19. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
19. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/2604
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2023/484
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari İş Tellallığı Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ tarihli ve 2023/484 Esas sayılı dosyasında verilen karar istinaf incelemesi için dairemize tevzi edilmekle Dairemiz yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapıldı.Dosya incelendi.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ve davalı arasında davacının 'aracı', davalının 'satıcı' ve dava dışı ... Tic. A.Ş. ile ... Dış Tic. A.Ş. 'nin 'alıcı' olarak tanımlandığı Aracılık Sözleşmesi akdedildiğini, üstlenilen işi yerine getirilmesi ve hak edişlerinin tahsili zımnında davalının dava dışı alıcı adına düzenlediği faturaların müvekkili ile paylaşıldığını, davalı satıcı ile dava dışı alıcılar arasında akdedilen sözleşme, yapılan işler ve karşılığında alınan hak edişler nedeniyle müvekkili lehine doğan hakları saklı tuttuklarını, müvekkili ile davalı arasındaki mezkur sözleşme uyarınca bu fatura bedelleri üzerinden müvekkilinin alacağının ortaya çıktığını, bu borç nedeniyle davalıya ihtarname gönderildiğini, davalının borcunu ödemekten imtina ettiğini, Yasal şartları bulunmakla, davalının borca yetecek miktarda menkul ve gayrimenkul malları ile 3. Kişilerdeki hak ve alacakları üzerine öncelikle teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İstinaf başvurusuna konu karar: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/07/2023 tarih, 2023/484 Esas sayılı İhtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararı davacı tarafından istinaf edilmiştir.
İleri sürülen istinaf sebepleri:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, mahkemece verilen red kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davaya konu borç ve miktarının tarafların ticari defter ve kayıtlarıyla sabit olduğunu, davalı borçlunun anlaşma şartlarına uymayarak ödeme yapmaması nedeniyle itirazın iptali davası açılıp ihtiyati haciz talep edildiğini, yaklaşık ispat yeterli olduğu halde kesin bir ispatın mevcut olduğunu, red gerekçesinin dosya içeriğiyle uyumlu olmadığını kararın kaldırılarak ihtiyati hacze karar verilmesini talep edip kararı istinaf etmiştir. Raporu hazırlayan üye hakimin tespitleri: Dava, taraflar arasındaki aracılık sözleşmesi nedeniyle ödenmeyen hizmet bedeli ve masrafların tahsili için başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine açılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davacı vekili taraflar arasındaki anlaşma ve devam eden cari hesap ardında kısmi ödemeler ile takip dosyasını tasfiye amacıyla yapılan anlaşma protokolü bulunduğundan bahisle davacının hak kaybına uğramaması açısından ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş mahkemece ''...ihtiyati tedbir/haciz kararları esas hakkında kesin bir kanaat oluşmadan ve tam bir ispat aranmadan, yaklaşık ispatın varlığının yeterli olduğu hallerde verilen geçici nitelikte hukuki korumaya ilişkin kararlardır. Buna göre somut olayda, dava dilekçesi ile sunulan ve dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerden talebin haklılığını ortaya koyacak yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı, taraflarca sunulacak delillerin değerlendirilmesinin ardından davacının talep edebileceği bir alacak miktarı bulunup bulunmadığının belirlenebileceği, henüz alacak iddiasının ihtilaflı olduğu, alacağın bu haliyle muaccel olduğundan söz edilemeyeceği, davalının İİK'nun 257/2.maddesinde bentler halinde belirlenen davranışlar içerisine girdiği yönünde dosyamıza herhangi bir delil de sunulmamış olduğu anlaşıldığından bu aşamada verilecek ihtiyati haciz kararının ölçülü olmayacağı değerlendirilerek davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine...'' gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği görülmüştür. Davacının istinaf sebeplerinin incelenmesinde, ihtiyati haciz şartları İİK 257-268 Maddelerinde belirlenmiş olup, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun olması gerektiği ya da vadesi gelmemiş olsa bile borçlunun muayyen yerleşim yerinin bulunmaması veya borçlunun borcunu ödememek için mal kaçırma ya da kendisinin kaçma hazırlığı içerisinde olması gerektiği kuralı getirilmiştir. Dosyada toplanan deliller, tarafların iddia ve savunmaları göz önünde bulundurulduğunda, dosya kapsamında ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı zira davalının cevap dilekçesi icra dosyası incelendiğinde alacağın muaccel olup olmadığının tespiti gerektiği, ayrıca davalının mal kaçırmaya yönelik hareket ettiği de anlaşılamadığı görülmüştür. Davacının eldeki davadaki iddiasının mahkemece yargılamaya muhtaç olduğu, bu nedenle mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davacının istinaf taleplerinin reddine ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur.