2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan tazminat (haksız fiilden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde ; 09.09.2022 tarihinde, müvekkiline ait ----- plakalı araç ile ----- plakalı araç arasında, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkiline ait aracın kazada %0 ve ----plakalı aracın ise %100 kusurlu olduğunu, kaza sebebiyle reel değer kaybı oluştuğunu, sigorta şirketine reel değer kaybı talebi için başvuru yapılmış olup herhangi bir dönüş olmadığı iddiası ile müvekkiline ait araçta meydana gelen şimdilik 100,00.-TL Reel Değer Kaybı bedelinin kaza tarihinden (tramer) itibaren işleyecek olan faizi ile birlikte davalıdan tahsili ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde :
Kazaya karışan------ plakalı aracın müvekkili tarafından 19.08.2022/2023 tarihlerini kapsayan ----- numaralı Karayolları Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun iş bu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, başvuran vekilinin vekaletnamesinin 7251 sayılı yasanın 57 nci maddesiyle 5684 sayılı yasaya eklenen maddesine uygun olmadığı, somut olayda başvuran vekili taraflarına 11.10.2022 tarihinde e-posta yolu ile başvurulduğunu, kanuni süre olan 15 günün 27.10.2022 tarihinde dolduğu, arabuluculuk başvurusunun 14.10.2022 tarihinde yasal süre bitmeden hukuka aykırı olarak yapılmış olduğunu, müvekkili şirketçe değer kaybı raporunun hazırlatıldığını ve araçta meydana gelen değer kaybının 10.517,38 TL olduğunun tespit edilerek ödemenin yapıldığını, usule uygun başvuru yapılmadığından temerrüde de düşülmediğini, Genel şartlarda ------ sisteminden atanmış bir eksper tarafından düzenlenen değer kaybı raporu ile sigorta şirketine başvuru yapılması gerektiğinin açıkça belirtildiğini, başvuran tarafın aracında meydana gelen hasarın onarımı için müvekkili şirket tarafından 6.540,00.-TL başvuran tarafa ve 12.801,76 TL tedarikçilere olmak üzere toplamda 19.341,76 TL hasar onarım bedeli ödendiğini, bu sebeple teminat limitlerinin dikkate alınması gerektiğini ve davanın reddini talep etmiştir.Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve NeticeDava, trafik kazasından kaynaklı aracın uğradığı değer kaybına ilişkin tazminat davasıdır.
Davacı vekili dilekçesinde. 9/9/2022 tarihinde, davalı sigorta şirketinde sigortalı -----plakalı araç sürücüsünün tam kusuruyla meydana gelen kazada müvekkiline ait -----plakalı aracın hasar görerek değer kaybına uğradığını, sigorta şirketine yapılan başvuruya da dönüş yapılmadığını belirterek belirsiz mahiyetteki zararın tespiti ile kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir."(...) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan zarardan davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir (Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve ---- HD' nın 20/05/2013 tarih ve----Trafik kazasında zarar gören aracın hasarı onarılsa dahi onarımdan sonra aracın piyasa rayiç satış fiyatında düşüklük oluşacağı gerçeği karşısında, kaza nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı da gerçek zarar içinde değerlendirilir ve bu zarardan hem zarar veren işletenler hem de ZMSS şirketi sorumludur.Anayasa Mahkemesi'nin 17.7.2020 tarihinde ----- sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. (Yargıtay ---- HD'nin 03.12.2020 tarih----- Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının ----- yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir. Dava tarihinden sonra 19.06.2021 tarihinde yürürlüğe giren 7327 sayılı Kanunun 18. maddesiyle KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklikle bu maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesinden sonra gelmek üzere "Bu tazminatlardan; a) Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı olarak dikkate alınarak.... hesaplanır" ibareleri eklenmek suretiyle Anayasa Mahkemesinin iptal kararına uygun şekilde bir düzenleme yapılmıştır. Böylelikle poliçe tarihi itibariyle ister eski genel şartlar ister yeni genel şartlar yürürlükte olsun Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararından sonra değer kaybı tazminatının yeni genel şartlara göre hesaplanması mümkün değildir. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınarak belirlenmelidir. (Yargıtay----- HD'nın 07.03.2016 tarih ve -----Bam-----HD-----Tensip doğrultusunda, ---- kayıtları, hasar dosyası ve araçların tescil kayıtlarının celbi için ilgili yerlere müzekkere yazılmış ve belirtilen evraklar dosya arasına alınmıştır.
Davalı sigorta vekili 15/12/2022 tarihli cevap dilekçesinde davacıya hasar onarım ve değer kaybı tazminatı olarak ayrı ayrı ödeme yapıldığını belirtmiştir.Mahkememizce 4/4/2023 tarihli ön inceleme duruşmasında, uyuşmazlık konusu, "09/09/2022 tarihli kaza nedeni ile ----- plakalı davacı şirket adına kayıtlı araçta değer kaybı oluşup oluşmadığı, oluştu ise miktarı ve kusur oranlarının tespiti ile davalının ne miktarda sorumlu olacağı" olarak belirlenmiş ve aynı celsede dosya, otomotiv sektöründe faaliyet gösteren makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilerek uyuşmazlık konularına ilişkin rapor alınması istenilmiştir. 3/8/2023 tarihli teknik raporda, "(...) Eylül 2022 tarihinde rayici yaklaşık 315.000 TL olan 39.684 km'deki ----model ------aracın, bu tarihte park halindeyken karıştığı kaza sebebiyle onarım gördüğü, sağ ön kapı ve dikiz aynası değiştiği, sağ ön çamurluk sağ arka kapı ve sağ marşpiyede onarım olduğu, kaza sebebiyle aracın geçmişinde 19.881 TL tramer kaydı oluştuğu bilgisi verilerek, aracın bu kaza sebebiyle ne kadar değer kaybı yaşayacağı 3 esnafa sorulmuş olup; Görüşülen Firma Rayiç Kayıp Kaza sonrası ---- Model oto 315.000 TL 20.000 TL 295.000 TL -----oto 315.000 TL %5-10 291.375 TL ----------- 315.000 TL 15-20.000 TL 297.500 TL Ortalama değer kaybı piyasa araştırması metoduna göre 20.375 TL olarak tespit edilmiştir. (...) Gerekçeli sonuç: Piyasa araştırmaları, emsal ilanlar, 04.12.2021 tarihli ZMMS genel şartları, dosyaya sunulan belgeler ve fotoğraflar beraber değerlendirildiğinde, ----plaka sayılı aracın sürücüsü ----- dava konusu kaza oluşumunda kusuru olmadığı,----- plaka sayılı aracın sürücüsü------ 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu: Madde 52/a, Madde 57/b-5, Madde 84 /l maddelerini ihlalen, kaza oluşumunda %100 Asli kusurlu olduğu,
Araçtaki değer kaybının Piyasa araştırması metoduna göre 20.375 TL, genel şartlar hesaplama metoduna göre 10.517,38 TL olduğu , 10.517,38 TL'nin evvelce hesaplanmış ve davalı tarafından davacıya ödenmiş olduğunun sabit olduğu,Sonuç olarak,Son karar Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davacının, araçta oluşan 20.375 TL değer kaybından bakiye 9.857,62 TL'nin, davalı sigortalı sürücüsünün %100 kusuru nispetinde bakiye poliçe limitinden tahsil edebileceği" belirlemelerine yer verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve özellikle denetime ve hüküm tesisine elverişli rapor içeriği birlikte değerlendirildiğinde, hasar gören araç sürücüsünün kusursuz, davalı sigorta şirketinde sigortalı aracın sürücüsünün tam kusurlu olduğu kaza nedeniyle -----plakalı araçta meydana gelen değer kaybının 20375,00 TL olduğu, başvuru nedeniyle yapılan ödeme mahsup edildiğinde 9857,62 TL bakiye zararın bulunduğu, davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında zarardan sorumlu olduğu, davacı tarafça başvuru yapıldığına dair kayıt sunulmadığından temerrütün dava tarihinden itibaren başlaması gerektiği anlaşıldığından bedel artırım dilekçesi doğrultusunda, Davanın kabulü ile 9.857,00.-TL bakiye değer kaybı tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verilmiştir.
1.-Davanın KABULÜ ile;
9.857,00.-TL bakiye değer kaybı tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2.-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 269,85.-TL'den dava açılırken yatırılan 80,70-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 189,15.-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3.-Davacı tarafça dava açılırken toplam yatırılan 80,70.-TL peşin harç ve 80,70.-TL başvurma harcı olmak üzere olmak üzere toplam 161,40.-TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4.-Davacı tarafından yapılan 2.200,00.-TL bilirkişi ücreti, 68,50.-TL posta gideri olmak üzere toplam 2.268,50.-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5.-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6.-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 9.857,00.- TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili davacıya verilmesine,
7.-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının davacı tarafa iadesine,
8.-Ara buluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 1.560,00.-TL'nin 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi uyarınca, davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okundu.