürerek davayı sonuçlandırmak yerine dosyanın iddianame düzenlenmek üzere Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği,
Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiiye ilişkin kararın hukuki niteliği itibariyle durma kararı niteliğinde olduğu, kararda
CMK'nın 170. maddesi uyarınca iddianame tanzim edilmesi gerekliliği ifade edilmekle birlikte sonradan yürürlüğe giren ve genel kanun olan Ceza Mahekemesi Kanunu'nun, özel kanuna ait eski hükümlerin uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği anlaşıldığından, kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde olup, Nazilli Ağır Ceza Mahkemesinin 24/06/2010 tarihli ve 2010/1510 değişik iş sayılı kararının CMK'nın 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.