10. Ceza Dairesi
10. Ceza Dairesi 2021/17336 E. , 2023/6441 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Yüksekova Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.12.2019 tarihli ve 2020/238 Esas, 2019/306 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 22 yıl 6 ay hapis ve 75.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Yüksekova Ağır Ceza Mahkemesi kararının, sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Van Bölge Adliye Mahkemesi 3.
Ceza Dairesinin, 24.03.2020 tarihli ve 2020/370 Esas, 2020/445 Karar sayılı kararı ile; "1- TCK'nın "etkin pişmanlık" başlıklı 192. maddesinin 3. fıkrası; "Bu suçlar haber alındıktan sonra gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişi hakkında verilecek ceza, yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadarı indirilir." şeklinde düzenlenmiştir. Yargıtayın 10. ve 20. Ceza Daireleri ile Dairemizin istikrar kazanan uygulamalarına göre soyut beyan dışında, aleyhine kuşkuyu aşan kesin delil bulunmadığı aşamada ikrarı ile kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım eden sanık hakkında etkin pişmanlıkla ilgili TCK'nın 192. maddesinin 3. fıkrası uyarınca yardımın niteliğine göre uygun oranda indirim yapılması gerekmektedir.
İncelemeye konu dosyada yer alan 05/04/2019 tarihli tutanak içeriğine göre; kolluk görevlilerince ring halinde yapılan şok uygulamada... plakalı araçtan şüphelenilmesi üzerine aracın takibe alındığı, durdurmak için araca yaklaşıldığında araç içerisinde bulunan esmer tenli, sakallı ve görülebildiği kadarıyla uzun boylu bir erkek şahsın olduğu, uyarıda bulunulmasına ve şahsa dur ikazında bulunulmasına karşın aracın durmadığı ve gözden kaybolduğu, daha sonra aracın boş olarak bulunduğu anlaşılmıştır. Söz konusu aracın, hakkında beraat kararı verilen inceleme dışı sanık ... İşözü adına kayıtlı olduğu, yine hakkında beraat kararı verilen inceleme dışı sanık ...'nun hazırlık beyanıyla sanık ...'ya ulaşıldığı, sanığın hazırlık aşamasında alınan ifadesinde söz konusu aracı olay saatinde kendisinin kullandığını, araca eşyaları başkasının yüklediğini, eşyalar yüklenirken araçtan inmediğini, daha sonra... Mahallesinde ilerlerken polislerin kendisini durdurmak istediğini ancak ehliyeti olmadığı için kaçtığını ve çuvallarda uyuşturucu olduğunu bilmediğini savunmuştur.
Bu açıklamalar karşısında, olay sırasında sanığın kullandığı aracı takibe alan ve durdurmak isteyip araç içerisinde bulunan şahsın esmer tenli, sakallı ve görülebildiği kadarıyla uzun boylu bir erkek şahıs olduğunu tespit eden ve tutanakta imzası bulunan görevliler belirlenerek, yöntemince yaptırılacak teşhis işlemiyle olay sırasında aracı kullanan şahsın sanık olup olmadığı sorulup, sonucuna göre sanığın kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım edip etmediği belirlenip hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme sonucu etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2.Kabule göre de; a- 5237 sayılı TCK'nın 3/1. maddesindeki “Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur.” düzenlemesi ile aynı Kanun'un 61. maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurlarının dikkate alınması gerekmekte olup, dosya kapsamına göre sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi isabetli olmakla birlikte, ele geçen madde miktarı itibariyle suç konusunun önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı nazara alınıp temel cezanın üst sınıra bir miktar daha yaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, b- Yüksekova Adli Emanetinin 2019/349 sırasında kayıtlı olan ve yapılan incelemelerde herhangi bir iz tespit edilmeyen Van Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü Parmak İzi Geliştirme Laboratuvarı Büro Amirliği'nin 2019/417 sayılı uzmanlık raporuna konu materyallerin imhası yerine,
TCK'nın 54/1. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi," Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. Yüksekova Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.03.2021 tarihli ve 2020/172 Esas, 2021/80 Karar sayılı kararı ile kazanılmış hakkı gözetilerek sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 192 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 15 yıl 10 ay hapis ve 75.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
D. Van Bölge Adliye Mahkemesi 3.
Ceza Dairesinin 22.06.2021 tarihli ve 2021/1310 Esas, 2021/1106 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1.Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay tarihinde, kolluk görevlilerince durumundan şüphelenilen... plakalı aracın takibe alındığı, durdurmak için araca yaklaşıldığında içinde esmer tenli, sakallı ve görülebildiği kadarıyla uzun boylu bir erkek şahsın görüldüğü, uyarılara rağmen aracın durmadığı ve gözden kaybolduğu, bir müddet sonra aracın park halinde boş olarak bulunduğu, usulüne uygun şekilde araçta yapılan aramada bagajda bulunan valizlerin ve çuvalların içerisinde 240 parça halinde eroinlerin ele geçirildiği olayda; bahse konu aracın hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraat kararı kesinleşen temyiz dışı sanık ...'in adına kayıtlı olduğunun tespit edilmesi, yine hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraat kararı kesinleşen temyiz dışı sanık...in soruşturma aşamasındaki beyanı ile sanığa ulaşılması, olay tutanağı, tutanak tanıklarının beyanı, suça konu maddelerin ele geçiriliş şekli, temyiz dışı sanıkların savunmaları, sanığın tevilli ikrarı ile tüm dosya kapsamından, sanığın bir şekilde temin ettiği suça konu uyuşturucu maddeleri olay tarihinde yönetimindeki... plakalı araçla ticari amaçla naklederek üzerine atılı suçu işlediği gerekçesiyle mahkûmiyetine; suç konusu maddenin ele geçirildiği aracın temyiz dışı sanık ...'e ait olduğunun tespit edilmesi ve temyiz dışı sanık...in soruşturma aşamasındaki beyanıyla sanık ...'a ulaşılması, sanığın tüm aşamalarda tevilli ikrarda bulunması, olay sırasında bahse konu araç içerisinde bulunan şahsın esmer tenli, sakallı ve görülebildiği kadarıyla uzun boylu bir erkek şahıs olduğunu tespit eden tutanak tanıklarının alınan beyanlarında ve mahkeme huzurunda yaptırılan teşhis işleminde olay sırasında aracı kullanan şahsın sanık ... olup olmadığını kesin ve net olarak teşhis edemediklerinin anlaşılması karşısında, soyut beyan dışında, aleyhine kuşkuyu aşan kesin delil bulunmadığı aşamada ikrarı ile kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım eden sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Bölge Adliye Mahkemesinin bozma ilamından önce sanık hakkında 22 yıl 6 ay hapis ve 75.000,00 TL Adli para cezasına hükmedildiği ve bozma ilamından sonra verilen hapis cezasının daha az olduğu, gözetilmeden adli para cezasının da indirilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 22.06.2021 tarihli ve 2021/1310 Esas, 2021/1106 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Yüksekova Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.07.2023 tarihinde karar verildi.