Esas No
E. 2012/10273
Karar No
K. 2013/2381
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Adam Öldürme

12. Ceza Dairesi         2012/10273 E.  ,  2013/2381 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi

Suç : Taksirle Öldürme ve yardım veya bildirimyükümlülüğünün yerine getirilmemesi Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 50/4, 52/2, 52/4, 98/1, 52/2, 52/4, 63 maddeleri gereğince mahkumiyet Taksirle öldürme ile yardım ve bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Vekaletnameli vekilleri aracılığıyla şikayetçi olup davaya katılmak isteyen ve 21.10.2008 tarihli celsede haklarında katılma kararı verilen ve ölenin annesi ve kardeşleri olan ..., ..., ...ve ....'ın adının gerekçeli karar başlığında yazılmaması mahallinde giderilebilir yazım eksikliği olarak kabul edilerek bozma nedeni yapılmamıştır.

1.Taksirle öldürme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;

Mahkemece mahallinde yapılan keşif sonrası düzenlenen 13.04.2008 tarihli bilirkişi raporu ve Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporunda sanığın 1. derecede, ölenin ise 2. derecede kusurlu olduklarının belirtildiği, mahkemece de asli kusurlu olarak kabul edilen sanık hakkında suçun işlenme biçimi ve taksire dayalı kusurun ağırlığı gerekçe gösterilerek temel cezanın, alt sınırdan ayrılarak 3 yıl hapis cezası olarak belirlenmesinde ve uzun süreli hapis cezasının yine alt sınırdan ayrılarak günlüğü 30.-TL'den paraya çevrilmesinde ölenin de ikinci derecede kusurlu olduğu da gözönünde bulundurulduğunda isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki olaya ve oluşa uygun olmayan gerekçe ile alt sınırdan ceza tayin edildiğinden ve cezanın paraya çevrilmemesi gerektiğinden bahisle bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekilinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazları ile sanık müdafinin, sanığın asli kusurlu olmadığına, kusura ilişkin olarak yeniden rapor alınması gerektiğine ve alt sınırdan ayrılarak ceza tayinine ilişkin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; Sanığa verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın adli para cezasına çevrilmesi sırasında ve sanığın sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınması sırasında yasal dayanak olan 5237 sayılı TCK'nın 50/1-a ve 53/6 maddelerinin gösterilmemesi,

Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda,aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün taksirle öldürme suçundan verilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine ilişkin 3. fıkrasındaki ''5237 sy TCK'nın 50/4'' ibaresinin devamına ''ve 50/1-a.'' ibaresinin ve sanığın sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin 11. fıkrasının başına ''5237 sayılı TCK'nın 53/6 maddesi gereğince'' ibaresinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

2.Yardım veya bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde veya bildirim;

Her ne kadar, sanığın trafik kazası sonucu yaralanan kişinin bir an önce tedavi edilmesini sağlama konusunda yardım yükümlülüğü mevcut ise de, dosya kapsamına göre, sanığın ölene çarptıktan sonra bir süre yavaşlayıp durmayarak kaza yerini terk ettiği, bu sırada ölenin yanında bulunan tanık Naci Keyvan ve olay yerinden geçmekte olan tanık İdris Yemişci'nin hemen ölenin yanına gelerek ambulans çağırıp ölenin hataneye sevkini sağladıkları, buna rağmen ölümün vuku bulduğu, sanığın da olaydan iki gün sonra teslim olduğu olayda, sanığın gerçekleşen eyleminin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 82. maddesinde, “Trafik Kazalarında Yükümlülük” başlığı altında düzenlenen idari para cezasını gerektirir kabahat olarak kabulü gerekirken, 5237 sayılı TCK'nın 98. maddesinde tanımlanan ve unsurları itibariyle oluşmayan yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçundan mahkumiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog