12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2012/7114 E. , 2013/1058 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b, 62, 52/2 maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın kusuru bulunmadığına ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
Dosya içeriğindeki delillere göre olumsuz bir kişiliği belirlenemeyen ve sabıkası da bulunmayan sanığın, mağdurla uzlaşmak istediğini ve mağdurun hastane masraflarının ödendiğini beyan etmesi karşısında, Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 2009/13 sayılı “hükmün açıklanmasının geri bırakılması düzenlemesinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilirken 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (c) bendi uyarınca nazara alınacak 'zarar'ın; kanaat verici, basit bir araştırma ile belirlenebilir maddi zarar olduğu” yönündeki kararına göre; mahkemece katılandan maddi zararının miktarı sorulup, zararın giderilmemiş olması halinde, maddi zararı gidermek isteyip istemediği yönünde sanığın beyanı alındıktan, zararın giderilmiş olması halinde, buna ilişkin delillerin mahkemeye sunulmasına imkan verildikten sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanunun 23. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinde düzenlenen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin hükmün uygulanması konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi, Kabul ve uygulamaya göre de:
1.Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07/07/2009 tarih, 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından TCK'nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan “failin güttüğü amaç ve saik” kıstasının uygulanamayacağı dikkate alınmadan, temel cezanın belirlenmesinde “suç sebepleri ve saikleri, sanığın amacının” gerekçe olarak gösterilmesi,
2.Katılan hakkında düzenlenen ve hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Malatya Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 02/01/2009 tarihli raporunda, “kemik kırılması tarif ve tespit edilemediği” belirtildiği halde, sanığa hükmolunan cezada 5237 sayılı TCK'nın 89/2-b maddesi uyarınca arttırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,
3.5271 sayılı CMK'nın 226/2. maddesi uyarınca iddianamede yer almayan 5237 sayılı TCK'nın 89/2-b maddesinin uygulanabilmesi için sanığa ek savunma hakkı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4.5237 sayılı TCK'nın 89/2-b maddesi uyarınca yapılacak arttırımın, temel cezanın yarısı oranında olabileceği gözetilmeden, bir kat arttırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,
5.Katılanın istinabe yoluyla beyanının alındığı Malatya 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 31.03.2009 tarihli bir sayfalık duruşma tutanağının mahkeme zabıt katibi tarafından imzalanmaması suretiyle CMK'nın 219. maddesine muhalefet edilmesi, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 15.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.