Esas No
E. 2021/579
Karar No
K. 2023/1625
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/579

KARAR NO: 2023/1625

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 14/10/2019 (Dava) - 09/02/2021 (Karar)

NUMARASI : 2019/728 Esas - 2021/134 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
BAM KARAR TARİHİ: 25/10/2023
KARAR YAZIM TARİHİ: 25/10/2023

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/728 Esas, 2021/134 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin müvekkili bankanın 05.06.2014 tarihli, 300.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesine istinaden ticari kredi kullandığını, söz konusu krediye davalı ...'in, ...'ın ve ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin de müteselsil kefil olduklarını, alacağın ödenmemesi üzerine müvekkili banka tarafından davalılara 02.07.2019 tarihli ihtarnamenin keşide edildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine davalılar aleyhine İzmir 23. İcra Müdürlüğü'nün 2019/10888 sayılı dosyasından icra takibi açıldığını, davalıların takibe itiraz etmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, arabuluculuk başvurularının da sonuçsuz kaldığını, davalıların takibe itirazlarının haksız olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalıların haksız itirazlarının iptaline, takibin devamına, davalılar aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalılar ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi, ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile ... vekilleri cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, genel kredi sözleşmesinin imzalandığı yer olan Karşıyaka'da açılması gereken icra takibinin ve davanın yetkili olmayan İzmir Mahkemeleri'nde açıldığını, ayrıca, müvekkili şirketin merkezinin bulunduğu yerin de İzmir İli, Çiğli İlçesi olduğunu, davalı banka tarafından dava konusu aynı alacak için İzmir 23. İcra Müdürlüğü'nün yine 2019/10903 sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine talep başlatıldığını, yaptıkları itirazları sonucunda bu davanın da aynı mahkemenin 2019/729 Esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası olarak yargılamasının devam ettiğini, bu nedenle derdestlik sebebiyle de dava şartı yokluğundan davanın reddini talep ettiklerini, ayrıca, davaya konu talep zamanaşımına uğradığından zamanaşımı nedeniyle davanın reddini talep ettiklerini, müvekkillerinin davacıya herhangi bir borçlarının bulunmadığını, dava dilekçesinde delil olarak sunulan bilgi ve belgelerin hiçbirinin usul kuralları çerçevesinde iddia edilen vakıaları ispata elverişli araçlar olmadığını beyanla, hem usul hem de esas bakımından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...'ın ise cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. YEREL MAHKEME KARARI:

Mahkemece, ".....Tüm dosya kapsamı ve bankacılık alanında uzman bilirkişinin 04/12/2020 tarihli raporu birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davalı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile davacı ... Bankası Anonim Şirketi arasında imzalanan 05/06/2014 tarihli 300.000,00-TL bedelli genel kredi sözleşmesine istinaden davalı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne kullandırılan ticari kredi borcunun, bu davalıdan ve sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan diğer davalılardan tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalılar tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ile asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline ilişkin olduğu, İzmir 23. İcra Dairesinin 2019/10888 sayılı dosyasında davacı vekilinin davalılar aleyhine 230.971,81-TL asıl alacak, 9.908,70-TL işlemiş faiz, 495,41-TL BSMV ve 836,31-TL masraf bedeli olmak üzere toplamda 242.212,23-TL üzerinden icra takibi başlattığı, davalıların süresinde yapmış oldukları itirazlar üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, davacı ile davalı ... San.Tic.Ltd.Şti. arasında 05/06/2014 tarihli 300.000,00-TL bedelli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, diğer davalıların sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, sözleşmenin 10.9. maddesinde müteselsil kefillerin bankanın merkez ve tüm şubelerinde müşteri lehine açılmış veya açılacak her türlü krediler ile bu kredilere ilişkin olarak doğmuş ve doğacak tüm borç ve taahhütlerinden, mevzuattan kaynaklanan çek garanti tutarlarından, asaleten ve müteselsil kefil sıfatıyla, krediler sebebiyle doğmuş ve doğacak tüm borçlarından bankaya karşı kefalet limiti sınırları kadar sorumlu olacaklarının kararlaştırıldığı, kefillerin kredi sözleşmesini 300.000,00-TL limit dahilinde müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, bankacılık alanında uzman bilirkişinin 04/12/2020 tarihli raporunda; davacının takip tarihi itibariyle davalılardan 230.944,81-TL asıl alacak, 6.907,70-TL işlemiş faiz, 345,89-TL BSMV ve 836,31-TL masraf bedeli olmak üzere toplamda 239.034,21-TL alacaklı olduğu ve davacı bankanın sözleşme hükümleri uyarınca davalılardan takip tarihinden tahsil tarihine kadar %36 oranında temerrüt faizi talep edebileceğinin mütalaa edildiği, sözleşme hükümleri ile bilirkişi raporu dikkate alındığında davalıların icra takibine itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmakla, denetime uygun ve elverişli olarak düzenlendiği kanaati edinilen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü gerekmekle, sonuç olarak; DAVANIN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, Davalılar ... San. Tic.Ltd Şti, ... San. Tic. Ltd Şti, ... ve ...'ın İzmir 23. İcra Dairesi'nin 2019/10888 sayılı dosyasındaki icra takibine itirazlarının 230.944,81-TL asıl alacak, 6.907,70-TL işlemiş faiz, 345,89-TL BSMV ve 836,31-TL masraf bedelleri yönünden iptaline, icra takibinin 230.944,81-TL asıl alacak, 6.907,70-TL işlemiş faiz, 345,89-TL BSMV ve 836,31-TL masraf bedeli olmak üzere toplamda 239.034,21-TL üzerinden, asıl alacağa 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri uyarınca yıllık %36 ticari temerrüt faizi uygulanmak suretiyle devamına, 3.001,00-TL işlemiş faiz bedeli ve 149,52-TL BSMV bedeline yönelik fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak miktarı likit olduğundan takip konusu kabul edilen asıl alacak miktarı olan 230.944,81-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine..." şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı ... vekili tarafından, "....Mahkemenin savunma hakkını kısıtlayarak karar verdiğini, bilirkişi raporuna itiraz edildiğini, ancak mahkemenin süresinden sonra itiraz edildiği gerekçesi ile itirazları doğrultusunda ek rapor aldırmadan karar verdiğini, davacı tarafın 16.12.2020 tarihli oturumda davayı takip etmemesi nedeniyle dosyanın müracaata kaldığını, 22.12.2020 tarihinde de dosyayı yenilediğini, yani bilirkişi raporuna itiraz süreci içinde dosyanın işlemden kaldırıldığını, dosyanın yenilenmesi ile taraflara yeni duruşma gününün 07.01.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak bilirkişi raporuna 31.12.2021 tarihinde itiraz ettiklerini, dolayısıyla da mahkemenin itirazın süresi içinde yapılmadığı şeklindeki kararının yerinde olmadığını, dosyanın yenilenmesi ile dosya kaldığı yerden devam edeceğinden ve bilirkişi raporuna itiraz süresinin de dosya müracaata kaldığından dolayı süreler kesildiğinden rapora itirazlarının süresinde olduğunu, bilirkişi raporu incelendiğinde, raporda kullanılan kredinin rötatif olması nedeniyle ilk kredinin kapanmasından sonra müvekkilinin bilgisi ve onayı olmadan alınan sonraki kredilerden kefaletin devam ettiğinin kabulünün mümkün olmadığını, banka kayıtları ve hesap ekstresinin getirtilerek inceleme yapılması gerekirken yapılmadığını, sonradan kullandırılan kredilere ilişkin müvekkiline bilgilendirme yapılıp yapılmadığı hususunun da dosyada mevcut olmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, ek rapor aldırılmaksızın ve itirazları değerlendirilmeden verilen kararın yerinde olmadığını..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı alacak için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacı tarafça fazlaya dair haklar saklı tutularak icra takibi yapıldığı ve davalıların takibe süresinde itiraz etmeleri üzerine, süresi içerisinde işbu davanın da fazlaya dair haklar saklı tutularak açıldığı anlaşılmaktadır.

İstinaf isteminde bulunan davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının bilirkişi raporuna yönelik olduğu görülmektedir. 15.12.2020 tarihli duruşmada taraflarca takip edilmeyen dosyanın HMK 150/1.madde uyarınca işlemden kaldırılmış olduğu, aynı gün davacı vekili tarafından davanın yenilenmiş olduğu, davalı ... vekiline 09.12.2020'de bilirkişi raporu tebliğ edildiği halde, rapora itirazının ise süresi geçtikten sonra 28.12.2020'de olduğu anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere, dosya işlemden kaldırıldığında henüz dava açılmamış sayılmadığından, dava 3 ay süreyle derdest kalmaya devam eder. Yenileme dilekçesi üzerine devam edilen dava da yeni bir dava olmayıp, eski davanın devamıdır. Bu nedenle, taraflar dosyanın işlemden kaldırılmasından önceki dönemde yapamadıkları bir işlemi davanın yenilenmesinden sonra yapamayacakları gibi, işlemekte olan sürelerin durması ya da kesilmesine dair bir yasal düzenleme de bulunmadığından süreler işlemeye devam eder. Dava tehdidi devam ettiğinden ve bilirkişi raporuna itiraz süresini uzatan bir durum sözkonusu da olmadığından, davalı ... vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının kabulü mümkün görülmemiştir. 09.12.2020'de bilirkişi raporu tebliğ edildiği halde, rapora itirazının 28.12.2020'de olması nedeniyle de, davacı taraf yararına oluşan usuli müktesep hak durumu gözetilerek, davalı vekilince süresinden sonra yapılan itirazın mahkemece kabul edilmemesi ve ek rapor alınmamış olması eksik inceleme niteliğinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle ve HMK 357/1. madde de gözetilerek, davalı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddi gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davalı ... vekilinin İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/728 Esas - 2021/134 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2.İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 16.328,42 TL istinaf karar harcından peşin alınan 4.082,10 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 12.246,32 TL'nin davalı ...'dan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

3.Davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,

4.HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan avansdan kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,

5.İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

6.Kararın, temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre zarfında Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 25/10/2023

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog