44. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2020/1871
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 18/12/2019
NUMARASI: 2018/399 E. - 2019/549 K.
DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavüzün Tesbiti İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/11/2023
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı MESAM'a 20.04.1989 tarihinde ... üye nosu ile kayıt olduğunu, Mesam Haysiyet Kurulu'nun 03.07.2015 tarih ve 24/1423 sayılı kararı ile Mesam üyeliğine son verildiğini, davalının üyelikten ihraç kararının usule, yasaya, kökleşmiş Yargıtay içtihatlarına , Anayasaya, Uluslararası sözleşmelere hak ve nesafet kurallarına aykırı olduğunu, davalı Mesam'ın kendisi ve kendisi gibi birçok üyeyi anlaşılmayan bir sebeple üyelikten ihraç ettiğini, Kültür ve Turizm Bakanlığı Müfettişlerince davalının kayıt, defter ve evrakları üzerinde yapılan inceleme sonucunda alınan Müfettiş raporunda, Haysiyet Kurulu üyelerinin ihracına yönelik kararların usule ve yasaya uygun olmadığının tespit edildiğini, davalının birçok yetkili organlarının lav edilmesine karar verildiğini, ihracına ilişkin belgeleri Mesam Yönetim Kurulu Başkanlığı'ndan dilekçe ile talep ettiğini ancak bu talebine olumsuz cevap verildiğini belirterek Mesam Haysiyet Kurulu tarafından verilen üyelik ihraç kararının iptaline, üyeliğinin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının MESAM Yönetim Kurulunun 16.06.2015 tarih ve 2.4/0745 sayılı kararı ile, sosyal medyada MESAM Yönetim Kurulu üyeleri hakkında “tezgahçılar, düzenbazlar, haramiler, utanmazlar, açgözlüler” şeklinde hakaret içeren ifadeleri nedeniyle MESAM Haysiyet Kuruluna sevk edildiğini, davacının savunmasında bu ifadeleri kullandığını beyan ettiğini, davacının benzer nitelikli eylemleri ile daha önce de Haysiyet Kuruluna sevk edildiğini ve hakkında 19.01.2015 tarih ve 2.4/0121 sayılı karar ile MESAM Üye Disiplin Yönergesinin 5/e maddesine göre "uyarı" yaptırımı uygulandığını, yapılan kovuşturma neticesinde davacının aynı tutumu devam ettirdiği göz önüne alınarak ve dosya kapsamındaki belgeler değerlendirilerek Haysiyet Kurulu tarafından, 03.07.2015 tarihinde, MESAM Üye Disiplin Yönergesinin 5/e, 6/b, 7/b, 8/a, 8/b ve 8/d maddelerini dayanak gösterilerek, davacı hakkında uyarı, kınama, hak mahrumiyeti ve üyelıkten çıkarma kararı verildiğini, bu kararın Beyoğlu ... Noterliğinin 08.07.2015 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacıya tebliğ edildiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince; "Davacının aynı eylemden dolayı sıralı şekilde uyarı , kınama , hak mahrumiyeti ve üyelikten çıkarma yaptırımlarına tabi tutulmasının tek eyleme tek ceza ilkesiyle bağdaşmayacak usulde verildiği ,bunun hukuk genel ilkelerine aykırı düştüğü sonucuna varılmış; tüm bu sebeplerle davacı hakkında verilen Mesam Haysiyet Kurulunun 03/07/2015 tarih ... evrak kayıt nolu üyelikten çıkarma cezasına ilişkin kararının iptaline" davanın kabulüne, davacı hakkındaki Mesam üyeliğinden ihraç kararının iptaline, karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından sunulan belgeler ile dosya kapsamındaki diğer belgelerin de dikkate alınarak Haysiyet Kurulu tarafından MESAM Üye Disiplin Yönergesinin 8/d maddesi uyarınca davacı için üyelikten çıkarma kararı verildiğini ve kendisine tebliğ edildiğini, ilgili mevzuata göre Haysiyet Kurulu kararına konu "tezgahçılar, düzenbazlar, haramiler, utanmazlar, aç gözlüler" şeklinde hakaret içeren ifadelerin, eleştiri sınırlarını aşan ve MESAM itibarını zedeleyen nitelikte olduğunu, Haysiyet Kurulu'nun, MESAM Üye Disiplin Yönergesi'ne göre inceleme yaptığını ve davacı hakkında 8/d maddesine göre yaptırım uyguladığını, müvekkil kurumun yaklaşık 10.000 üyesi bulunan bir meslek birliği olduğunu, davacının müvekkil kurum hakkındaki eleştiri sınırını aşan ithamlarının, kurumun itibarını zedeleyeceğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu MESAM Haysiyet Kurulu'nun 03.07.2015 tarih 24/1423 sayılı üyelikten ihraç kararının iptali istemidir. MESAM Haysiyet Kurulu'nun 03.07.2015 tarihli kararı ile davacının MESAM üye disiplin yönetmeliğinin 5/e maddesi uyarınca uyarı yaptırımının uygulanmasına, 6/b maddesi uyarınca kınama yaptırımının uygulanmasına, 7/b maddesi uyarınca hak mahrumiyeti yaptırımının uygulanmasına, 8/a, 8/b ve 8/d maddeleri uyarınca üyelikten çıkarma yaptırımının uygulanmasına oy birliğiyle karar verilmiştir. Birlik üyesinin MESAM'dan çıkarılmasına gerekçe gösterilen Türkiye Musiki Eseri Sahipleri meslek Birliği üye Disiplin Yönergesi'nin 8. Maddesi "üyelikten çıkarma cezasının a)kasıtlı eylem ve söylemleri ile MESAM'ın çılaşmasına,amaçlarını gerçekleştirmesine engel olmak, b) yetki belgesine aykırı davranışları yazılı uyarıya rağmen sürdürmek, c) asıl üyeler yönünden özür bildirmeksizin ve yazılı uyarıya rağmen arka arkaya üç genel kurul toplantısına katılmamak, d)MESAM Yönetim Kurulu, Denetleme kurulu, ile Haysiyet Kurulu tarafından, MESAM tüzel kişiliğine karşı Türk Ceza Kanununda öngörülen fiillerden birinin işlendiği hususunun tespiti halinde verilebileceği düzenlenmiştir. Dava, Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği’nin (MESAM) üyesi hakkında vermiş olduğu üyelikten çıkarma cezasının iptali istemine ilişkindir.Somut olayda, birlik üyesi davacının disiplin cezasına konu beyanlarının, MESAM’ın tüzel kişiliğine değil tüzel kişiliğin çalışanlarına yönelik olup çalışan ve yöneticilere yönelik eylemlerin karşılığı olarak da üyelikten çıkarma cezası öngörülmediğinden, ilk derece mahkemesince üyelikten çıkarma cezasının iptaline dair verilen karar hukuken yerindedir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.