8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2021/5863 E. , 2023/8084 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 18.08.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2.Gebze 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanığın temyiz isteği, suç kastının bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, mağdurun kredi kartından ödemeyi birlikte yaptıklarına ilişkindir.
2.Sanık müdafinin temyiz isteği, suçun unsurlarının oluşmadığına, kredi kartının mağdurun rızası ile kullanıldığına, mağdurun zararının bulunmadığına ilişkin hükümden sonra 28.04.2016 tarihinde dosyaya sunduğu dilekçenin göz önünde bulundurulmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, mağdurun kendisine ait, ING Bankası tarafından verilme kredi kartını kaybettiği, sanığın söz konusu kredi kartını bulup bu kart ile cep telefonu faturasını mağdurun rızası hilafına ödeyip menfaat sağladığı, böylece başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE
Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçu bakımından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin beşinci fıkrası delaletiyle 168 nci maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için failin bizzat pişmanlık göstermesi gerektiği cihetle, sanığın aşamalardaki savunmalarında suçu işlemediğini savunduğu, atılı suç bakımından bizzat pişmanlık göstermediği dikkate alındığında tebliğnamedeki, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması bakımından sanığa zararın ödenip ödenmediğinin sorulması gerektiğinden bahisle bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Sanığın kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetinin yasal sonucu olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmemesi hususunun infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurun soruşturma aşamasındaki beyanı, banka cevabi yazıları, Avea İletişim Hizmetleri A.Ş'nin fatura ödemesinin sanığa ait cep telefonuna ilişkin yapıldığına dair cevabi yazısı, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın, suç kastının bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, mağdurun kredi kartından ödemeyi birlikte yaptıklarına, sanık müdafinin suçun unsurlarının oluşmadığına, kredi kartının mağdurun rızası ile kullanıldığına, mağdurun zararının bulunmadığına ilişkin hükümden sonra 28.04.2016 tarihinde dosyaya sunduğu dilekçenin göz önünde bulundurulmadığına yönelik temyiz talepleri yerinde yerinde görülmemiş ise de, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan hüküm kurulurken temel hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde, aynı gerekçelerle adli para cezasına esas birim gün sayısının, alt sınırın üstünde belirlenerek hükümde çelişkiye neden olunması Kanuna aykırı görülerek, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 322 nci maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gebze 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2016 tarihli, 2015/481 Esas, 2016/248 Karar sayılı kararında sanık ve müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapis cezası yanında hükmolunan adli para cezasına esas alınan 6 günün 5 güne, aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile belirlenen 5 günün 4 güne, 52 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca günlüğü 20,00 liradan hükmolunan 100,00 TL adli para cezasının ise 80,00 TL'ye indirilmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.10.2023 tarihinde karar verildi.